Artvin Ardanuç'ta bulunan Gevhernik Kalesi'nde tarih gün yüzüne çıkıyor... Kazılar 20 kişilik ekiple devam ediyor
Artvin'in Ardanuç ilçesi Adakale mevkiinde kazı çalışmaları yürüten Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Osman Aytekin, "Gevhernik Kalesi ve çevresindeki Osmanlı dönemi yapıları, Ardanuç'un sadece askeri değil, aynı zamanda dini ve kültürel bir merkez olduğunu gösteriyor. Bu bulgular, bölgenin Orta Çağ'dan Osmanlı'ya uzanan çok yönlü bir yönetim merkezi olduğunu kanıtlıyor" dedi.
Haber: Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) - Artvin’in Ardanuç ilçesi Adakale mevkiinde kazı çalışmaları yürüten Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Osman Aytekin, "Gevhernik Kalesi ve çevresindeki Osmanlı dönemi yapıları, Ardanuç’un sadece askeri değil, aynı zamanda dini ve kültürel bir merkez olduğunu gösteriyor. Bu bulgular, bölgenin Orta Çağ’dan Osmanlı’ya uzanan çok yönlü bir yönetim merkezi olduğunu kanıtlıyor" dedi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Osman Aytekin liderliğinde yürütülen arkeolojik kazılar, Artvin’in Ardanuç ilçesindeki Gevhernik Kalesi’nde 2021’den bu yana devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle gerçekleşen kazılar, Cumhurbaşkanlığı kararı ve "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Türkiye’nin önemli arkeolojik çalışmaları arasında yer alıyor. 20 kişilik ekip, define değil, bölgenin tarihini ve kültürünü anlamaya yönelik çalışmalar yapıyor. Projede, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi başta olmak üzere farklı üniversitelerden uzmanlar görev alıyor.
"Amacımız geçmişi anlamak, geçmişte yaşananları öğrenmek"
Bölgede kazı faaliyetlerini yürüten Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Osman Aytekin yapılan çalışmaları Anka Haber Ajansına değerlendirdi. Aytekin şunları söyledi:
"İlk olarak 2021 yılında, Adakale kent merkezindeki taşınmaz kültür varlıklarıyla ilgili çalışmalarımıza başladık. Şu anda ise Gevhernik Kalesi olarak bilinen yapının üst kesimlerinde çalışmalar sürmektedir. Kazılar, 10 bilim insanı ve 10 işçiden oluşan toplam 20 kişilik bir ekip tarafından yürütülmektedir. Artvin'de 2021 yılından itibaren üç ayrı arkeolojik kazı yapılmaktadır. Bunlardan en önemlisi Ardanuç’taki Gevhernik kazısıdır. Bu kazı, Cumhurbaşkanlığı kararı ve 'Geleceğe Miras Projesi' çerçevesinde yürütülen, Türkiye’deki büyük arkeolojik kazılardan biridir. Biz define değil, kültür arıyoruz. Amacımız geçmişi anlamak, geçmişte yaşananları öğrenmek ve geçmişle gelecek arasında bağ kurabilmektir.
"Ardanuç, Orta Çağ’dan Osmanlı’ya ticaret ve yönetim merkeziydi"
Bulunduğumuz yer Eski Ardanuç’tur. Orta Çağ’dan Osmanlı döneminin sonuna kadar yönetim merkezi olan bu bölgede 50’ye yakın kale ve kule bulunmaktadır. Bu kalelerin en büyüğü, Ardanuç’taki Gevhernik Kalesi’dir. Kale, biri yerleşim alanı diğeri de iç kale olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Oldukça sarp bir yapıya sahiptir ve bugün bile ulaşmak oldukça zordur. O dönemde kale içinde zenginler ve yabancı tüccarlar yaşamıştır. Burası, Orta Çağ’da uluslararası ticaretin yapıldığı önemli bir merkezdir. Ancak Cumhuriyet döneminde, 1945 yılına kadar önemini koruyabilmiş, sonrasında eski yerleşimin değeri azalmıştır. 1952’te yeni Ardanuç'un bugünkü yerine taşınmasıyla birlikte bu alan kozmopolit ve gecekondu bölgesine dönüşmüş durumda.
"Adakale, koruma altına alındı ama zaman kaybedildi"
Artvin’de ancak 2021 yılında bir müze açılabilmiştir ve o da şu an depo seviyesindedir. Arkeolojik kazılar tamamlanıp restorasyon çalışmaları bitirildiğinde, bölge yerli ve yabancı turistler için cazip hale gelecektir. Asıl hedefimiz ise büyükşehirlerde yaşayan, çocukluğu bu topraklarda geçmiş ve buraya dair hatıraları olan insanları tekrar buraya çekebilmektir. Bu gerçekleşirse turizmi yakalayabileceğimize inanıyoruz. Ancak turizmin kontrollü ve doğaya saygılı biçimde büyümesi gerekir. Türkiye’nin birçok bölgesinde rastlanan betonarme yapılaşma gibi hatalara düşmeden, koruma odaklı bir turizm anlayışı benimsenmelidir. Arkeolojik kazılar, Osmanlı döneminde Tanzimat’tan sonra büyük ölçüde yabancı araştırmacılar tarafından başlatılmıştır. Fakat kırsal alanlara kadar ulaşamamışlardır. Rus yönetimi zamanında Rus bilim insanları bu bölgeye ilgi göstermiş, kitaplar yazmış, fotoğraflar çekmiş ve arşivler oluşturmuşlardır. Bu kaynaklar sayesinde geçmişle bugünü kıyaslama şansımız oluyor.
"İskender Paşa Camisi ve türbeler bölgenin tarihini anlatıyor"
Kazılardan çıkan eserler sayesinde dönemin ekonomik, kültürel ve dini yapısını anlamaya çalışıyoruz. Örneğin Ardanuç Adakale’de, Osmanlı’nın fethettiği ilk cami olan ve 1553 tarihli İskender Paşa Camisi hâlâ ayaktadır. Bu cami, Artvin’deki ilk cami olma özelliği taşımaktadır. Hemen yanında üç türbe yer almaktadır. Bu türbeler, bölgedeki Hristiyan soyluların Müslüman olup Osmanlı’ya hizmet etmeye devam ettiklerinin göstergesidir. Türbelerden biri Yusuf Paşa’ya aittir. Bu yapılar, Artvin’de nadir görülen türbe geleneğinin önemli örneklerindendir. İç bölümleri henüz restore edilmemiştir, projelendirme çalışmaları devam etmektedir. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde türbelerin ziyarete açılması planlanmaktadır.
"Külliye projeleri hazır ama kamulaştırma beklemede"
İskender Paşa Camisi’nin karşısında bir medrese bulunmakta ve bu yapı da araştırmalarla tespit edilmiştir. Cami, medrese, şadırvan ve hamam yapılarıyla birlikte bir külliye özelliği taşımaktadır. Bu nedenle hem Kültür ve Turizm Bakanlığı, hem Artvin Valiliği, hem Kaymakamlık hem de Belediye Başkanlığı bu alanı önemsemektedir. Kültürel varlıkların kamulaştırılıp restore edilerek, Osmanlı dönemine ait bir çarşıya dönüştürülmesi için gerekli proje çalışmaları tamamlanmış ve devlete sunulmuştur. Ancak son zamanlarda kamulaştırma için gerekli kaynaklar sağlanamadığı için süreç beklemeye alınmıştır. Bu proje, Artvin için eşsiz bir örnek olacaktır. İdarecilerimizin, siyasetçilerimizin ve Bakanlığımızın bu projeye daha fazla ilgi göstermesini bir bilim insanı olarak temenni ediyorum. Zira bu topraklar sadece geçmişin değil, bugün burada yaşayan insanların da anıları ve değerleridir."