Beşiktaş Belediyesi'nin 30 Ağustos söyleşisine yoğun ilgi

TAKİP ET

Beşiktaş Belediyesi tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında Ortaköy'deki tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı'nda düzenlenen ve tarihçi yazar Naim Babüroğlu ile Uluslararası İlişkiler ve Strateji Uzmanı Dr. Erol Mütercimler'in konuk olduğu 'Büyük Taarruz'un 103. Yılı'nda Cumhuriyet'in Dünü, Bugünü, Yarını' başlıklı söyleşi yoğun ilgi gördü.

(İSTANBUL) - Beşiktaş Belediyesi tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında Ortaköy’deki tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda düzenlenen ve tarihçi yazar Naim Babüroğlu ile Uluslararası İlişkiler ve Strateji Uzmanı Dr. Erol Mütercimler’in konuk olduğu “Büyük Taarruz’un 103. Yılı’nda Cumhuriyet’in Dünü, Bugünü, Yarını” başlıklı söyleşi yoğun ilgi gördü.

Beşiktaş Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında Ortaköy’de bulunan tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda Cumhuriyet Gazetesi Haber Müdürü Can Uğur’un moderatörlüğünde düzenlediği söyleşide; tarihçi yazar Naim Babüroğlu ile Uluslararası İlişkiler ve Strateji Uzmanı Dr. Erol Mütercimleri ağırladı.

Beşiktaş Belediye Başkan Vekili Rasim Şişman, 30 Ağustos’un askeri bir başarı olmanın ötesinde, ulusal bağımsızlığın fikri ve siyasi temellerini güçlendiren bir zafer olduğunu kaydederek, “Bu zafer, emperyalizme karşı verilen en güçlü cevabın ifadesi, Anadolu halkının yokluk ve kuşatma koşullarında dahi bağımsızlığa tutunmasının kanıtıdır” dedi.

Söyleşi, 30 Ağustos şehitleri anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başladı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rasim Şişman, “Bugün düzenlediğimiz 'Büyük Taarruz’un 103. Yılı’nda Cumhuriyet’in Dünü, Bugünü, Yarını' başlıklı söyleşimizde büyük zaferin açtığı yolda, Cumhuriyet’i yaşatma sorumluluğunu bir kez daha hatırlayacağız. Askeri, siyasi ve toplumsal boyutlarıyla Cumhuriyet’imizin yolculuğunu değerlendirecek, onu geleceğe nasıl daha güçlü aktarabileceğimizi konuşacağız” ifadelerini kullandı.

Programda ağırladıkları isimlerin önemine dikkati çeken Başkan Vekili Şişman, şunları dile getirdi:

“Hocalarımızın değerli bilgi birikimi ile ele alacağımız konular Cumhuriyet’imizin, bugünümüz ve yarınımız için taşıdığı anlamı kavramamız açısından çok kıymetli olacak. Her iki isme de değerli katkıları için şimdiden gönülden teşekkür ediyorum. Burada kıymetli Erol Hoca’ma ayrı bir parantez açmak isterim. Benim için Erol Hoca’mın burada olması ayrıca büyük bir heyecan ve mutluluk vesilesi. Pek çok etkinlikte pek çok konuşma yaptım fakat samimiyetle söylüyorum ki ilk kez bu kadar heyecanlandığımı hissediyorum. Haliç Üniversitesi’nde öğrenci olduğum yıllarda kendisinden ders alma şansını yakalamıştım. Hocamızın derslerine her zaman büyük bir merak, dikkat ve hayranlıkla katılırdım. Her cümlesi, bizlere ufuk açardı. Aynı heyecanla kendisini burada dinleyecek olmak benim için gerçekten ayrı bir gurur. Hocamız kabul etmese de, derslerinde gösterdiğim ilgiyle en iyi öğrencisi olduğumu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.”

Cumhuriyetin yalnızca bir yönetim biçimi olmadığına işaret eden Rasim Şişman sözlerine, şöyle devam etti:

“Cumhuriyet’e sahip çıkmakla hem geçmişimize hem de geleceğimize sahip çıkıyoruz”

“Cumhuriyet, eşit yurttaşlık demektir. Kadının, erkeğin, gencin, yaşlının, her kimliğin ve inancın özgürce var olabilmesi demektir. Cumhuriyet, hukukun üstünlüğü, bilimin ışığı ve halkın iradesinin kayıtsız şartsız egemenliği demektir. Atatürk, 'Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir' derken, aslında bu büyük fikrin özünü tarif etmiştir. İşte bizler, Cumhuriyet’e sahip çıkmakla hem geçmişimize hem de geleceğimize sahip çıkıyoruz. Beşiktaş Belediyesi olarak bizler, bu mirası yaşatmak için üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız. Çocuklarımızı ve gençlerimizi özgür düşünceyle, bilimle, sanatla buluşturmaya; büyüklerimizin güven ve huzur içinde yaşamalarını sağlamaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Cumhuriyet, ancak bu değerlerle yaşatılırsa güçlü kalır. Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi minnetle anıyorum.”

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Erol Mütercimler ise Cumhuriyet'in tanımına değinerek şunları aktardı:

“En temel özelliği, laik dünya görüşünün üzerine oturtulmuş olmasıdır”

“Cumhuriyet'in tanımı antik çağdan beri tektir; monarşi olmayan tüm siyasal rejimlere Cumhuriyet denir. Ama Cumhuriyet'in laik ya da seküler olması şart değildir. İşte bizim için en önemli yanı, Atatürk'ün vizyonu dediğimiz konu tam da burada karşımıza çıkıyor. Cumhuriyet fikri Atatürk'te 1923'ün hemen öncesinde, ‘Ben zaferi kazandım, şu saltanatı yıkayım, halifeyi de Türkiye'den göndereyim, Cumhuriyeti ilan edelim’ süreciyle olmadı. Ondaki Cumhuriyet fikrinin ilk şekillenişi 1908 yılıdır. Nerede? 1907-1908’de Suriye’de sürgünde. Padişahın tahta geçişiyle ilgili törenler yapılırken, yanındaki sınıf arkadaşı Kırşehirli Müfit’e şunları söyler: ‘Bir kişi soydan böyle bu makamlara geldiği için bu türlü törenle yapılması doğru değil. Cumhuriyet olmalı artık.’ Atatürk’ün kendi deyimiyle, ‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir.’ İşte bizim Cumhuriyetimizin dünü ne diyorsanız, kuruluşu kolay olmadı. Ama en temel özelliği, laik dünya görüşünün üzerine oturtulmuş olmasıdır.”

Babüroğlu ise Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci kişiliğine vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı:

“Atatürk'ün Cumhuriyet'i demek, ırk, din, mezhep ayrımı gözetmeyen bir yönetim şeklidir”

“Atatürk demek akıl, bilim, tam bağımsızlık, antiemperyalizm ve umut demektir. Atatürk'ün Cumhuriyet'i demek, ırk, din, mezhep ayrımı gözetmeyen bir yönetim şeklidir. Aslında halkçıdır ve en büyük devrimci de Atatürk'tür. Çünkü bütün ilkeleri birbirine bağlarsınız, karşınıza büyük bir devrimci çıkar. Altı Ok, Kemalizmdir ve Cumhuriyet Halk Fırkası'nın programına öyle girmiştir 1937’de. En büyük devrimci bir halkçıdır. Devrimcilik, cumhuriyetçilik, laiklik ve halkçılık birbirinden ayrılmaz.”

Konuşmasında Fidel Castro’nun Atatürk ile ilgili söylediklerini de paylaşan Babüroğlu, “Fidel Castro, 1996 Habitat Zirvesi'nde İstanbul’a geldiğinde gençlerle yaptığı söyleşide şunu söylüyor: ‘Sosyalizmin kalesi Küba’da devrim gerçekleştirdim. Ama Atatürk’ün yaptıklarını yapamadım. Ona ve devrimlerine hayran olun. Kendinize büyük önderler aramayın’” ifadelerini kullandı. 

İlgi gören söyleşi, Rasim Şişman’ın konuşmacılara çiçek takdimiyle sona erdi.