CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz'dan Gürsel Tekin'e: Kendisine CHP binası değil sarayın bir odası uygundur

TAKİP ET

Partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda yaşanan gelişmelere tepki gösteren CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, "Gürsel Tekin bir bina arayışındaysa, bin küsur odalı sarayın bir odası kendisine uygundur" dedi.

Haber: Meltem KARAKAŞ

(ESKİŞEHİR)-Partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda yaşanan gelişmelere tepki gösteren CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, "Gürsel Tekin bir bina arayışındaysa, bin küsur odalı sarayın bir odası kendisine uygundur" dedi.

CHP’nin 102’inci kuruluş yıldönümü nedeniyle Eskişehir Vilayet Meydanı’nda tören düzenlendi. CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda yaşanan gelişmelerin gölgesinde yapılan törene geçmiş yıllara göre partililer yoğun ilgi gösterdi. Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı il devam etti. Törene Eskişehir Büyükşehir Belediye (EBB) Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan ile birçok partili katıldı. CHP’liler törenin ardından CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Hukuka aykırı tedbir kararı alındı"

CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Avukat, hukukçu olarak söylüyorum. Meslek hayatım boyunca hukuki olay ve vakaları yorumlamakta, değerlendirmekte bu kadar güçlük yaşadığımız bir dönemi hatırlamıyorum. Meslek üstatlarımız da böyle bir döneme hiçbir zaman şahit olmamışlardır. Yüksek Seçim Kurulu’nun seçim sonuçlarına ilişkin kararları kesindir. Buradaki itiraz süresi aşıldığı halde, üzerinden bir buçuk yıl geçtikten sonra, İstanbul Kongresi’ne dair farklı mahkemelerde yapılan bütün itirazlara ret kararı verildikten sonra, dokuz mahkeme tedbir talebini reddetmişken, bir mahkeme bulunup hukuka aykırı olarak tedbir kararı verilmiştir.

"Kongrede Özgür Çelik’in karşısına aday olun"

Bakın, partimiz kongre sürecindedir. Buradan Gürsel Tekin’e seslenmek istiyorum. Eğer kongre sürecinde bu göreve talipseniz, şerefli Cumhuriyet Halk Partililer’in üç yüz bin İstanbul üyesi gelip oy kullanması suretiyle belirlenen delegelerin oyuna talip olabilir, kongrede özgür iradenin karşısına çıkabilirsiniz. Ancak örgütte karşılığınızın olmadığını görüp, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu iyi giden politik çizgisinin farkında olmanıza rağmen, kendi göreve gelişinizi sarayın desteğine bağlamak Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihanettir.

"Sarayın aparatlarına ne il başkanı ne genel başkan deriz"

Cumhuriyet Halk Partililer kayyumun, sarayın belirlediği birisi tarafından yönetilmez, yönetilmeyecektir. Buna karşı her türlü mücadeleyi hep birlikte vereceğiz. Beş bin polisle Cumhuriyet Halk Partisi’nin il binasına girmek, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı yapmak demek değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem ilçe başkanları, hem il başkanları, hem genel merkez yöneticileri hem de genel başkanı; şanlı, şerefli Cumhuriyet Halk Partililer tarafından seçilir. Biz sarayın aparatı olan, saray tarafından görevlendirilen birilerine ne genel başkan deriz, ne il başkanı deriz, ne de ilçe başkanı deriz.

"CHP’ye polisle değil CHP’lilerle girmelidir"

Bu anlamda İstanbul’daki süreçte, genel başkanımız ve genel merkez yönetimi İstanbul İl Başkanlığı’nın adresinin değiştirilmesine karar vermiştir. Buna yönelik olarak yapılan bu hamleden sonra dahi, Gürsel Tekin bir bina arayışındaysa, bin küsur odalı sarayın bir odası kendisine uygundur. Sayın Cumhurbaşkanımız! Asıl olan, Cumhuriyet Halk Partisi binalarına polisle girmek değildir. Cumhuriyet Halk Partisi binalarına Cumhuriyet Halk Partililer ile birlikte girmektir. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili, saray tarafından atanan kayyumun yanında Cumhuriyet Halk Partisi il başkanlıklarına gelmeyecektir.

"14 Eylül’de Ankara’da olacağız"

Duruşmadan hemen bir gün önce Ankara’da yapılacak mitinglerin en büyüğünü yapma arzusundayız. Eskişehir’den tüm hemşerilerimizle birlikte yoğun bir katılımla Ankara’da bu mitingde olacağız. Ayrıca kurultay delegelerimizin, seçilmiş delegelerimizin imzasıyla olağanüstü kurultay talebinde bulunmuş durumdayız. Eskişehir örgütü ve kurultay delegeleri olarak bu iradeyi ortaya koyduk. Buradaki mücadele yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’nin yekpare ve yegâne mücadelesi değildir. Burada saldırı altında olan sadece Cumhuriyet Halk Partisi değildir; çok partili hayatımız ve demokrasi kültürümüz ölümcül bir saldırı altındadır. Türkiye’yi bir Orta Doğu ülkesine dönüştürmeye, Türkiye’yi otokratik bir yönetime büründürmeye çalışıyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, bugün kuruluşunu kutladığımız şanlı Cumhuriyetimizin bu ülkeye ektiği demokrasi tohumları; kısa süreli saray baskılarıyla, yargı aparatlarıyla, saraydan güdümlü hainlerle sekteye uğratılamaz.”

"Hukuki güvenlik diye bir şey kalmamıştır"

EBB Başkanı Ayşe Ünlüce, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Dün genel merkezimizde toplantıdaydık. Örgütlerin toplantısı vardı. Orada hem parti programına hem de İstanbul’da yapılan bu uygulamayla ilgili görüşlerimizi bildirdik. Biliyorsunuz, hukukta bazı süreler var. Bir idari işlem tesis edildikten sonra ilçe seçim kurullarına, il seçim kurullarına, Yüksek Seçim Kuruluna itiraz süreleri vardır. Bu süreler geçtikten sonra artık seçimler kesinleşmiş olur. Şimdi eğer biz her yapılan seçime, her kongreye böyle bakacaksak, o zaman hukuki güvenlik diye bir şey kalmaz. Yıllar önceki her kongre için itiraz etme hakkına sahip oluruz. Kesinleşmiş her kararı tekrar Asliye hukuk mahkemelerine, sürü hukuk mahkemelerine götürmek durumunda kalırız. Bir hukukçu olarak şunu söylemeliyim: Hukuki güvenlik diye bir şey kalmamıştır. Hiç kimse artık hiçbir seçim sonucunun, sandıktan çıkan hiçbir iradenin güvenilir olduğuna inanmamaktadır. Bu bakımdan eleştiriyoruz.

"CHP yüzde 40’lara yaklaşınca tehlike yaratmaya başladı"

İkinci eleştirimiz de şudur: Cumhuriyet Halk Partisi, savaş meydanlarında kurulmuş bir partidir. 102 yıllık geleneği olan bir partidir. Pek çok badire atlatmıştır. Kapatılmıştır. Genel başkanları tutuklanmıştır. Zor günler yaşamıştır ama hepsinden dimdik çıkmayı başarmıştır. O yüzden ne yapılırsa yapılsın CHP’nin oyu, biliyoruz ki çok göz korkutuyor. CHP bundan önce yüzde 20’lerde, 25’lerdeyken hiçbir sorun yoktu. 25 civarında oy alıyor, birkaç da belediye kazanıyordu. Oralarda kayda değer bulunmuyordu. Hiç sorun yoktu. Ama ne zaman oyu yüzde 38’leri gördü, 40’lara yaklaştı, özellikle 2019’da başlayan yerel seçim başarısını 2024’te zirveye taşıdı; işte o günden sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin kongreleri konuşulur hale geldi.

"Gerçek Cumhuriyet Halk Partililer bu süreçte belli olacak"

Bizler her şeyin farkındayız. Halkımız da farkında. Tek bir şey istiyoruz: Sandık istiyoruz. Halk kararını versin istiyoruz. Biz de diyoruz ki: Halkımız kime inanıyor, kime güveniyor, kimde umut görüyor; o ödülü meydanda alır. Sandık gelsin, kararı tamamen halkımıza bırakalım. Halkımıza güveniyoruz. Halkımız isterse iktidara gelecek ve dün genel merkezimizde konuştuğumuz, çok büyük bir umut yeşerten farklı programımızı uygulayarak ülkemizi bütün sıkıntılardan kurtarmaya adayız, hazırız, umut olduğumuzu da biliyoruz. Onlar diyorlar ki, “Biz kardeşi kardeşe kırdırırız.” Bizleri kırdıramayacaklar, düşman kardeşler yaratamayacaklar. Gerçek Cumhuriyet Halk Partililer bu süreçte belli olacak. Biz de o arkadaşlarımızla beraber yol yürümeye devam edeceğiz.”

"Faşizmin bütün unsurları kullanılıyor"

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyet Halk Partisi yüzyılı aşkın süredir siyasi hayatta bulunmaktadır. Tabi arada bir kapatılmıştır ama süratle tekrar açılmıştır. Ama bu süreç içinde rahmetli İsmet İnönü’yü de anmanız gerekiyor. Eğer faşizmin bütün unsurları kullanılıyorsa biz de ona göre güçlü karşılığını vereceğiz. Çünkü bu parti Atatürk’ün partisidir. Bu parti harp yıllarında kurulmuştur, avukat yazıhanelerinde kurulmamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi’ni oynatmaya çalışanlar ters etkiyle karşılaşacaktır. Çünkü bütün halk, AKP’ye oy verenler dahil bu duruma üzülüyor. Bir takım şeyler söylüyorlar ama bu yukarıya duyulmuyor. Buna rağmen Cumhuriyet Halk Partisi kayyumlarla yönetilemez. Cumhuriyet Halk Partisi’nin sahibi halkımızdır. O halk sahip çıkacak ve bu günleri aşacağız arkadaşlar. Hiç endişeniz olmasın.”

"CHP’liler her gün daha da kenetleniyor"

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Devlet Cumhuriyet Halk Partimizin kuruluş yıldönümü kutlu olsun. 9 Eylül, Türk ordularının emperyalistleri tamamen süpürerek denize döktüğü günün ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş tarihidir. Bugün 9 Eylül, Cumhuriyet Halk Partisi il binasının beş bin polisle ablukaya alındığı bir gündür. Yani, 1920’den çok farklı bir noktada değiliz. Kim, nerede, nasıl kuşatmış olursa olsun, biz her türlü hainliği, düşmanlığı püskürtecek bir partiyiz. Korkmuyoruz, korkmayacağız, yılmayacağız. Hepimiz bu mücadeleyi sonuna kadar yapacağız. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, demokrasiyi özümsemiş ve Türkiye’ye çok partili demokrasiyi getirmiş bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi son kaledir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni işgal etmek suretiyle emperyalizm, her türlü baskıyı ve zulmü Türkiye’ye getirmek istemektedir. Ama asla ve asla bunu başaramayacaktır. Çünkü Cumhuriyet Halk Partililer, her gün daha da kenetlenerek, daha da güçlü hale gelerek mücadeleye hazırdır.

"Mahkemenin kayyumları bizi susturamaz"

2 milyon üyemizle, 15 milyon Cumhurbaşkanı adayımızı destekleyen sempatizanımızla dimdik ayaktayız. Mahkemelerin kayyumları, Recep Tayyip Erdoğan’ın borazanları bizi susturamaz. Asla asla susturamaz. Biz bu badireleri atlatırız. Çünkü inanıyoruz. Çünkü kazanacağız. Çünkü moral olarak üstünüz. Ahlak olarak üstünüz. Ve biz örgüt olarak üstünüz. Topunuzla, tüfeğinizle de gelseniz parti bizimdir. Bu partiyi hiç kimseye bırakmayız, terk etmeyiz. Bütün arkadaşlarıma başarılar diliyorum, sabır diliyorum. Mücadele azminizi şimdiden kutluyorum.”

"Bizi polisle, kayyumla korkutamazlar"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Aslında söylenmesi gereken her şey söylendi. Artık söz söylemenin değil, eyleme geçmenin vaktidir. Bugün büyük bir onur ve gururla partimizin kuruluş yıl dönümünü, aslında doğum günümüzü kutluyoruz. Asırlara yayılan bir mücadelemiz var. O emperyalistlere diz çöktüren, bağımsızlığımızı ilan eden, halk egemenliğini, anayasal devleti, demokrasiyi, insan hak ve özgürlüklerini bu ülkeye kazandıran ve bu değerlerin teminatı olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni; kayyumlarla, mahkemelerle, polisle, jandarmayla, baskılarla korkutacaklarını sananlar unutmasın ki biz ulu önderimiz Mustafa Kemal’in askerleriyiz.

"Size itaat etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz"

Ve önderimizin bize söylediği gibi: “Eğer bir gün sizi geldiğiniz gibi gönderemezsek bize yuh olsun.” O nedenle size itaat etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne dün binlerce polisle il binamıza girerek zafer elde ettiğini sananlar, iktidar, iktidarın ortakları ve içimizdeki az sayıda işbirlikçiye sesleniyoruz: Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek halk iktidarının kurulmasına hiçbiriniz engel olamayacaksınız. Ve o tarih, sizin beklediğinizden çok daha yakındır.

"Polis devlet anlayışıyla hareket ediyorlar"

Dün İstanbul il binasındaydım. Çok sayıda yurttaşımızla, partililerimizle bir aradaydık. O acımasızca, tam bir faşist devlet anlayışıyla, tam bir polis devleti zihniyetiyle hareket eden; siyasi partileri demokrasinin vazgeçilmez unsuru olarak görmeyen, Anayasa’yı uygulamayan, Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan; Can Atalay’dan başlayarak milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıran, halkın iradesiyle seçilen belediye başkanlarını görevden uzaklaştıran, partimizin il başkanlarını ve yöneticilerini yargıladığını sananlara sesleniyorum. Sevgili dostlar, müjdeler olsun, Kasım’da sandığı getirdiniz mi, getirdiniz. Kasım’dan sonra yapılacak bir seçimle Recep Tayyip Erdoğan da olmayacak ve kendinize yeni bir cumhurbaşkanı adayı bulmak zorunda kalacaksınız.

"Geçmişte çok badireler atlattık"

Bu duygular içerisinde şunu hatırlatmak isterim: Biz geçmişte çok badireler atlattık. Evet, kapatıldık. Mal varlıklarımıza el kondu. Başta genel başkanlarımız, yöneticilerimiz olmak üzere zindanlara atıldık. Bugün de Cumhurbaşkanı adayımızı zindana koyduğunuzu sanıyorsunuz. Ama unutmayın, Cumhuriyet Halk Partisi 1990’da, 1999’da kurucusu olduğu meclisin dışında kaldı ama hepsini aştı, bugünlere geldi. Unutmayın, biz kazanacağız! Biz kazanacağız! Ve bu kazanç sadece bizim değil, Türkiye’nin olacak.”

"Mahkeme kararlarına karşı sonuna kadar direneceğiz"

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“İzmir’in kurtuluşunun, partimizin kuruluşunun yıl dönümü kutlu olsun. Sevgili il başkanımıza, onun şahsında yönetimine, böylesine güzel, böylesine coşkulu bir birlikteliği sağladıkları için öncelikle teşekkür ediyorum. Yaşadıklarımızı başkanlarımız anlattı. Bizim yaşadıklarımızın tek bir amacı var: Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkın iktidarını kurma yürüyüşünün, iktidar yürüyüşümüzün durdurulmak ve engellenmek istenmesi. Ancak biz, İstanbul’daki kayyuma da, kurultay konusunda delege iradesine gölge düşürmek isteyen diğer mahkeme kararlarına da sonuna kadar direneceğiz.

"Bu partiyi sokakta bulmadık"

Bu partiyi biz sokakta bulmadık. Savaş meydanlarında, kanla kuruldu bu parti. O yüzden bu partiyi kayyumlara teslim etmeyeceğiz. Direnişimiz, İstanbul’da olsun, Ankara’da olsun, Eskişehir’de olsun, 81 ilde, Türkiye’nin dört bir yanında sürecek. Direnişimizde en büyük gücümüz, dayanağımız siz yol arkadaşlarımızsınız. İyi ki varsınız. Sizlerle omuz omuza, kol kola iktidar yürüyüşümüzü yapacağız. Mücadelemizi zaferle sonuçlandıracağız. Yolumuz açık olsun. Kuruluş yıldönümümüz kutlu olsun. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi.”