Destici: İmralı'ya gidiş milletin iradesine meydan okumaktır

TAKİP ET

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Meclis'te kurulacak komisyonun İmralı'ya gitmesine sert çıktı. Kamuoyu desteğinin yüzde 10'da kaldığını söyledi. Ankara kulislerinde tartışmalar yeniden alevlendi. İşte detaylar…

(ANKARA) – Türkiye siyasetinde tansiyonun hızla yükseldiği günlerde, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin açıklamaları yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Destici, TBMM’de kurulan komisyonun İmralı’ya gitme ihtimaline karşı sert bir pozisyon alarak, bunun “millet iradesine aykırı” olduğunu savundu. Özellikle son haftalarda yeniden gündeme gelen çözüm süreci benzeri tartışmaların, kamuoyunda ve parti tabanlarında yarattığı rahatsızlığı da açıkça dile getirdi.

Destici’ye göre, İmralı’ya yönelik herhangi bir ziyaret, devletin teröre bakışını zedelemekle kalmayacak; aynı zamanda terör örgütünün uluslararası alanda meşruiyet arayışına istemeden de olsa zemin hazırlayacak. “Bu milletin iradesi nettir” diyen Destici, kamuoyu araştırmalarının da bu görüşü doğruladığını belirtiyor.

Milletin yüzde 90’ı İmralı ziyaretine karşı

Destici’nin bugün en sert çıkışı, kamuoyu verileri üzerinden geldi. BBP liderine göre halkın yüzde 80’den fazlası İmralı’ya komisyon gönderilmesine karşı çıkıyor; destek ise sadece yüzde 10 seviyesinde kalıyor. Bu oran, 2015’teki çözüm sürecinin en sıcak döneminde bile yüzde 20–30 seviyesinin üzerine çıkmamıştı.

Destici, “Ortada herkesin bildiği ama kimsenin açık söylemek istemediği bir gerçek var: Bu millet terörle pazarlığa kapalıdır. Devlet katillerle masaya oturmaz. Milletimiz de bundan bir gün bile taviz vermez” ifadelerini kullandı.

“Devletin görevi şehitlerin katilleriyle pazarlık etmek değildir”

Destici, konuşmasının önemli bölümünü terörle mücadele vurgusuna ayırdı. Özellikle Mardin’in Derik ilçesinde şehit olan Muhammed Fatih Safi Türk’ü hatırlatarak, devletin görevinin faille hesaplaşmak olduğunu söyledi. Örgütün Suriye, Irak, İran ve Avrupa’daki faaliyetlerine dikkat çeken Destici, “PKK’nın silah bırakacağına inananlar yanılıyor. Örgüt yalnızca sahada değil, masa başında da zaman kazanmaya çalışıyor” dedi.

Destici, örgütün nihai amacının uluslararası meşruiyet elde etmek olduğunu, “masaya davet edilmenin” bile örgüt için elde edilmiş büyük bir stratejik başarı sayılacağını belirtti.

“Terörist başına ‘önder’ diyenlere milletin cevabı ağır olur”

BBP lideri, son günlerde sosyal medyada sıkça dolaşıma sokulan Öcalan’ın eski röportajlarını hatırlatarak sert konuştu. Destici, Öcalan’a “önder” atfeden kesimleri eleştirip bu propagandanın milletin vicdanında yarattığı rahatsızlığa işaret etti.

“Bir haine, bir soytarıya, bir ite ‘önder’ sıfatı konduruluyor. Bunu kim kabul eder? Bu millet mi? Asla. Buna milletin cevabı olacaktır” sözleri, açıklamanın en dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

Müzakere süreçleri kime kazandırıyor?

Destici’nin en sert eleştirilerinden biri, geçmişteki çözüm süreci uygulamalarına yönelikti. “Savaşarak elde edemediklerini masada aldılar” diyen Destici, örgütün her müzakere sürecinde uluslararası alanda daha güçlü bir konuma geldiğini savundu. Bu yaklaşıma göre, masa kurulduğunda örgüt yalnızca Türkiye ile değil; aynı zamanda ABD ve Avrupa’dan aldığı destekle daha da cesaretleniyor.

“Bu süreçleri emperyalistlerin elinden PKK’yı kurtarmak zannedenler var. Oysa gerçekte tam tersi oluyor. Masa kurulduğu anda örgüt, sahip olmadığı bir meşruiyet kazanıyor ve dış müdahalelere daha açık hale geliyor” ifadesi, açıklamanın diplomatik boyutuna da işaret ediyor.

“Komisyon İmralı’ya gitmemeli; terörün değirmenine su taşınmamalı”

Destici’nin eleştiri oklarının en net hedefi TBMM’de kurulan komisyon oldu. BBP’ye göre komisyonun İmralı’ya gitmesi sadece siyasi hatayla sınırlı kalmaz; devletin teröre karşı ilkesel çizgisini de zedeler. Destici, “Milletten yetki alan Meclis, terör örgütünün ayağına gidemez” diyerek bu tartışmaya kapıyı kapattı.

Aslında bu tartışma yalnızca BBP’ye özgü değil. Ankara’daki pek çok siyasi kulis, “yeni çözüm süreci” ihtimallerine karşı temkinli yaklaşıyor. Fakat Destici’nin açıklaması bu temkinli tonu sertleştiren bir adım niteliğinde.

“Dün kötü dediğimize bugün iyi demedik”

BBP Genel Başkanı, konuşmasının sonunda partisinin çizgisini bir kez daha vurguladı:
“Muhsin Yazıcıoğlu’nun çizgisinden hiç sapmadık” dedi. Bu vurgu, hem geleneksel BBP seçmenine hem de geniş muhafazakâr kamuoyuna verilmiş net bir mesaj niteliği taşıyor.

Destici’ye göre, bugün tartışılan birçok konu 2015’ten bu yana yaşananların tekrarını çağrıştırıyor. Milletin de bu tekrarın sonuçlarını bildiğini, dolayısıyla “aynı hataların yeniden yapılmasının” kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Ankara’da hava yeniden sertleşiyor

Destici’nin açıklaması, son günlerde İmralı ve çözüm süreci tartışmalarının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte, Ankara’da sert bir bloklaşma ihtimalini artırıyor. Destici’nin çıkışı hem iktidar hem de muhalefet cenahında dikkatle takip ediliyor.

Zira mevcut siyasi iklimde milliyetçi reflekslerin yoğun olduğu bir zemin söz konusu. Kamuoyunun yüzde 90’ının İmralı ziyaretine karşı çıkması da tartışmayı daha da hassas bir noktaya taşıyor.

Türkiye, terörle mücadelede yeni bir sayfa açmaya hazırlanırken, Destici’nin sert çıkışı bu defterin kolay kolay açılmayacağını gösteriyor. Önümüzdeki günlerde hükümet ve diğer partilerin yapacağı açıklamalar, sürecin yönünü belirleyecek gibi duruyor.

Kaynak: Haber Merkezi

Mustafa Destici İmralı çözüm süreci BBP terörle mücadele