Edirne kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarını gün yüzüne çıkarıyor
Geçtiğimiz yıl faaliyetine başlayan Olgunlaşma Enstitüsü, Edirne'de kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarını gün yüzüne çıkararak gelecek kuşaklara aktarıyor. Edirne Olgunlaşma Enstitüleri Müdürü Yardımcısı Elif Cevher, "Burada 9 tane atölyemiz mevcuttur. Bunlar Edirne kari, çini, seramik, görsel sanatlar, koza, deri ve saraciye gibi atölyelerimiz. Edirne'nin tarihi ve kültürel geçmişine aslında biz burada ışık tutmaya çalışıyoruz. Geçmişten geleceğe bir köprü olarak da adlandırabiliriz" dedi.
Geçtiğimiz yıl faaliyetine başlayan Olgunlaşma Enstitüsü, Edirne’de kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarını gün yüzüne çıkararak gelecek kuşaklara aktarıyor. Edirne Olgunlaşma Enstitüleri Müdürü Yardımcısı Elif Cevher, "Burada 9 tane atölyemiz mevcuttur. Bunlar Edirne kari, çini, seramik, görsel sanatlar, koza, deri ve saraciye gibi atölyelerimiz. Edirne'nin tarihi ve kültürel geçmişine aslında biz burada ışık tutmaya çalışıyoruz. Geçmişten geleceğe bir köprü olarak da adlandırabiliriz" dedi.
Devecihan Kültür Merkezi’nde üretim yapan el sanatları öğretmenleri, bugün itibarıyla bir ay yaz tatiline çıkıyor. Öğretmenlerin ürettiği el emeği ürünler Selimiye Camisi ile Edirne Müzesi arasında yer alan Kadripaşa Mektep Sokak'taki mağazada satışa sunuluyor.
“SINAVLA ÖĞRETMENLERİMİZİN BAŞVURUSUNU ALACAĞIZ”
Olgunlaşma Enstitüleri Müdür Yardımcısı Elif Cevher, yaptığı açıklamada, şunları söyledi:
“Şubat ayından beri atölye çalışmalarımız başlamıştı. Öğretmen arkadaşlarımız burada kendi üretimlerinde çok işler yaptılar. Bu ürünlere istinaden Selimiye Cami'nin arakasında haziran ayında satış mağazamız açıldı. Bugün itibariyle öğretmenlerimiz tatile çıkacaklar. Eylül ayında artık başvurularımızı açacağız. Tekrardan sınavla öğretmenlerimizin başvurusunu alacağız. Devecihan Kültür merkezinde aktif haldeyiz, buradaki atölyeleri kullanıyoruz. Burada 9 tane atölyemiz mevcuttur. Bunlar Edirne kari, çini, seramik, görsel sanatlar, koza, deri ve saraciye gibi atölyelerimiz. Edirne'nin tarihi ve kültürel geçmişine aslında biz burada ışık tutmaya çalışıyoruz. Geçmişten geleceğe bir köprü olarak da adlandırabiliriz.”