Eğitim İş Sendikası Sinop Şube Başkanı Şahbenderoğlu: "Öğretmenden tasarruf etme felsefesinden Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir an önce kurtulması gerekiyor"
Eğitim İş Sendikası Sinop Şube Başkanı Celal Şahbenderoğlu, Sinop'un Türkeli İlçesine bağlı Akçabük İlkokulu'ndaki özel eğitim sınıfının kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, duruma tepki gösterdi. Şahbenderoğlu, "Özel eğitim sınıflarını belirli bir yerde birleştirip, çocukları bir araya toplamak ve bu şekilde öğretmenden tasarruf etmek gibi bir felsefe içine girdiler maalesef. Bunu biz son derece sakıncalı ve yanlış buluyoruz. Bu doğrultuda yetkilileri uyarıyoruz. Bunu yapmayın çünkü, Akçabük köyündeki bu durum belki Türkiye'nin bir çok yerinde mevcuttur" dedi.
Haber: Mustafa USTA
(SİNOP) - Eğitim İş Sendikası Sinop Şube Başkanı Celal Şahbenderoğlu, Sinop’un Türkeli İlçesine bağlı Akçabük İlkokulu’ndaki özel eğitim sınıfının kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, duruma tepki gösterdi. Şahbenderoğlu, "Özel eğitim sınıflarını belirli bir yerde birleştirip, çocukları bir araya toplamak ve bu şekilde öğretmenden tasarruf etmek gibi bir felsefe içine girdiler maalesef. Bunu biz son derece sakıncalı ve yanlış buluyoruz. Bu doğrultuda yetkilileri uyarıyoruz. Bunu yapmayın çünkü, Akçabük köyündeki bu durum belki Türkiye’nin bir çok yerinde mevcuttur" dedi.
Eğitim İş Sendikası Sinop Şube Başkanı Celal Şahbenderoğlu, Türkeli Akçabük İlkokulu’nda yer alan özel eğitim sınıfının, özel eğitim öğretmeni bulunmadığı gerekçesiyle kapatılacağını dair açıklamalarda bulundu. Şahbenderoğlu açıklamasında, velilerin ve öğrencilerin mağdur olduğunun altını çizerek, okulun 110 öğrenciye eğitim verdiğini ve ilçeye 17 kilometre uzaklıkta yer aldığını söyledi.
"Veliler seslerini bir türlü duyuramadılar"
Eğitim İş Sendikası Sinop Şube Başkanı Celal Şahbenderoğlu, şöyle konuştu.
"Biz Eğitim-İş Sendikası olarak köy okullarının tekrar açılması ve çocuklarımızın, gençlerimizin hemen yanı başına okullarının tekrar açılması için biz bunun mücadelesini yıllardır veriyoruz. Artık gençlerimizi, çocuklarımızı bu servis garabetinden bir an önce kurtarmak gerektiğini söylüyoruz. Yani, köyümüzde bir tane bile çocuk olsa o köye bir öğretmen gönderilmeli. Artık Milli Eğitim Bakanlığı bunu bir felsefe haline getirmeli ve bu hizmeti vatandaşlarımızın çocuklarının ayağına kadar getirmeyi görev edinmesi gerekir. Biz bunu yıllardır söylüyoruz ama gelinen noktada bırakın çocukların yanı başına okul açmayı, özel gereksinimli olan çocukları bile artık taşıma garabeti içine sokmaya çalışan bir Milli Eğitimle karşı karşıyayız. Türkeli Akçabük köyünde yaşanan bir durumdan dolayı böyle bir sorunla karşı karşıya kaldık. Oradan bir özel eğitim sınıfı milli eğitim bakanlığının talimatıyla kapanmak isteniyor. Özel eğitim sınıflarını belirli bir yerde birleştirip, çocukları bir araya toplamak ve bu şekilde öğretmenden tasarruf etmek gibi bir felsefe içine girdiler maalesef. Bunu biz son derece sakıncalı ve yanlış buluyoruz. Bu doğrultuda yetkilileri uyarıyoruz. Bunu yapmayın çünkü, Akçabük köyündeki bu durum belki Türkiye’nin bir çok yerinde mevcuttur. Oraya alışmış olan çocuklarımız hemen evin yanı başındaki okula gitmek yerine 15 kilometre uzaklıktaki bir okula getirilmeye çalışılıyor. Veliler bu duruma son derece karşılar ve şikayetlerini dile getirdiler fakat, seslerini bir türlü duyuramadılar.
"Öğretmenden tasarruf edebilmek için bunu yapıyorlar"
Maalesef, Milli Eğitim Müdürlüğü özellikle İlçe Eğitim Müdürlüğü bu durumu bilmesine rağmen oturmuş bir düzeni olan, okul idaresinin, okuldaki öğretmenlerin gayet düzgün bir şekilde yürüttükleri bu sistemi bir şekilde bozmak istiyorlar. Sadece, öğretmenden tasarruf edebilmek için bunu yapıyorlar ve o çocukları 15 kilometre uzaklıktaki okula getirmeyi yeğliyorlar. Biz buna şiddetle itiraz ediyoruz. Çünkü, çocuklar bizim çocuklarımız ve mutlu oldukları bu durumu bozmalarını istemiyoruz. Çünkü, çocuklarımızın velileri 'bu durumda çocuklarımızı okula gönderemeyiz' gibi bir serzenişte bulunuyorlar. Biz de Eğitim- İş sendikası olarak buna şiddetle karşı çıkıyoruz ve yetkilileri uyarıyoruz. Bunun vebalini üzerinizde taşımayın çünkü, bu çocukların geleceği ve bu çocukların birey olarak bu şekilde eğitim almaları gerekir. Bunu engellemeyin. Her insanın, her bireyin eğitim hakkı vardır ve bu eğitim hakkını engelleyecek son merci de Milli Eğtim Müdürlüğü. Dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığıdır. O yüzden bu yanlıştan bir an önce dönmelerini tavsiye ediyoruz ve uyarıyoruz; bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalmayın. Çünkü, biz köy okullarının tekrar açılmasını ve köy okullarında her köye bir öğretmen gönderilmesini, orada bir tane öğrenci bile olsa sosyal hedef anlayışının gereği bu olduğu için oraya öğretmen göndermekten çekinmeyin artık. Bu yanlıştan bir an önce dönün diyoruz."