Erdoğan resti çekti: Suç işleme imtiyazı olan hiçbir sınıf yoktur
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni hakim ve savcıların kura töreninde yargıyı hedef alan çevrelere sert çıktı. "Yargıyı felç etmeye çalışanların korkusu maskelerinin düşmesidir" diyen Erdoğan, Türkiye'de kimsenin layüsel olmadığını ve suç işleme imtiyazına sahip bir sınıfın bulunmadığını vurguladı.
(ANKARA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hakimleri Kura Töreni"nde, Türk yargı sisteminin geleceğine ve güncel siyasi tartışmalara dair kapsamlı ve sert mesajlar verdi. Yeni göreve başlayacak binlerce genç hukukçuya seslenen Erdoğan, konuşmasının önemli bir bölümünü son dönemde yargı mensuplarını hedef alan siyasi söylemlere ve "yargı bağımsızlığı" tartışmalarına ayırdı. Erdoğan, hukuk devletinde hiç kimsenin dokunulmaz olmadığını belirterek, yargıya parmak sallayanların asıl derdinin "adalet önünde hesap verme korkusu" olduğunu savundu.
Yargıyı tehdit edenlerin korkusu maskelerinin düşmesidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasındaki en dikkat çekici vurgu, yargı mensuplarına yönelik eleştirilerin dozunu artıran siyasi çevrelere yönelikti. Son aylarda yargı mensuplarını hedef alan ve çoğu zaman tehdide varan sorumsuz bir üslubun siyasete hakim olduğunu belirten Erdoğan, bu durumun sebebini "muhatap olunan iddiaların vahameti ve ciddiyeti" olarak açıkladı. Her fırsatta hakim ve savcılara parmak sallayarak, onları taciz ederek adalet sistemini felç etmeye çalışan bir zihniyet olduğunu öne süren Erdoğan, "Bunların en büyük korkusu, adalet önünde maskelerinin düşmesinden duydukları derin endişedir" ifadelerini kullandı.
Hukukun temel prensiplerini hatırlatan Erdoğan, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma gibi nitelikli suçların işlendiğine dair şüphe oluştuğunda, savcılık makamının dava açmasının bir tercih değil, yasal bir mecburiyet olduğunu vurguladı. Yargıya "siyasallaştı" ithamında bulunanların, çirkin üsluplarıyla yargı mensuplarını tartışmaların içine çekerek bizzat kendilerinin yargıyı siyasallaştırdığını savunan Cumhurbaşkanı, bu tutumu son derece tehlikeli bulduğunu kaydetti.
Hukuk önünde kimse layüsel değildir
Hukuk devletini korumanın sadece yargı mensuplarının değil, siyasetçisinden gazetecisine herkesin müşterek görevi olduğunu belirten Erdoğan, "Kabahati sürekli başkalarında arayanlar, çıkarlarına dokunulduğunda üsluplarını kirletenler, artık yargıyı hedef göstermekten vazgeçmelidir" uyarısında bulundu. Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nde hukukun üstünlüğü ilkesinin geçerli olduğunu belirterek, "Hukukun önünde herkes eşittir, kimse layüsel (sorumsuz/dokunulmaz) değildir. Hukuk devletinde suç işleme imtiyazına sahip sınıflar yoktur ve olamaz. Hukuk ancak meşru çıkarı ve hakkın ali hatırını korur" diyerek, yargı önünde herkesin eşit olduğu mesajını yineledi.
Başörtülü yargı mensuplarına yönelik hazımsızlık bitmeli
Erdoğan, yargı teşkilatındaki kadın oranının artışından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi. Halihazırda görev yapan 25 bin 449 hakim ve savcının 9 bin 812'sinin kadın olduğunu, dereceye giren genç hukukçuların çoğunluğunu kadınların oluşturduğunu belirtti. Ancak konuşmasında, kadınların kılık kıyafeti üzerinden yürütülen tartışmalara da sert çıktı. Türkiye'nin kılık kıyafet yasakları başta olmak üzere kadınları hayatın dışına iten demokrasi ayıplarından kurtulduğunu belirten Erdoğan, "Ancak bazı çevrelerin bu değişime henüz ayak uyduramadığını görüyoruz. Başörtülü yargı mensuplarımız konusunda edep ve ahlak sınırlarını aşan hazımsızlıklara zaman zaman hepimiz şahit oluyoruz" dedi. Bu tepkileri "akıl ve vicdanla bağdaşmayan" tutumlar olarak niteleyen Erdoğan, Türkiye'nin artık bu tartışmaları geride bıraktığını ve özgürlüklerin herkese eşit uygulandığı yeni Türkiye'yi herkesin kabulleneceğini söyledi.
Dosya sürelerinde Avrupa ülkelerini geride bıraktık
AK Parti iktidarları döneminde adalet altyapısına yapılan yatırımları detaylandıran Erdoğan, 2002 yılından bu yana gelinen noktayı rakamlarla kıyasladı. Göreve geldiklerinde 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısının bugün çekilen kuralarla 26 bin 803'e ulaşacağını, adalet personeli sayısının ise yüzde 262 artışla 95 bini geçtiğini açıkladı. Müstakil adliye binalarının sayısının 78'den 391'e yükseldiğini hatırlatan Erdoğan, fiziki imkanların ötesinde yargılama sürelerindeki iyileşmeye dikkat çekti.
Avrupa Konseyi Adaletin Etkinliği Komisyonu raporlarına atıfta bulunan Erdoğan, Türkiye'de idari yargı mahkemelerinde ortalama dosya görülme süresinin 168 gün olduğunu belirtti. Bu sürenin Fransa'da 314, Almanya'da 308, İtalya'da ise 574 gün olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin yargıda dosyaların kapatılma süresini kısaltarak pek çok Avrupa ülkesini geride bıraktığını ifade etti.
Genç hakimlere nasihat: Dosyaların içinde insan hayatı var
Kura çekerek göreve başlayacak genç hakim ve savcılara seslenen Erdoğan, mesleğin manevi sorumluluğunu hatırlattı. Hakimlik cübbesini giymenin insanı beşeri zaaflardan tek başına kurtarmayacağını belirten Erdoğan, adaletin tecellisi için vicdanın nezaretinde yürünmesi gerektiğini söyledi. Genç hukukçulardan sadece mesai dolduran memurlar olmamalarını isteyen Erdoğan, "Maaşını alıp köşesine çekilen biri olarak değil, vicdanı hür, aklı hür birer vatan evladı olarak çalışacaksınız. Önünüze gelecek her dosyanın içinde en az bir insanın hikayesi, istikbali, umudu ve kaderi olduğunu lütfen unutmayın" nasihatinde bulundu. Adaleti "devlet ve toplum düzeninin miğferi" olarak tanımlayan Erdoğan, Genceli Nizami'nin "Memleketin direği adalettir" sözünü hatırlatarak, adaletin mülkün temeli olduğu kadar barış ve huzurun da güvencesi olduğunu vurguladı.
Kaynak: Haber Merkezi