Fidan: Savunma kısıtlamaları kalkmalı, Türkiye küresel oyunun merkezinde

TAKİP ET

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Gazze'den Suriye'ye, Ukrayna'dan Irak ve Kafkasya'ya uzanan başlıkları anlattı. Savunma sanayi kısıtlamalarının kaldırılması için yoğun diplomasi yürüttüklerini, iki devletli çözüm ve Terörsüz Türkiye hedefinden geri adım atılmayacağını söyledi.

(TBMM) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı sunumda, Türkiye’nin 2026 dış politika ve güvenlik vizyonunu detaylarıyla anlattı. Savunma sanayi alanındaki tüm kısıtlama ve yaptırımların kaldırılması için ABD başta olmak üzere müttefiklerle yoğun temas yürüttüklerini belirten Fidan, “Washington ziyareti sırasında bu konuları kapsamlı şekilde ele aldık, ABD yönetiminin de aynı iradeye sahip olduğunu gördük” dedi.

Gazze, iki devletli çözüm ve insani yardım trafiği

Fidan, 2025 yılı boyunca Gazze’deki soykırımın dış politikanın ana gündem maddesi olduğunu vurguladı. İsrail’in saldırganlığının yalnız Gazze ile sınırlı kalmayıp Lübnan, Suriye, İran ve Katar’a uzanan bölgesel bir tehdit haline geldiğini söyledi.

Türkiye’nin bu süreçte net ve kararlı bir duruş sergilediğini ifade eden Fidan, ateşkesin büyük ölçüde korunduğunu, Gazze’ye insani yardım sevkiyatının Mısır’ın El Ariş Limanı üzerinden sürdüğünü dile getirdi. Türkiye’nin 103 bin tondan fazla insani yardımla Gazze’ye en çok ayni yardım gönderen ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Fidan, hasta ve yaralıların Türkiye’de tedavisinin sürdüğünü, UNRWA’ya verilen siyasi ve mali desteğin de güçlendiğini belirtti.

“Barışın anahtarı iki devletli çözümdür” diyen Fidan, İstanbul’da yapılan Gazze toplantısı sonrası güncellenen karar tasarısının ABD tarafından BM Güvenlik Konseyi’ne sunulup kabul edildiğini, bu sürecin yakın takipçisi olacaklarını söyledi.

Suriye dosyası: Dönüşler, entegrasyon ve güvenlik önceliği

Bakan Fidan, Suriye’nin Türkiye’nin dış politikasında öncelikli başlık olmaya devam ettiğini vurguladı. Suriye ile ilişkileri canlandırma ve derinleştirme arayışını yeni dönemin fırsatı olarak gördüklerini, ülkenin 13 yıl sonra İİT’e dönüşünde Türkiye’nin öncü rol oynadığını anlattı.

Yaptırımların kaldırılması, diplomatik temsilciliklerin açılması ve ulaşım hatlarının canlandırılmasıyla Suriye’nin uluslararası topluma yeniden entegrasyonu için önemli mesafe alındığını belirten Fidan, “8 Aralık 2024’ten bu yana Türkiye’den 550 binden fazla Suriyeli ülkelerine geri döndü” bilgisini paylaştı.

Suriye’nin toprak bütünlüğü, terörle mücadele, birleşik ordu yapılanması ve sürdürülebilir geri dönüşlerin önümüzdeki dönemde temel öncelikler olduğunu vurgulayan Fidan, Suriye sahasından Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit edecek bir ortamın kök salmasına izin verilmeyeceğini söyledi.

Ukrayna, Irak, Kafkasya ve ABD ile yeni dönem

Fidan, Ukrayna savaşında dengeli politika sayesinde tarafları masaya getirebilen tek ülkenin Türkiye olduğunu, esir takası ve insani başlıklarda somut sonuçlar alındığını anlattı. Karadeniz güvenliğinin temel taşı olan Montrö rejiminin de aynı kararlılıkla korunduğunu vurguladı.

Irak’la ilişkilerde Kalkınma Yolu Projesi’ne her platformda destek verdiklerini, Türkmenlerin haklarının Türkiye için stratejik öncelik olduğunu söyleyen Fidan, İran, Körfez ülkeleri, Mısır, Libya, Yunanistan, KKTC ve Balkanlar başta olmak üzere geniş bir coğrafyada “eşgüdümlü, çok katmanlı diplomasi” yürüttüklerini ifade etti.

ABD ile ilişkilerde, Trump yönetimiyle artan temaslara atıf yapan Fidan, ticaret hacminde 100 milyar dolar hedefini hatırlattı; savunma sanayi kısıtlamalarının kaldırılması, yeni nesil projeler ve enerji dahil tüm alanlarda stratejik ortaklık vizyonunun korunduğunu belirtti.

AB ile diyalogta Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize serbestisinin hızlandırılması ve savunma mekanizmalarına Türkiye’nin dahil edilmesinin temel öncelikler olduğunu söyleyen Fidan, Belçika’nın savunma kısıtlamalarını kaldırmasını ve Eurofighter anlaşmasını bu çerçevede örnek gösterdi.

Kaynak: Haber Merkezi

Hakan Fidan gazze Suriye Ukrayna ABD ilişkileri savunma kısıtlamaları