Hatimoğulları: Komisyon vakit kaybetmeden İmralı'ya gitmeli

TAKİP ET

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM kürsüsünden Komisyonun İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan'ı dinlemesi gerektiğini söyledi. İş cinayeti nitelikli Dilovası yangınına tepki gösterdi, AB raporunu uyarı olarak değerlendirdi. İşte detaylar…

(TBMM) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında kapsamlı bir gündem okuması yaptı. Hatimoğulları, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun derhal İmralı’ya giderek sürecin en kilit aktörlerinden biri sayılan Abdullah Öcalan’ı doğrudan dinlemesi gerektiğini vurguladı ve bu çağrının barışı hızlandıracağını savundu.

İmralı çağrısı: Siyaset sürece neden girmesin

Hatimoğulları, “Devletin gittiği yere siyaset neden gitmesin” sorusuyla konuşmasını açtı ve sürecin siyaset kurumunun etkin katılımını gerektirdiğini söyledi. Komisyonun İmralı’ya gitmesinin hem sürece güven kazandıracağını hem de tıkanmaları aşacağını ileri sürdü. İmralı’da yıllardır oluşturulan yol haritaları ve önerilerin, barış stratejisinin yapı taşları olduğunu hatırlatan Hatimoğulları, Öcalan’ın barış yönlü beyanlarının tarihin çeşitli dönemlerinde benzer işlevler gördüğünü belirtti.

Dilovası yangını: İş kazası değil, iş cinayeti

Hatimoğulları, Kocaeli Dilovası’ndaki parfüm fabrikasındaki yangın vakasını iş cinayeti olarak tanımladı. Altı yurttaşın yaşamını yitirdiğini hatırlatan Hatimoğulları, hayatını kaybedenlerin arasında çocukların ve emekli olması gereken yaşlıların bulunduğunu vurguladı. Bu tablonun, iş güvenliğinin ve çalışma koşullarının sistematik olarak hiçe sayıldığını gösterdiğini söyleyen Hatimoğulları, sorumluların hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

AB raporu: Yüzleşme gerekir

Hatimoğulları, AB Komisyonu’nun 2025 Türkiye Raporu’nu ülkenin bugününün röntgeni olarak tarif etti; raporda tespit edilen hukuki ve demokratik gerileme iddialarına dikkat çekti. AİHM ve AYM kararlarının uygulanmamasına işaret ederek, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala ve Gezi davası tutuklularının durumuna acilen çözüm bulunması gerektiğini söyledi. Adalet Bakanlığı’nın rapora yönelik “ön yargılı” nitelemesini eleştiren Hatimoğulları, gerçekçi bir yolun yüzleşme ve düzeltme olduğunu vurguladı.

Yargı siyasallaştı iddiası

Hatimoğulları, yargının siyasallaştığı iddiasını güçlü şekilde dile getirdi. AYM ve AİHM kararlarına rağmen bazı isimlerin cezaevinde tutulmasını örnek vererek, “Bu davaları siyasallaştıran iktidardır” değerlendirmesini yaptı. Alt mahkemelerin üst merciye yönelik suçlayıcı tavırlarını hukukun üstünlüğüne ciddi bir saldırı olarak niteledi ve adalet mekanizmalarının güvenilirliğinin demokratik hayat için hayati olduğunu vurguladı.

Belediye başkanları ve seçilmişlerin durumu

Edirne ziyareti sırasında Selahattin Demirtaş’ın selamlarını ilettiğini belirten Hatimoğulları, Ekrem İmamoğlu ve seçilmiş belediye başkanlarının derhal serbest bırakılması çağrısını yineledi. Seçilmişlerin tutuksuz yargılanmasının mümkün olduğunu, buna rağmen tutuklama ve dava yolunun tercih edilmesinin siyasal bir tercih olduğuna dikkat çekti.

Barış stratejisi, savaş stratejisinin yerini almalı

Hatimoğulları sürecin ikinci aşamaya geçtiğini ve bu aşamanın demokratik siyasetin dönemi olduğunu söyledi. Silah gölgesinden çıkıp barış stratejisinin konuşulması gerektiğini; yerel yönetimler, sivil toplum ve demokratik kamuoyunun sürece aktif katılımının barışın örgütlenmesi için önemli olduğunu belirtti. Barış karşıtlığı yapan aktörlerin toplumsal yaraları derinleştirmekten beslendiği uyarısında bulundu.

İmralı görüşmesi topluma güven verecek

Hatimoğulları, Öcalan’ın barış için yıllardır ortaya koyduğu iradenin atlanmaması gerektiğini savundu. Siyasi aktörlerin, bu süreçte önyargılardan arınarak hareket etmesinin önemine işaret etti ve Komisyonun İmralı’ya gidip direkt görüşme yapmasının hem süreci hızlandıracağını hem de toplumsal güveni güçlendireceğini belirtti.

Tarihi fırsatın değerlendirilmesi çağrısı

Hatimoğulları, hükümete raporu görmezden gelmeme çağrısı yaptı; Türkiye’nin demokratikleşme, hukukun güçlendirilmesi ve iç barış süreçlerini başlatma yönünde tarihi bir fırsata sahip olduğunu vurguladı. Barışın politika hesaplarına kurban edilmemesi, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve toplumsal uzlaşı için tüm siyasi aktörlere görev düştüğünü sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi

Tülay Hatimoğulları İmralı Abdullah Öcalan DEM Parti Dilovası yangını AB raporu yargı siyasallaşması Ekrem İmamoğlu