İklim değişikliği Yozgat'ta zirai bitkilerde hastalığa neden oldu

TAKİP ET

Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürlüğü teknik personeli, Ziraat Fakültesi akademisyenleri, Ziraat Odası temsilcileri, hastalık ve zararlıları ile bitki fenolojisine yönelik hububat ekili alanlarda tarama yaptı, gözlemde bulundu. Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü lisansüstü öğrencileri tarafından, solgunluk ve kök çürüklüğü hastalık belirtileri gösteren buğday, nohut ve mercimek bitkilerinde hastalığın nedensel etmenini belirlemeye yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Haber: Seyfi ÇELİKKAYA

(YOZGAT) - Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürlüğü teknik personeli, Ziraat Fakültesi akademisyenleri, Ziraat Odası temsilcileri, hastalık ve zararlıları ile bitki fenolojisine yönelik hububat ekili alanlarda tarama yaptı, gözlemde bulundu. Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü lisansüstü öğrencileri tarafından, solgunluk ve kök çürüklüğü hastalık belirtileri gösteren buğday, nohut ve mercimek bitkilerinde hastalığın nedensel etmenini belirlemeye yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden biri olan Yozgat’ta son yıllarda buğday, arpa, nohut ve mercimek gibi tahıl veya baklagil ürünlerinde görülen kök çürüklüğü hastalıkları ile ilgili şikayetler arttı. Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi bitki bölümü akademisyenleri, yaptıkları alan taraması ve çiftçilerden gelen şikayetler doğrultusunda, solgunluk ve kök çürüklüğü hastalık belirtileri gösteren buğday, nohut ve mercimek bitkilerinde hastalığın nedensel etmenini belirlemeye yönelik çalışmalarını yoğunlaştırdı.

Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Endes, son zamanlarda çiftçiler tarafından iletilen şikayetler üzerine arazi çalışmaları gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle buğday, nohut ve mercimek tarlalarında solgunluk veya kök çürüklüğü hastalık belirtileri ile karşılaşıldığını söyledi. Solgunluk ve kök çürüklüğü hastalığından etkilenen tarlalarda öbek öbek sararmaların olduğunu, ilerleyen süreçte bu yerlerdeki bitkilerde kurumalara bağlı olarak bitki ölümlerinin gerçekleştiğinin gözlemlendiğini aktaran Endes, hastalığa hassas özellikle nohut ve mercimek çeşitlerinde, tohum ekiminden sonra 35- 40 gün içinde solgun, mat yeşil renkli ve kuruma gösteren yaprakların, bitkinin tamamen çökmesine neden olduğunu, ancak, hastalık belirtilerinin tohum ekimden 6-8 hafta sonra daha çok göze çarptığına dikkat çekti.

"Donla birleştiği zaman verim kayıpları bazen yüzde 50’nin de üzerine geçebilir"

Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Endes, zirai bitkilerde kök çürüklüğü hastalığı ile son yıllarda sıkça karşılaşıldığına vurgu yaparak, şöyle konuştu:

"Yozgat bölgemizde genelde tahıl ürünlerinden veya baklagillerden, buğday, arpa, nohut, mercimek yetiştiriciliği yaygın olarak yapılmaktadır. Bunlarda son zamanlarda çıkan bazı hastalıklardan çiftçiler tarafından oldukça fazla miktarda hastalık örnekleri getiriliyor fakültemize. Bu hastalık örneklerinden de özellikle nohut, mercimek ve son zamanlarda buğdaydaki gelen örneklerde kök çürüklüğü dediğimiz bazı hastalık etmenleriyle karşılaşılmaktayız. Bu kök çürüklüğüne neden olan etmenlerin başlıca en önemlilerinden Fusarium gibi mantari hastalık etmenleri izole edilmekte. Bu yılın özel bir anlamı var. Neden; çünkü bu yıl ülkemiz gerçekten doğal afet olan don olayı gerçekleşti. Don olayı da aslında fusarium gibi hastalık etmenlerinin bitkilerde daha fazla kendini hissetmesine neden oldu, yani parazit olmayan, hastalık etmenleri olarak karşımıza geldi.

Ancak don, bitkilerdeki yaşamı daha zayıflattığı için burada parazit olmayan etmen bazen patojenik özellik kazanabilmektedir. Fusariumlar gibi etmenler bitkilerde zaten yüzde 100 verim kaybına neden olmazlar. Bunların verim kayıpları yüzde 20, yüzde 30, bazen de yüzde 40’lar arasında kalabilir. Ancak bu yılki gibi bu stres faktörü olan don birleştiği zaman verim kayıpları bazen yüzde 50’nin de üzerine geçebilir ki, bölgemizde halen daha sorgulanan don zararı mı, hastalık zararı mı? Hayır. Dona bağlı hastalıkların oluştuğu bir zarardır ki, küresel iklim değişikliğini düşündüğümüz zaman burada enenin daha ılıman geçmesi, yağmurların, bu sene yağmurlu gün sayısında artması bu hastalıkları tetikledi olarak düşünülebilir. Tabii ki hastalığımızı tetikleyen ana faktörün bu yıl yaşamış olduğumuz eksi 15, eksi 17’leri gördüğümüz dondan kaynaklandığını da söyleyebiliriz."

"Kök çürüklüğüne yönelik çalışmalarımız bulunmaktadır"

Endes, arazi çalışmalarını çok yoğun olarak gerçekleştirdiğini belirterek şunları söyledi:

"Özellikle buğday, nohut ve mercimekte, kök çürüklüğüne yönelik çalışmalarımız bulunmaktadır. Son zamanlarda buğday surveyleri gerçekleştirdik. Bizim aslında sahada gördüğümüz bu yıl gerçekleşen don olayına bağlı olarak bazı tarlalarda kök çürüklük hastalığının görülme sıklık oranında önemsiz derecede bir artışın gerçekleştiğidir. Bu hastalık ile mücadelede bölge çiftçilerimize önerimiz kök ve kök boğaz çürüklüğü için dayanıklı buğday, nohut ya da mercimek çeşitlerini tercih etmeleridir. Ayrıca bu ürünlerin ilk ekiminde kullanılan tohumların sertifikalı ve bu hastalığa karşı Tarım bakanlığımız tarafından önerilen fungisitler ile ilaçlama yaptıktan sonra ekim yapmaları olacaktır. Son olarak, ekimde ürün rotasyonu yapmaları, hastalık şiddetinin azalmasına yardımcı olacaktır."