İsrail'in Gazze işgaline karşı 30 ülke Bogota'da bir araya geliyor... BM Raportörü Albanese: "Bu, Filistin için son 20 ayın en kritik siyasi gelişmesi"
ABD tarafından geçen hafta yaptırımlara maruz kalan Birleşmiş Milletler (BM) Raportörü Francesca Albanese, İsrail'in Filistin'deki işgalini sona erdirmeyi amaçlayan 30 ülkenin katılacağı konferansı 'son 20 ayın en önemli siyasi gelişmesi' olarak nitelendirirken; ABD'nin yaptırımlarına karşı 'düşüncelerini paylaşmaktan geri adım atmayacağını' bildirdi.
(ANKARA) - ABD tarafından geçen hafta yaptırımlara maruz kalan Birleşmiş Milletler (BM) Raportörü Francesca Albanese, İsrail'in Filistin'deki işgalini sona erdirmeyi amaçlayan 30 ülkenin katılacağı konferansı “son 20 ayın en önemli siyasi gelişmesi” olarak nitelendirirken; ABD’nin yaptırımlarına karşı “düşüncelerini paylaşmaktan geri adım atmayacağını” bildirdi.
Francesca Albanese, Kolombiya'nın Bogota kentinde bugün başlayacak; Çin, İspanya ve Katar'ın da katılacağı iki günlük toplantının, İsrail ve Filistin halkı için “varoluşsal bir zamanda” gerçekleştiğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yaptırımlarının kendisini yıldıramayacağını göstermeye kararlı olduğunu dile getiren Albanese, Bogata’da yapacağı konuşmada, "Bu saldırılar, şahsıma karşı yapılmış olarak görülmemelidir. Uluslararası adalet ve özgürlüğü savunmaya cesaret eden herkes için bir uyarıdır. Ancak susturulmayı göze alamayız ve yalnız olmadığımı biliyorum. Bu benimle ya da başka herhangi bir bireyle ilgili değil, tarihlerinin en kritik dönemecinde Filistin halkı için adaletle ilgili” ifadelerini kullanacağını belirtti.
Konferansın amacı, İsrail’in Filistin’deki işgalini sona erdirmeye yönelik tedbirler almak
Konferansın amacının, katılımcı ülkelerin BM Genel Kurulu’na üye devletleri, İsrail’in Filistin’deki hukuksuz işgalini sona erdirmeye yönelik tedbirler almaya zorlayan kararını hayata geçirmek için atabilecekleri somut adımları belirlemek olduğu belirtildi.
Buna göre, İsrail'in Filistin topraklarını işgalinin hukuka aykırı olduğuna dair Temmuz 2024 tarihli Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tavsiye kararının uygulanması için Eylül 2025 tarihi belirlenmişti.
UAD, tavsiye kararında, “İsrail'in güvenlik kaygılarının, güç kullanarak toprak edinmenin yasaklanması ilkesini geçersiz kılmadığını” belirterek, İsrail'i işgalini “mümkün olan en kısa sürede” sona erdirmeye çağırdı. UAD, BM üye devletlerinin, “İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasadışı varlığının yarattığı durumun sürdürülmesine yardım etmeme” yükümlülüğü olduğunu ifade etti.
Kolombiya Devlet Başkanı Petro: “Dünya nihayet, İsrail'in askeri eylemlerine karşı kolektif eyleme geçiyor”
Kolombiya Devlet Başkanı ve konferansın ev sahibi Gustavo Petro, “toplantının, dünyanın nihayet İsrail'in askeri eylemlerini kınamaktan bu eylemleri durdurmak için kolektif eyleme geçtiğini göstereceğini” söyledi.
Toplantının amacının ayrıca siyasi, ekonomik ve hukuki adımları kapsayan ayrıntılı bir plan üzerinde uzlaşmak olduğu vurgulandı. Ancak İsrail’in, ABD’nin desteği sürdükçe “kendini güvende hissettiği” düşünülürken; bu durum, diğer devletlerin İsrail’i izole etmek için ne ölçüde siyasi ya da hukuki adımlar atabileceği konusunda görüş ayrılıklarına yol açıyor.
Başlangıçta Güney Afrika ve Kolombiya tarafından oluşturulan Lahey Grubu, zaman içinde aldığı desteklerle genişledi. Lahey Grubu’nun içinde şu anda Cezayir, Brezilya, İspanya, Endonezya ve Katar da yer alıyor.
Sadece dokuz ülkenin ocak ayında katıldığı Lahey Grubu konferansı, UAD’nin, 26 Ocak, 28 Mart ve 24 Mayıs 2024 tarihlerinde aldığı geçici tedbir kararlarını uygulamayı taahhüt etmişti. Bu, İsrail'e karşı silah ambargosu gibi önlemler anlamına gelirken; İsrail’e ait gemilerin, kendi yetki alanları dahilindeki herhangi bir limana yanaşmasını engelliyordu.
Nellutla: “İsrail'in cezasızlığına son vermek ve suç ortaklığının iplerini koparmak zorunluluk haline geldi”
Lahey Grubu'nun yönetici sekreteri Varsha Gandikota-Nellutla, konuya ilişkin şunları söyledi:
"Bogota'da ikiz bir zorunlulukla bir araya geldik: İsrail'in cezasızlığına son vermek ve suç ortaklığının iplerini koparmak. Uluslararası Adalet Divanı, İsrail'in Filistin topraklarında varlığını sürdürmesini hukuka aykırı sayan kararlarını çoktan verdi. Hukuki netlikten yoksun bir durum söz konusu değildir.
Devletler şimdi, silah ihracatının durdurulmasından askeri teçhizat taşıyan gemilerin limana yanaşmasının engellenmesine ve tüm mağdurlar için adaletin sağlanmasına kadar, yükümlülüklerini nasıl yerine getireceklerini düşüneceklerdir.”