İYİ Parti Samsun Milletvekili Usta: "Türkiye ekonomisinde ciddi bir bozulma var"
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, "Şu an 4 buçuk milyon emeklimiz en düşük emekli maaşını alıyor. Yani 16 bin 881 lira alıyor. Bu maaşla geçinmek diye bir şey asla düşünülemez. Bu maaş insanların karnını doyurabileceği bir maaş değil. Hele ev kirası varsa, bunun ulaşım giderleri var, yakıtı, giyimi var, bunları üst üste koyduğunuzda zaten hiçbir şekilde emeklinin geçinmesi mümkün değil" dedi.
Haber: Mustafa USTA
(SİNOP) - İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, "Şu an 4 buçuk milyon emeklimiz en düşük emekli maaşını alıyor. Yani 16 bin 881 lira alıyor. Bu maaşla geçinmek diye bir şey asla düşünülemez. Bu maaş insanların karnını doyurabileceği bir maaş değil. Hele ev kirası varsa, bunun ulaşım giderleri var, yakıtı, giyimi var, bunları üst üste koyduğunuzda zaten hiçbir şekilde emeklinin geçinmesi mümkün değil" dedi.
Usta, bir dizi ziyaret amacıyla geldiği Sinop’ta ANKA Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Türkiye ekonomisinin her geçen gün kötüye gittiğini belirten Usta, son 10 yılda, özellikle de 2018'de Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesinin ardından ekonomide ciddi bozulma olduğunu ifade etti.
Sistemden ve sistemin getirdiği davranışlardan kaynaklanan sorunlar bulunduğunu söyleyen Usta, şöyle konuştu:
"Bakan Nebati dönemi tam bir felaketti. Bakan Nebati gönderildi, yerine Bakan Şimşek geldi. 2 yıl geçti fakat enflasyonun düşürülmesiyle ilgili ciddi bir mesafe alınamadı. Çünkü Bakan Şimşek’in uyguladığı ekonomik programın iki tane zaafı var. Birincisi, kapsamı dar. Yani, bu özellikle devlet harcamalarını kapsamayan bir program. Yani mali politikası ayağı bu yönüyle zayıf. İkincisi ise yapısal reformları kapsamayan bir program. Kapsamanın dar olması programın başarısızlığını beraberinde getiriyor. İkinci hususta, program çerçevesinde bir kısım mali tedbirler alındı. Bütçe imkanları arttırıldı. Bütçe açıklarını arttıracak tedbirler alındı. Bunlar yapılırken sadece toplumun bir kesimi üzerine yüklenildi."
Usta, konulan vergiler ve kısılan harcamalarla programın yükünün adaletsiz dağıtıldığını, programın sabit gelirli kesimin üzerine yüklendiğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Yük adaletsiz dağıtıldığı için de programın toplum tarafından kabul edilmesi ve başarılı olma ihtimali çok zayıfladı. Özetle söyleyecek olursak, önümüzdeki günlerde bugünleri de arayacağız. Çünkü, zaten esnafın durumu kötüydü, çiftçinin durumu kötüydü. Çiftçilerin destekleri çok düşük. Memur, emekli ve işçinin durumunu zaten biliyoruz. Asgari ücretle ilgili bir güncelleme beklendi ama olmadı. 22 bin 100 lira, bugün açlık sınırının çok çok altında. Diğer tarafından en düşük emekli maaşı 16 bin 881 lira. Bu açlık sınırının neredeyse yarısı boyutunda bir durum. Dolayısıyla, bu kesim zaten zordaydı, şimdi bu kesime ilave olarak tırnağıyla bir yere gelmiş, bugüne kadar mücadele etmiş sanayici de çok zor durumda. Eğer hükümete bir yerden yaslanmadıysa, yandaş değilse, kendi emeğiyle iş yapan sanayici de çok zor durumda.
"Emeklilerin maaşını düşük tutan bir anlayışla bir program yürütülüyor"
Bir kişinin yaşam maliyeti var. Bunlar şu andaki emekli maaşının yaklaşık 2 katı seviyesinde ama şu an 4 buçuk milyon emeklimiz en düşük emekli maaşını alıyor. Yani 16 bin 881 lira alıyor. Bu maaşla geçinmek diye bir şey asla düşünülemez. Bu maaş insanların karnını doyurabileceği bir maaş değil. Hele ev kirası varsa, bunun ulaşım giderleri var, yakıtı, giyimi var, bunları üst üste koyduğunuzda zaten hiçbir şekilde emeklinin geçinmesi mümkün değil. Artık kirada olanlar da kendi evinde duramıyor. Çocuklarının yanına gidiyor. Emekliler gerçekten çok zor durumda. Bunu hükümetin görmesi lazım. Emeklilerin maaşını düşük tutan bir anlayışla bir program yürütülüyor. Ama zengin kesimden hiçbir şey almıyor bu program. Sadece varsa, yoksa emeklinin üzerine bin, asgari ücretlinin üzerine bin, çiftçinin üzerine bin, küçük esnafın üzerine bin. Böyle bir program olmaz.
"Sosyoekonomik seviyesi 7 bölge içerisinde en düşük bölge Karadeniz bölgesi"
Sosyoekonomik endeks önemli bir endeks. 7 coğrafi bölge içerisinde Karadeniz bölgesi maalesef bu endekste en düşük durumda olan bölge. Karadeniz bölgesinde 18 tane il var. 18 il içerisinde de, zaten Türkiye sıralaması o yüzden kötü oluyor, en kötü durumda olan Sinop. Bu endeks neyden oluşuyor? Yüzde 50’si eğitimle ilgili esasında. Yüzde 30’u gelirle, yüzde 20’si de meslekle ilgili. Dolayısıyla bu 3 kriter açısından baktığımızda hem Karadeniz hem de Karadeniz içerisinde Sinop Türkiye’nin en kötü durumunda olan bölgemiz ve ilimiz. Tabii bu potansiyeliyle birlikte değerlendirildiğinde çok kabul edilebilir bir şey değil. İş imkanları çok dar olduğu için zaten gençlerin de yaşayamadığı, özellikle ilçelerden göçmek zorunda olduğu bir kent haline geldi. Dolayısıyla çevreyi bozmadan, Sinop’un güzelliklerini bozmadan, Sinop’un daha fazla gelir üreten bir şehir haline getirilmesi için gayret sarf edilmesi gerekiyor."