İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay: "Sağlıklı kentler için hepimize sorumluluk düşüyor"

TAKİP ET

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı kapsamındaki çalıştayda iklim değişikliği ve çevresel sorunlara dikkat çekerek, bireysel sorumluluk vurgusu yaptı. Tugay, sağlıklı kentler için saha çalışmalarına katılacağını ve kapı kapı dolaşarak geri dönüşümün önemini anlatacağını açıkladı.

(İZMİR)- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, DSÖ Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı kapsamındaki çalıştayda iklim değişikliği ve çevresel sorunlara dikkat çekerek, bireysel sorumluluk vurgusu yaptı. Tugay, sağlıklı kentler için saha çalışmalarına katılacağını ve kapı kapı dolaşarak geri dönüşümün önemini anlatacağını açıkladı.

“Dayanıklı Sağlıklı Şehirler: Herkes için Sürdürülebilir Kentsel Gelecekler Yaratmak” temasıyla Bursa’da düzenlenen Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Sağlıklı Şehirler Ağı 2025 Yıllık İş Toplantısı ve Teknik Konferansı’nın devamı niteliğindeki “DSÖ Çalıştayı”, İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirildi.  

Çalıştaya katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, programın açılış konuşmasında, iklim değişikliğine dikkat çekerek, “Ülkemizde İzmir ve Akdeniz Bölgesi’nin büyük orman yangınlarıyla mücadele ediyoruz ve bu kapsamda iklimin şartlarından olumsuz etkileniyoruz” dedi. Tugay, şunları söyledi:

"Birkaç gün önce Bursa’da çok güzel toplantı ortamında değerli konuklarımız ile yapılan çalışmaları gözden geçirdik. 7’nci fazın bitişini ve 8’inci faza geçişi konuştuk. DSÖ’nün Sağlıklı Kentler Ağı çalışması dünya için çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bunu Türkiye’de başkan olduğum için değil geçen sene başkan değilken de düşünüyordum. Sağlıklı Kentler Ağı'nın hangi problemlerle uğraştığını bilirseniz hepiniz aynı şeyi düşünürsünüz. Sağlıklı Kentler Ağı, daha fazla oranda insanın şehirlerde yaşaması, kentlerin daha büyük problemlere sahip olması ve bunları yönetmedeki zorlukla ilgili çalışıyor. Sadece bugünün kentlerinde değil geleceğin kentleri ile ilgili de sürdürülebilir, refah içinde, adil, herkesin kendi yaşamları ile ilgili şartlara adil erişebildiği ve şehirleri gelecek krizlere hazırlayan çalışmaları yapmayı amaçlıyor. Bu ağın temsilcisi olanlar çok iyi biliyor. İzmir bizim şehrimiz. Çok gurur duyduğumuz çok sevdiğimiz bir şehir. Mavisi ve yeşili bol bir şehir. Biz bir Akdeniz şehriyiz. Akdeniz insanlarının hayata pozitif bakışı olduğunu düşünüyorum. Akdeniz iklimi öyle ki insanı daha romantik yapıyor, sanat yapmaya itiyor bazen de tembelleştiriyor… Biz de henüz uygulama yok ama İspanya, Yunanistan gibi ülkelerde öğlen saatlerde uyuyarak bu işi halledebiliyorlar. Tüm dünyada inanılmaz güzelliklere sahip yerler var. Her şehri güzel yapan şey insanların orada oluşturduğu kültür. Bazen çok yakınlarımızda burnumuzun dibinde olağanüstü şeyler var. İzmir’de bir kuş cenneti var. Buraya çok yakın. Dünyanın özel flamingo topluluklarından birisi orda yaşıyor. İzmirlilerin bile çoğu gidip orayı görmüş değil. Gördüğünüz zaman inanamıyorsunuz bu kadar olağanüstü bir şey ile iç içe yaşadığınızı. Böylesine bir ekosistem içinde bazen korkulara kapılsak da aslında keyif alarak yaşıyoruz. İnsan olmanın bize sağladığı bir şey var bilgi ve aletlerle yaşamımızı konforlu hale getirebiliyoruz. Sınırlarımızı bilmediğimiz için insanlar olarak bazı kişiler ve kurumlar hatta devletler hırslarına hakim olmadığı için ne yazık ki dünya ciddi bir kriz yaşıyor. Sahip olduğu ekosistemin güzelliklerini kaybetmek üzere. Bu yolda ilerliyoruz.”  

“İşin kolayına kaçmamak gerekiyor” 

İklim şartlarının her geçen gün daha da kötüye gittiğine değinen Tugay, “Herkes kuraklığın susuzluğun farkında. Herkes havanın eskiye göre daha sıcak olduğunu farkında. İzmir dahil Akdeniz Bölgesi durdurulmayan orman yangınları ile mücadele ediyor. Bunlar doğal ekosistemi çok ciddi bozuyor. Önlemlerle başa çıkmaya çalışıyoruz ancak kuru havada rüzgar da olunca yangınları durdurmayı başaramıyoruz. Son zamanda iklimin doğrudan ve dolaylı olarak sağlığımızı gittikçe daha fazla bozduğunu biliyoruz. Bizim de yaşamımız gidiyor ve gelecekte sağlıklı yaşamın sürdürülmesi imkansız hale gelecek diye sorunlara dikkatlice bakmak ve yapmamız gerekenlerle ilgili üstümüze düşen sorumluluğu alıp bunları yerine getirmeliyiz. Dünya üzerinde yaşayan herkesin sorumluluğu var. Sadece belediyeler gibi devletin kurumları gibi ya da DSÖ gibi kurumlar çalışma yapıp dünyayı kurtarsın diye düşünülemez. Her birimiz dünyadaki bozulmaya ve kirlenmeye neden oluyoruz. İnsanlar akıllı varlıklar ve bu yanlışı daha önceden görüp yanlış yapanın önünde durmalıydılar. Bu nedenle kendim dahil herkesi eleştirebilirim bu konuda. Yapılan yanlışlara evet demememiz lazım. Bazı insanlar ekonomik gerekçeler sunuyorlar. İşin kolayına kaçmamak gerekiyor” ifadelerini kullandı. 

“Tugay, saha çalışmalarına katılacak” 

Saha çalışmalarına katılacağını açıklayan Tugay, “İnsanlarımızın sağlıklı olması için sağlıklı bir çevreye, iklim şartlarına ihtiyacı olduğunu, bu olmadıkça sağlıklı olmadığını farkındayız. Bu nedenle yürekten aidiyet hissi ile çalışıyoruz. İzBB bünyesinde de göreve geldiğimden beri genç arkadaşlarımızın gönüllü katılımı ile bizim yeşil yakalı dediğimiz grup oluştu 300 civarında. Onlarla birlikte ilçe belediyelerimizin de dahil olduğu ağı büyüterek yürütmeye devam edeceğiz. Bugün gün içinde insanlarımızın kapılarını çalacağım ve dönüşümün ne kadar önemli olduğunu anlatacağım. 2 ay kadar süredir evde atıkları ayrıştırarak topluyoruz ve bu çok iyi gidiyor. Bunu hepimizin bireysel olarak sahiplendiğimizi göstermek için normal bir çalışan gibi ben de katılacağım. İnsanları, evlerinin kapılarının önünde, ‘lütfen çöplerinizi ayrıştırarak atın tehlikeli atıkları normal çöpe atmayın’ diye uyaracağız. Bu benim görev tanımımda yok ancak bunu yapmak istiyorum içimden gelen bir şey bu” diye konuştu.