İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin: "İnsanlarımızın cebindeki para çoğalmadan Kemeraltı'nın iş yapması çok zor"
İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin, ekonomik durgunluğun çarşıya yansıdığını belirterek "İnsanlarımızın cebindeki para çoğalmadan Kemeraltı'nın iş yapması çok zor. Devletin yaptığı bir hatada esnafın hiçbir suçu yokken bunun diyetini maalesef biz ödüyoruz. Bunu cebinde parası eksilen memur, işçi, emekli ödüyor. Ama biz de nasibimizi onlardan alamadığımız zamanda biz de bu şekilde böyle dağınık bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz" dedi.
(İZMİR) - İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin, ekonomik durgunluğun çarşıya yansıdığını belirterek "İnsanlarımızın cebindeki para çoğalmadan Kemeraltı'nın iş yapması çok zor. Devletin yaptığı bir hatada esnafın hiçbir suçu yokken bunun diyetini maalesef biz ödüyoruz. Bunu cebinde parası eksilen memur, işçi, emekli ödüyor. Ama biz de nasibimizi onlardan alamadığımız zamanda biz de bu şekilde böyle dağınık bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz" dedi.
İzmir’in en eski ticaret merkezlerinden biri olan tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda ekonomik daralma esnafı zorlamaya devam ediyor. Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin, çarşıdaki tabloyu değerlendirirken, ekonomik göstergelerin beklentilerin çok altında seyrettiğini söyledi.
ANKA Haber Ajansı'na konuşan Girgin, “Ekonomi bizim istediğimiz düzeyde gitmiyor maalesef. İnsanların cebindeki parayı hala çoğaltamadık. İnsanların cebindeki para çoğaldığı zaman çarşı pazara gelir. Biz ondan da nasipleniriz. Çarşının kendi sorunlarının bitmemiş olmasından ötürü de bizim kendi genel sorunlarımız var. Orman yangınları zaten İzmir'i inanılmaz derecede yordu. Turizm açısından da. Gurbetçilerin gelmesi biraz gecikti ve gurbetçiler artık eskisi gibi para harcayan bir dönemde değiller. İzmirlinin kendine özgü parası İzmir'e yetmiyordu. Bunların totalini topladığımız zaman Kemeraltı istediğimiz durumda değil. Çok sakin, mutsuz, biraz umutlarımızı yitirdiğimiz bir dönem yaşıyoruz" dedi.
Yaz döneminde çarşının en önemli gelir kaynaklarından olan düğün sezonunun etkisini kaybettiğine dikkati çeken Girgin, "Eskisi gibi düğün telaşı yok. Bunu esnaflarla birebir konuşuyoruz. Neden? Maliyetler çoğaldı. Daha az daha kısa programlarla işi bitirmeye çalışıyorlar. Bu bizim beklemediğimiz bir durumdu ama alım gücünüz eksikse verebilme ve satabilme gücünüz azalıyor. İnsanlar her şeyden keser durumdalar. Bir düğünle kalmıyor ki evin eşyasından tutun altınından tutun kendi gücünüzle bağdaştırdığınız zaman inanılmaz derecede artık dengesizlik var. Çarşı düğün sezonunu çok hissetmiş değil. Var ama beklediğimiz düzeyde değil. Biz sünnetlerden, kınalardan, düğünlerden çok beslenen ve çarşının artık lokomotifi olan sektörken gurbetçilerin hem geç gelmesi hem imtina etmesi bizi inanılmaz yordu. Biz ilçelerden çok gelenlerle hayata bağlanıyorduk. İlçelerde de artık her yerde istediği ürünü bulabilme şansı var. Kemeraltı'nı artık biraz daha geriye bıraktılar. Bu da bizim için dezavantaj oldu. İster istemez bu sıkıntı çarşının geneline yansıyor" diye konuştu.
"İnsanların cebindeki para artık yetmiyor"
Ekonomik durağanlığa rağmen çarşıdaki sirkülasyona ilişkin ise Girgin, "Biz hep kalabalığız. Sakin olduğumuz zamanda insanlar buraya zaten motivasyon ve ruhunu dinlendirmek için geliyor. Bizim buranın hala enerjisi yüksek çünkü burada yaşanmışlık ve anıları var. Gelen misafir Kemeraltı'na gelmek istiyor. Her İzmirli açık havadaysa Kemaraltı'nda kendini buluyor. Kalabalık olduğumuzda baktığımız tek şey insanların elindeki çantası, torbası nedir ona bakarız. Evden çıktığı çantayla geri dönüyorsa sıkıntı var demektir. Ama tabi ki oturuyorlar. Tabii ki bir çay kahve içiyorlar. Kendi bütçelerine göre ufak tefek bir şeyler alıyorlar. Çarşı tabi ki yaşayacak. Tabii ki vergimizi ödeyeceğiz. Tabii ki sigortamızı, kiramızı ödeyeceğiz. Ayakta kalmak için bağlarımız müşteriye bağlı. Ama derdimiz biraz daha fazla yapmak, borçlarımızı ödemek, devlete olan yükümlüğümüzü yerine getirmek, çocuklarımız için ve geleceğimiz için kaygımızın olmaması. Asıl sorunumuz o. İnsanların cebindeki para artık bize yetmiyor. Kendisine de yetmiyor. Biz yaptığımız işlerle açığımızı kapatamıyoruz" diye konuştu.
“Pandeminin yükünü hâlâ taşıyoruz”
Pandemi sonrası dönemdeki mali baskıların devam ettiğini söyleyen Girgin, birçok esnafın ödemelerini yapamadığını belirtti. Girgin, “Pandeminin ağırlığını hala üstümüzden atamadık. İnanılmaz derecede yükümüz vardı. Bu yapılandırmalarla beraber yaptığımız ödemeler insanımızı kısmen rahatlattı. Şu anda yine tıkandık. Yine insanların bir yapılandırma beklentisi var. Her şeyi zamanında ödeyemiyoruz. Kirayı ödeyemezsiniz mal sahibi çıkartır. Vakıflar ve devlet çıkartır" ifadesini kullandı.
Vergi ve sigorta borçlarında geçmişteki esnekliğin kalmadığını hatırlatan Girgin, “Eskiden vergi, sigorta borcunuz olurdu bir müsamaha vardı. Şimdi artık bir ay, iki ay, üç ay, belki beş ay sonra direkt malınıza veya bankadaki paranıza bloke konuyor. Her yerden tıkanmışlığımız olunca ister istemez çarşı, pazardaki bizi rahatlatacak iş potansiyeli olmaması çarşı kalabalığıyla doğru orantılı değil maalesef” dedi.
"Devletin yaptığı bir hatada esnafın hiçbir suçu yokken bunun diyetini maalesef biz ödüyoruz"
Devletten ticaretin önünü açacak düzenlemeler beklediklerini vurgulayan Girgin, şunları kaydetti:
“Bizim devletle, belediyelerle ilgili sıkıntılarımız var. Yapılandırmalarla ilgili sıkıntılarımız var. Biz devletten her zaman şeffaf olarak rahat ticaret yapabileceğimiz koşulların sağlanmasını isteriz. Bu kira artışından tutun, vergi yükünün çokluğundan tutun, sigortanın yükünün ağırlığından tutun buradaki otopark ücretinin sınırsızlığından tutun, buradaki esnafın şu güneşte cayır cayır yanan ortamda üstünü örtmekle ilgili sıkıntısından tutun bunlar hep beklentilerimiz. İnsanlarımızın cebindeki para çoğalmadan, bereketi artmadan Kemeraltı'nın iş yapması veya kendi üzerine düşen görevi rahatlıkla yerine getirmesi çok zor. Bu bir süreç. Umarım devlet bu konudaki adımları atar. Bu sıkıntı hepimizde var. Sırf Kemeraltı'nda değil ki. Konya'yla da konuşuyoruz. Kapalı Çarşı ile konuşuyoruz. Ticari hayatımızda dağınıklığımız var. Devletin yaptığı bir hatada esnafın hiçbir suçu yokken bunun diyetini maalesef biz ödüyoruz. Bunu cebinde parası eksilen memur, işçi, emekli ödüyor. Ama biz de nasibimizi onlardan alamadığımız zamanda biz de bu şekilde böyle dağınık bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz."