Kremlin'den Batı'ya Türkiye mesajı: Baskılarınız bize sökmez
Erdoğan ile Putin'in Aşkabat'taki kritik zirvesinin ardından Kremlin'den dikkat çeken bir açıklama geldi. Sözcü Peskov, "Üçüncü ülkelerin baskıları, Türkiye ile olan çok yönlü ilişkilerimizi bozamaz" diyerek Batı'ya mesaj gönderdi.
(ANKARA) – Dünya, Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı jeopolitik kırılmalarla sarsılmaya devam ederken, Ankara ile Moskova arasındaki "özel" ve "pragmatik" ilişki, uluslararası diplomasinin en merak edilen başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Türkmenistan'ın daimi tarafsızlık statüsünün 30. yıl dönümü vesilesiyle Aşkabat'ta düzenlenen "Uluslararası Barış ve Güven Forumu", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i bir araya getirdi. Kritik zirvenin ardından Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamalar, Batı başkentlerinde, özellikle Washington ve Brüksel'de not edilecek türdendi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Türkiye-Rusya ilişkilerinin dışarıdan gelen, özellikle "üçüncü ülkeler" olarak kodlanan Batı bloğunun baskılarına karşı bağışıklık kazandığını ima etti.
"İlişkilerimiz baskıları aşıyor"
Görüşmenin hemen ardından Rus devlet haber ajansı TASS’a konuşan Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, iki liderin buluşmasını ve ülkeler arasındaki ekonomik bağları değerlendirdi. Peskov'un sözlerinin satır aralarında, Türkiye'nin NATO üyesi olmasına rağmen Rusya ile sürdürdüğü ticaret hacmine ve enerji iş birliğine duyulan güven yatıyordu.
Peskov, şu ifadeleri kullandı: "İlişkilerimizin çok yönlü ve çeşitlendirilmiş olması, özellikle ticari ve ekonomik alanda, uluslararası arenadaki zorluklarla ve üçüncü ülkelerden gelen baskılarla başa çıkmamızı sağlıyor."
Bu açıklama, son dönemde ABD ve Avrupa Birliği'nin (AB), Türkiye üzerindeki "yaptırımların delinmemesi" yönündeki baskılarına bir cevap niteliği taşıyor. Kremlin, Ankara ile kurulan mekanizmanın, finansal kısıtlamalara ve diplomatik tehditlere rağmen işlediğini, iki ülkenin birbirine olan ihtiyacının dış müdahalelerden daha baskın olduğunu vurguluyor. Özellikle bankacılık sisteminde yaşanan sıkıntılara ve ticari ödemelerdeki darboğazlara rağmen, Peskov'un "başa çıkıyoruz" mesajı, arka kapı diplomasisinin ve alternatif ödeme yöntemlerinin devrede olduğunun bir işareti olarak yorumlanıyor.
Aşkabat'ta "Enerji ve İstihbarat" masası
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kaldığı otelde gerçekleşen görüşme, sadece liderlerin baş başa sohbetinden ibaret değildi. Masadaki Türk heyetinin profili, görüşmenin stratejik derinliğini gözler önüne serdi. Görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve MİT Başkanı İbrahim Kalın hazır bulundu.
Bu kadro, masadaki ana gündem maddelerinin "enerji" ve "güvenlik" olduğunu haykırıyor.
Enerji: Bakan Alparslan Bayraktar'ın varlığı, Putin'in daha önce gündeme getirdiği "Türkiye'de Doğalgaz Merkezi" (Gas Hub) projesi ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ndeki son durumun konuşulduğuna işaret ediyor. Rusya, gazını Avrupa'ya satmak için Türkiye'yi bir dağıtım üssü olarak kullanmak istiyor; Türkiye ise enerji ticaretinde merkezi bir oyuncu olmayı hedefliyor.
İstihbarat ve Güvenlik: MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın masada olması, Suriye'deki gelişmeler, terörle mücadele ve Ukrayna savaşındaki istihbarat paylaşımlarının ele alındığını gösteriyor.
Ukrayna savaşı ve "Barış" arayışı
Görüşmenin resmi gündem maddelerinden biri de şüphesiz Ukrayna savaşıydı. Türkiye, savaşın başından bu yana sürdürdüğü "denge politikası" ile her iki tarafla da konuşabilen nadir ülkelerden biri. Peskov'un açıklamaları, Moskova'nın Ankara'nın bu arabuluculuk potansiyelini hala önemsediğini, ancak Batı'nın Ukrayna'ya verdiği destek ve Rusya'ya uyguladığı yaptırımlar konusunda Türkiye'nin "tarafsız" kalmasını hayati gördüğünü teyit ediyor.
Erdoğan'ın Aşkabat'taki "Barış ve Güven Forumu"nda bulunması ve burada Putin ile görüşmesi, Ankara'nın "barış masası Türkiye'de kurulmalı" tezini canlı tutma çabası olarak da okunabilir. Ancak Kremlin'in "üçüncü ülkelerin baskısı" vurgusu, Batı'nın Türkiye'yi Rusya'dan uzaklaştırma çabalarının Moskova tarafından yakından izlendiğini ve buna karşı ekonomik iş birliği kartının oynandığını gösteriyor.
Cumhurbaşkanlığı A takımı oradaydı
Kritik zirvede Erdoğan'a eşlik eden heyette, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan da yer aldı. Bu geniş katılım, Türkiye'nin Rusya ile ilişkilere verdiği önemi ve konunun sadece dışişleri bürokrasisiyle değil, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin doğrudan stratejik aklıyla yönetildiğini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak; Aşkabat zirvesi ve Peskov'un açıklamaları, Türkiye-Rusya ilişkilerinin Batı'nın tüm kuşatma çabalarına rağmen "karşılıklı bağımlılık" ilkesi üzerinden yürümeye devam edeceğini, enerji ve ticaretin bu ilişkinin sigortası olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Kaynak: Haber Merkezi / TASS