Meral Danış Beştaş'tan komisyona: Barış dememek için kırk dereden su getiriyorlar
DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda partilerin sunduğu raporları sert dille eleştirdi. Güvenlikçi yaklaşımın iflas ettiğini savunan Beştaş, "Kürtsek Kürdüz, köken möken demeyin artık" diyerek tepki gösterdi.
(ANKARA)- Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Komisyonda konuşan DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, partilerin sunduğu raporlarda kullanılan dili ve kavramlardan kaçınma çabalarını eleştirdi. Beştaş, Türkiye'nin en can yakıcı meselesi olan Kürt sorununun çözümü için "siyaset üstü" bir bakış açısının zorunlu olduğunu vurguladı.
"Güvenlikçi yaklaşım çözümsüzlük getirdi"
Komisyona sunulan verilerin toplumsal barış özlemini kanıtladığını belirten Beştaş, halkın yüzde 58'inin kapsayıcı bir dil beklediğini, güvenlikçi yaklaşımın ise yüzde 19'da kaldığını hatırlattı. Beştaş, "Onlarca yıldır güvenlikçi politikaların sadece çözümsüzlük getirdiğini söyledik. Analizler de bunu doğruluyor. Ancak görüyoruz ki bütün partiler, raporlarında 'barış' dememek, demokratikleşmeyi tam adıyla anmamak için kırk dereden su getiriyorlar" dedi.
"Kürtsek Kürdüz, köken möken demeyin"
Konuşmasında kimlik tartışmalarına ve "Kürt kökenli" ifadesine de değinen Beştaş, eşyayı adıyla çağırmak gerektiğini vurguladı. Beştaş, "2025 yılındayız, hâlâ birileri arkamıza 'köken' kelimesini yapıştırıyor. Ya el insaf! Kürtsek Kürdüz, Türksek Türküz. Önemli olan bu çalışmaları, kimliğimizi ifade etmeye ihtiyaç duymayacağımız bir ülke yaratmak için yürütmektir. Terör paranteziyle bu iş çözülemez; dil talebi var, bu talebi görmezden gelemezsiniz" ifadelerini kullandı.
"Toplumsal hassasiyeti biz siyasetçiler yaratıyoruz"
Televizyonlarda ve siyasette kullanılan kutuplaştırıcı dilin toplumu zehirlediğini savunan Beştaş, komisyona "barış dili" çağrısı yaptı. Beştaş, "Toplumun hassasiyetleri var diyoruz, vallahi de billahi de bu hassasiyetleri biz yaratıyoruz. Gelin komisyon olarak bir hafta sadece kardeşlik dilini kuralım, havanın nasıl değiştiğini göreceksiniz. Ama birileri hâlâ Kürt dememek, Kürt meselesi dememek için direniyor" diye konuştu.
"Leyla Zana'ya yönelik saldırılar kınanmalı"
Leyla Zana şahsında örgütlenen nefret diline ve linç kültürüne de dikkat çeken Beştaş, komisyonun bu konuda net bir tavır almasını istedi. Beştaş, "Bu nefret iklimi, yürütülen sürecin tam karşısındadır. Irkçılık ve cinsiyetçi dil meşrulaştırılıyor. Komisyon olarak bu şiddet ikliminin karşısında durmalıyız. Sayın Başkan, sizin bu konuda yapacağınız bir açıklama barış inşasına olumlu katkı sunacaktır" dedi. Beştaş'ın ardından söz alan Saruhan Oluç da topluma ortak bir mesaj vermek adına "şerhsiz" bir raporun önemine dikkat çekti.
Kaynak: Haber Merkezi