Mersin Dokumaları Kıyafet Sergisi, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor
Kadın emeğiyle üretilen ve Mersin'e özgü dokumaların Dilek Hanif'in modern yorumuyla hayat bulduğu "Mersin Dokumaları Kıyafet Sergisi", Tarsus Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü akademisyenlerini ve öğrencilerini ağırladı.
(MERSİN)- Kadın emeğiyle üretilen ve Mersin’e özgü dokumaların Dilek Hanif’in modern yorumuyla hayat bulduğu "Mersin Dokumaları Kıyafet Sergisi", Tarsus Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü akademisyenlerini ve öğrencilerini ağırladı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde ve Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında yürütülen proje, geleneksel Mersin dokumalarının korunarak modern tasarımlarla buluşturulmasını, kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesini ve bu sayede yerel kalkınma ile kadın istihdamına katkı sağlanmasını amaçlıyor. Dilek Hanif’in tasarımıyla 15 parçalık uluslararası bir koleksiyona dönüşen çalışmalarda; Ak Bez, Çekmeli, Kafesli Tıngıllı ve Kolon dokuma gibi Mersin’e özgü kumaşların kullanıldığı eserler sergileniyor. Gözne’nin pilot bölge olarak belirlendiği projede elde edilen üretim modeli, ilerleyen süreçte kentin geneline yaygınlaştırılacak.
"Proje, günümüzde yaşatılan kültürel bir miras"
Tarsus Üniversitesi Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esra Enes, Mersin’in bir kültürel mirası olan dokumaların, bugünün modern giysileriyle buluşmasının kendilerini çok heyecanlandırdığını belirterek, "Kıyafetler oldukça modern ve öğrencilere ilham kaynağı olabilecek tarzdalar. Bu projenin kadın projesi olması, Mersinli kadınlar tarafından dokunmuş olması ve günümüzde halen yaşatılan bir kültürel mirası olması bizi çok heyecanlandırdı. Proje için öncelikle Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ve tasarımları ile bizlere ilham olan tasarımcı Dilek Hanif’e çok teşekkürler" dedi.
"Dokuma kültürünün yaygınlaşması gerekiyor"
Tarsus Üniversitesi Moda Tasarımı Programı’nda Öğretim Görevlisi Özge Beyaz Kaya da dokuma kültürünün yaygınlaşması gerektiğine dikkat çekerek, artık doğal kumaşlardan, iplerden ve liflerden uzaklaşıldığını, doğal kumaşların dokunarak üretim yapılmasının güzel bir çalışma örneği olduğunu kaydetti. Kaya, "Kadınların da emeğinin olması, bizim ve ülkemiz için bence ayrı güzel bir durum. Çarpana dokuma da büyüklerimiz tarafından yapılarak bu zamana kadar getirildi, fakat artık onlar da unutulmaya yüz tutuyor. Dolayısıyla bu dokumanın biraz daha öne çıkması ve bu şekilde tanıtılması, dünyaca ünlü bir tasarımcı olan Dilek Hanif tarafından bunun gündeme getirilmesi çok güzel bir olay. Bir tekstil tasarımcısı olarak dokumanın, çarpana dokumanın ve iğne oyalarının değerini çok iyi biliyorum. O yüzden de kendisine buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum" diye konuştu.
Dilek Hanif’in tasarımları öğrencilere ilham oldu
Sergiyi gezen öğrenciler ise düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:
-Esra Cay: "Böyle güzel bir sergiyi ve kültürü görmek, benim açımdan çok iyi oldu. Hayal gücüm açısından da bana yeni fikirler verdi. Ben de umarım ileride Batman için, Batman’ın kültürünü yansıtacak ürünler sergileyebilirim. Burayı gezmek ve görmek benim için gerçekten çok güzel oldu. Çünkü biz de moda tasarımı okuyoruz ve ‘Burası nasıl olmuş, şu kısım nasıl olmuş?’ diye biz de baktık ve gerçekten çok güzel bir işçilik gördük. Ben çok beğendim."
-İsa Eren Yeşil: "Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle yapılmış olan sergi, bize hem sektörel anlamda hem de teknik gezi anlamında çok şey kattı. Biz de okulda yaptığımız tasarımlarda eski motifleri ve dokumaları çokça kullanıyoruz. Burada da bunları görmek ve ilham almak çok etkili oldu."
-Güner Kurur: "Bir Tarsuslu ve Mersinli olarak yöremizde böyle güzel dokumaların olduğunu ve kumaşların dokunduğunu bu sergiden önce hiç fark etmemiştim. Bu sergi ufkumu ve gözümü açtı. Çok mutlu oldum. Mersinli tüm kadınlara ve bu işte emeği olan başta Sayın Dilek Hanif hanımefendiye çok teşekkür ediyorum. Çok güzel bir sergi ve tasarım olmuş."
-Zeynep Koçkan: "Her renkten ve kumaştan dokumayı görmek, onlara dokunmak benim için gerçekten güzel bir fırsat oldu. Çok büyük bir emek sarf edilmiş. İzmit’te, yani memleketimde bu şekilde çok fazla dokuma yok. Biraz daha sanayi şehri olduğumuz için, böyle şeyleri görmek bana gerçekten çok büyük bir ilham oldu. İleride kendi tasarımlarımda da kullanmak isterim."