Özgür Özel: İstanbul susmayacak, haysiyet için direniyoruz

TAKİP ET

CHP lideri Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'nun 'casusluk' soruşturması kapsamında ifadeye çağrıldığı gün Çağlayan'da yurttaşlara seslendi. TELE1'e kayyum tepkisi ve iddianame tartışmaları eşliğinde, İstanbulları adliye önüne çağırdı: 'Özgür basın susturulamaz.'

(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun “casusluk” soruşturması kapsamında ifadesi alınırken Çağlayan Adliyesi önünde toplanan kalabalığa hitap etti. Özel, “Susmamak lazım… Mücadele etmek lazım” diyerek İstanbulluları adliye önünde demokratik ve barışçıl dayanışmaya çağırdı. “Televizyonu başında ‘aferin’ diyenlere sesleniyorum: Ya o pijamayı çıkaracaksın ya da bu baskının altında ezileceksin. Bu meydana gelin, tarihe geçin” sözleriyle sokağın enerjisini artırmaya çalıştı.

Meydan çağrısı büyüyor, dayanışma görünürleşiyor

Özel’in çağrısı parti teşkilatları, gençlik ve kadın kolları ile çok sayıda milletvekilini bir araya getirdi. CHP kaynakları, 110 milletvekilinin süreci adliyede takip ettiğini aktardı. Özel, “İçeride bu sorgu ve baskı sürdükçe biz de kimseye zarar vermeden ama haysiyetimizi ezdirmeden mücadele edeceğiz” diyerek kararlılığı vurguladı. Sahnede sık sık “İstanbul buraya!” sloganları yükselirken, çağrı yalnızca parti tabanına değil ekonomik zorluklar yaşayan, barınma kriziyle boğuşan geniş kesimlere de yöneltildi.

Basın özgürlüğü tartışması: TELE1’e kayyum tepkisi

Özel, TELE1 Televizyonu’na kayyum atanmasını ve Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınmasını sert sözlerle eleştirdi. Yayın ekipmanlarına el konulmasını “demokrasiyi zayıflatan uygulamalar” olarak niteleyen Özel, “Özgür basın susturulamaz” diyerek hem kanal emekçilerine hem de izleyicilere dayanışma çağrısı yaptı. Bu çıkış, meydanda bulunan kalabalığın alkışlarıyla karşılık buldu.

İddianame ve hukuk: ‘Saatler içinde çöken dosyalar’

Konuşmasının önemli bir bölümünde yargı süreçlerine odaklanan Özel, İBB ve CHP’li belediyelerle ilgili soruşturmalarda “500 sayfalık iddianamenin saatler içinde çöktüğünü” savundu. “Altındaki savcılara verdi gazı ama en sonunda baltayı taşa vurdular” diyerek iddiaların birbiriyle bağlanamadığını ve siyasi baskı altında üretildiğini öne sürdü. Özel’e göre, “casusluk” başlığı altında yürütülen yeni girişimler, tutuksuz yargılama ihtimaline karşı zaman kazanma hamlesi.

İtirafçı iddiaları ve veri güvenliği polemiği

Özel, soruşturma dosyalarındaki bazı kişi ve iddialara değinirken “itirafçı” söylemlerinin güvenilirliğini sorguladı. Kamu kurumlarında geçmişte yaşanan veri sızıntılarını hatırlatan Özel, “Türkiye’nin bütün verisi çalındı; dönüp dönüp aynı veri üzerinden siyaset yapılıyor” diyerek iktidara yüklendi. “İstanbul Senin” uygulaması üzerinden üretilen suçlamaları da reddeden Özel, kanıt yerine algı operasyonu yapıldığını savundu.

Siyasetin nabzı Çağlayan’da: Seçim ve moral etkisi

Özel’in meydan hattı, muhalefetin sokakta görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor. Kalabalık görüntüler, yalnızca destek şovu değil; seçmende moral tazeleme ve örgüt motivasyonu olarak da okunuyor. Bu strateji, iktidar cephesinde yeni gerilim başlıklarını tetikleyebilir; ancak Özel, “Birlikte mücadele” vurgusuyla olası provokasyonlara karşı dikkat çağrısı yaptı.

Gözler yargı sürecinde: Peki şimdi ne olacak?

İmamoğlu’nun ifadesi, olası iddianame ve yargılama takvimi siyasetin ana gündemi olmayı sürdürüyor. Basın özgürlüğü, ifade hakkı ve yargı bağımsızlığı başlıkları, ulusal ve uluslararası izleyicilerin radarında. Meydandaki dayanışma büyürse, dosyaların seyrinde kamuoyu baskısının belirleyici olup olmayacağı yakından izlenecek. Kısacası, soru net: Suskunluk mu kazanır, yoksa meydanların talep ettiği adalet mi?

Kaynak: Haber Merkezi

Çağlayan Adliyesi özgür özel ekrem imamoğlu Tele1 Merdan Yanardağ Kayyım casusluk soruşturması Basın Özgürlüğü