Savcıların skandal hatası: Murat Ongun'a hayali servet yazdılar
İBB davasında hukuk garabeti yaşanıyor. Tutuklu İBB Danışmanı Murat Ongun, iddianameye giren "zeytinlik ve arsaların" kendisine ait olmadığını belgeledi. Ongun, "Sadece bir evim var, gerisi hayal ürünü" diyerek algı operasyonunu çökertti.
(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen ve siyasi saiklerle açıldığı iddia edilen soruşturmada skandal bir hata ortaya çıktı. Çorlu Karatepe Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, hazırlanan iddianamede kendisine aitmiş gibi gösterilen mal varlığı listesinin tamamen "hayal ürünü" olduğunu açıkladı.
Devletin savcısının, tek bir tıkla Tapu ve Kadastro sisteminden (TAKBİS) doğrulayabileceği bilgileri teyit etmeden iddianameye koyması, davanın ciddiyetini bir kez daha sorgulattı. Ongun, İBB’de göreve başlamadan önce aldığı tek bir evi dışında, iddianamede sıralanan zeytinliklerin, tarlaların ve arsaların kendisine ait olmadığını duyurdu.
Olmayan mallarla "zenginleşti" algısı yaratılıyor
Murat Ongun’un ifşası, iddianamenin ne kadar özensiz veya kasıtlı hazırlandığını gözler önüne serdi. Savcılık makamı, Ongun’un 2014-2019 arasında bir zeytinlik ve arsa; 2019 sonrasında ise 4 arsa, 1 fındık bahçesi ve 2 tarla edindiğini iddia etti.
Ancak Ongun, cezaevinden gönderdiği mesajla bu listeyi yerle bir etti: "Böyle bir malım yok! Tapu kayıtlarına ulaşmak bu kadar kolayken, böylesine abartılı ve fahiş bir hatanın oluşmasında kasıt aramamak elde değil." Bu durum, kamuoyunda İBB bürokratlarına yönelik "haksız kazanç" algısı oluşturmak için masa başında üretilmiş bir liste şüphesini doğurdu.
"Tek bir evim var, onu da memuriyetten önce aldım"
Ongun, mal varlığının şeffaf olduğunu ve bunu polis/savcılık ifadelerinde defalarca belirttiğini vurguladı. İBB’deki görevinden önce edindiği tek bir mesken dışında dikili bir ağacı dahi olmadığını belirten Ongun, masumiyetini şu sözlerle haykırdı:
"Hala sadece bu mesken dışında herhangi bir malvarlığım yoktur. Medya ve sosyal medyada haksız suçlamalara maruz bırakıldım. Bu yanlışın düzeltilip kamuoyuna doğru açıklama yapılmasını bekliyorum."
Hukukçular, bir savcının şüphelinin üzerine kayıtlı olmayan gayrimenkulleri iddianameye yazmasının "maddi hata" sınırlarını aştığını ve davanın güvenilirliğini temelden sarstığını belirtiyor.
Kaynak: Haber Merkezi