Şimşek: Vergi yükü OECD ortalamasının altında
Plan ve Bütçe Komisyonu'nda konuşan Mehmet Şimşek, vergi yükünün yüzde 23,5 ile OECD ortalamasının altında olduğunu söyledi. Bütçe disiplininin süreceğini, reform paketlerinin Meclis'e geleceğini açıkladı. Muhalefet tepki gösterdi. İşte ayrıntılar…
(TBMM) – Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesini ve kesin hesaplarını sundu. “Vergi yükümüz uluslararası kıyaslamalarda yüksek değil” diyen Şimşek, genel vergi yükünü yüzde 23,5 olarak paylaştı; bunun OECD ortalamasının belirgin biçimde altında olduğunun altını çizdi. Sunum boyunca “vergide adalet”, “gönüllü uyum” ve “harcamalarda sıkı duruş” vurguları öne çıktı. Muhalefet milletvekilleri ise özellikle vergilerle ilgili değerlendirmelere oturum boyunca söz atarak tepki gösterdi.
Vergi yükü, adalet ve gönüllü uyum
Şimşek’e göre Türkiye’de vergi yükü OECD ortalamasına kıyasla düşük; ancak yapısal sorun dolaysız vergilerin payının az olmasında. Bu çerçevede, yüksek gelir gruplarına yönelik artışları hatırlattı: kurumlar vergisinin yüzde 25’e çıkarılması; banka ve finans kurumlarında bu oranın 10 puan daha yüksek belirlenmesi; çok uluslu şirketlere yüzde 15, yurt içindeki şirketlere yüzde 10 asgari kurumlar vergisi getirilmesi… “Vergi denetimindeki amacımız ceza kesmek değil, mükellefi bilgilendirip gönüllü uyumu artırmaktır” diyerek yaklaşımı özetledi.
Şimşek, kâr paylarında stopajın yüzde 15’e yükseltildiğini; taşınmaz satış kazanç istisnasının kaldırıldığını; iştirak hissesi satış kazancı istisnasının yüzde 50’ye düşürüldüğünü; yatırım fon ve ortaklıklarının gayrimenkul kazançlarının yüzde 10 asgari kurumlar vergisine tabi tutulduğunu aktardı. Böylece vergi mimarisinin daha adil ve etkin bir zemine oturtulmasının hedeflendiğini söyledi.
Bütçe açığı patikası ve harcama disiplini
Bakan, bütçe açığının milli gelire oranının 2023’te yüzde 5,1’den 2024’te yüzde 4,7’ye indiğini; 2025’te yüzde 3,6 seviyesinin öngörüldüğünü belirtti. OVP’de 2025 için daha önce öngörülen yüzde 3,1’den yukarı yönlü revizyonun, bazı vergi gelirlerinin beklentinin altında kalmasından kaynaklandığını ifade etti. 2026 için bütçe açığı hedefi yüzde 3,5.
“Harcamalarda sıkı duruş” başlığı altında, Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi sayesinde genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payının uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6’dan yüzde 3,1’e gerilediğini söyledi. 257 kamu idaresinin Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi ile izlendiğini, bugüne dek 1.958 harcama biriminde denetim yapıldığını açıkladı.
Reform dosyaları Meclis yolunda
Şimşek, kamu maliyesine ilişkin üç alanda reform taslağı hazırlandığını duyurdu: Kamu İhale Reformu, KİT Yönetişim Reformu ve Mahalli İdare Mali Kuralları. Bu başlıkların Meclis’e sunulmasının beklendiğini belirtti. Mali saydamlık, hesap verebilirlik ve kaynak tahsisinde verimlilik vurgusu yaptı; “disiplin + reform” kombinasyonunun büyüme kalitesini iyileştireceğini savundu.
Vergi harcamaları ve kayıt dışıyla mücadele
Bakanlığa göre vergi harcamalarının (istisna ve muafiyetler) milli gelire oranı 2023’te yüzde 6,5’ten 2024’te yüzde 6,2’ye indi; 2025 için yüzde 5,1, 2026 için yüzde 4,7, OVP dönemi sonunda yüzde 4,1 hedefleniyor. Bu düşüşte istisna ve muafiyetlerin rasyonelleştirilmesi etkili.
Kayıt dışıyla mücadelede saha denetimlerine dikkat çeken Şimşek, 2024’te belge düzeni ve KDV kontrolü için 1 milyon 125 bin, 2025’in ilk 9 ayında 1 milyon 110 bin denetim yapıldığını; hasılat tespiti uygulaması kapsamında yılın ilk 9 ayında 253 bin denetim gerçekleştirildiğini söyledi. Amaç: ceza kesmekten çok uyumu artırmak ve tabanı genişletmek.
Gelir tabanı genişliyor mu?
Beyanname sayılarındaki artış dikkat çekici: 2024 yılında kira, ücret, menkul sermaye iradı ve diğer kazançlara ilişkin beyanname sayısı yüzde 24 artışla 2 milyon 248 bine çıktı; hesaplanan vergi ikiye katlandı. Bu yıl 473 bin mükellef ilk kez beyan verdi. Ticari, zirai ve serbest meslek kazancı beyanname sayısı 2,7 milyonu aşarken, beyan edilen vergi tutarı yüzde 90 artışla 143,7 milyar TL’ye ulaştı. 2022’de 3,8 milyon, 2023’te 4,4 milyon olan gelir vergisi beyanname sayısı 2024’te 5 milyona yükseldi.
Faiz yükü, borçlanma ve deprem etkisi
Deprem kaynaklı harcamalar ve artan borçlanma nedeniyle faiz harcamalarının GSYH’ye oranı 2025’te yüzde 3,3, 2026’da yüzde 3,5 olarak öngörülüyor. Şimşek, azalan deprem harcamaları ve iyileşen faiz dışı denge sayesinde oranın 2027’de yüzde 3,4, 2028’de yeniden yüzde 3,3’e gerilemesini beklediklerini ifade etti. Kamu borçluluğunun ise uluslararası kıyaslarda hâlâ nispeten düşük seyrettiğini vurguladı.
İstihdam, reel sektör ve tarıma destek
İstihdamı koruma hedefi kapsamında, tekstil, giyim, deri ve mobilya gibi belirli imalat sektörlerinde çalışan başına aylık 2.500 TL prim desteği veriliyor. Hazine Destekli Kefalet Sistemi ile imalat, ihracat ve yatırımlara öncelik tanındı; 2025’te devreye alınan 8 yeni paketle ilave 94 milyar TL kredi imkânı sağlandı.
Tarımsal destekler için 2026’da 626 milyar TL kaynak ayrıldığı, 1,1 milyon çiftçiye 2025’in ilk 9 ayında 144 milyar TL Hazine faiz/kâr payı desteği sağlandığı belirtildi. 780 bin esnaf ve sanatkâr için ise 49 milyar TL Hazine faiz desteği açıklandı.
Bakanlık bütçesinin kalemleri
HMB’nin 2026 bütçe teklifi toplam 8,84 trilyon TL (faiz hariç 6,1 trilyon TL). Bu tutarın yaklaşık yüzde 1,3’üne denk gelen 77,8 milyar TL, doğrudan bakanlık hizmetleri için öngörüldü. 2026’da ödenek teklifleri: GİB 70,6 milyar TL; ÖİB 474,7 milyon TL; TÜİK 6,7 milyar TL. 2024’te 4,67 trilyon TL olan bakanlık bütçesinin 4,55 trilyon TL’si kullanılırken, 40 milyar TL’lik kısım bakanlık hizmetlerinde harcandı.
Muhalefetin eleştirisi ve sahadaki yansıma
Komisyon salonunda muhalefetin en yoğun itirazı dolaylı vergiler üzerinden geldi. Eleştiri hattı net: Tüketim üzerinden alınan vergilerin payı, düşük ve orta gelir grupları üzerinde yük oluşturuyor; “vergi adaleti” söylemi sahadaki alım gücü kaybını telafi etmiyor. Şimşek’in “dolaysız vergilerin artırılması temel ihtiyaç” vurgusu, bu eleştiriyi kısmen doğruluyor; ancak muhalefete göre eşitsiz etkiler devam ediyor.
Okur gözünden bakınca soru şu: Vergi tabanını genişletirken hem yatırım iştahını koruyup hem de alım gücünü nasıl destekleyeceğiz? Cevap, dolaysız vergileri artıran ve kayıt dışını aşağı çeken, ama üretken yatırımı boğmayan bir denge formülünde yatıyor.
Disiplin mesajı, sosyal denge sınavı
Şimşek’in paketi, piyasalara “disiplin ve öngörülebilirlik” sinyali gönderiyor. Reform başlıkları, kamu alımlarından KİT yönetimine kadar verimliliğe odaklanıyor. Fakat siyaset sosyolojisi başka bir pencere açıyor: geniş kitlelerin hissettiği geçim baskısı ile bütçe disiplini nasıl bağdaştırılacak? Vergi harcamalarını azaltırken stratejik istisnalar ve hedefli sosyal destekler ile dar gelirli kesimlerin korunması, vergi adaleti söylemini somutlaştıracak tek yol gibi görünüyor.
Kısacası, komisyon oturumunda verilen rakamlar bir mali çerçeve sunuyor; fakat sahada belirleyici olacak olan, bu çerçevenin fatura dağılımı. Uygulamadaki adalet algısı, reformların toplumsal meşruiyetini belirleyecek.
Kaynak: Haber Merkezi