Taksiciler de dertli: "Kazandığımız para sanayiye parçacıya gidiyor, para biriktirme şansımız yok"
Sinoplu taksici Yusuf Yılmazer, 'Kazandığımız para sanayiye parçacıya gidiyor. Boğazımızdan geçeni biz kâr olarak görüyoruz. Para biriktirme şansımız yok. Ben 50 yıllık taksi şoförüyüm. 30 yıl önce ben 10 gün çalışıyordum, 20 gün yatıyordum ve hayatımı idam ettiriyordum. Ayrıca tek tabanca çalışıyordum. Şimdi 3 kişi çalışıyoruz, araba 24 saat çalışıyor ama paranın hiçbir hükmü, değeri yok' diye konuştu.
Haber: Mustafa USTA
(SİNOP) - Sinoplu taksici Yusuf Yılmazer, ''Kazandığımız para sanayiye, parçacıya gidiyor. Boğazımızdan geçeni biz kâr olarak görüyoruz. Para biriktirme şansımız yok. Ben 50 yıllık taksi şoförüyüm. 30 yıl önce ben 10 gün çalışıyordum, 20 gün yatıyordum ve hayatımı idam ettiriyordum. Ayrıca tek tabanca çalışıyordum. Şimdi 3 kişi çalışıyoruz, araba 24 saat çalışıyor ama paranın hiçbir hükmü, değeri yok'' dedi.
Sinoplu taksiciler artan akaryakıt fiyatlarından ve ekonomik krizden dolayı, zor günler geçirdiğini belirtti. Sinop’ta taksicilik yapan Yusuf Yılmazer, şöyle konuştu:
''Eski müşteriler yok tabii ki. Geçen yıl Sinop daha iyiydi ve kalabalıktı. Para kazanıyoruz ama paranın değeri yok. Türkiye’nin en büyük para birimi 200 lira. 200 lirayla buradan taksiyle sadece Karakum plajına gidiyorsunuz. Vatandaş da mağdur oluyor. Daha doğrusu vatandaşın taksiye verecek o kadar parası yok. Trafik de yoğun. İşimizi yapamıyoruz. Kazandığımız para sanayiye parçacıya gidiyor. Boğazımızdan geçeni biz kâr olarak görüyoruz. Para biriktirme şansımız yok. Ben 50 yıllık taksi şoförüyüm. 30 yıl, 40 yıl önce ben 10 gün çalışıyordum, 20 gün yatıyordum ve hayatımı idam ettiriyordum. Ayrıca tek tabanca çalışıyordum. Şimdi 3 kişi çalışıyoruz, araba 24 saat çalışıyor ama paranın hiçbir hükmü, değeri yok. Mazot 55 lira. Mazotun 55 lira olduğu yerde fren balatası 2 buçuk yıl önce 70 liraydı, şimdi 2 bin lira. Her gün frene basıyoruz. 2 yıl önce 4 lastiğe 6 bin lira para verdim, 1 ay önce 4 tane lastik aldım 16 bin lira. Sinop’ta eski kalabalık da yok artık. Gelen de arabanın içinde yatıyor zaten.''
''Mazot 50 liranın üzerinde, biz gaz alarak çalışıyoruz ama o da 30 liraya dayandı''
Taksici Selami Öztürk ise yaşadıkları sıkıntıyı şöyle anlattı:
''Birikim yapmak maalesef mümkün değil. Anca kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Ben şu anda emekliyim. Emeklilerin durumu zaten belli. Ben emekli olduktan sonra İstanbul’dan Sinop’a geldim. Maaşlar da az. Ben kirada oturuyorum ve 15 bin lira kira veriyorum. Bunun yemesi içmesi derken, kızım da okula gidiyor. Oğlum da askerden geldi ve şu an boşta. Hayat pahalı Sinop’ta. Türkiye daha da pahalı. Mazot 50 liranın üzerinde, biz gaz alarak çalışıyoruz ama o da 30 liraya dayandı. Giderlerimiz de çok. Yıkaması var, yemesi, içmesi var. Kazandığımız para anca idare ediyor. Çalışmasam mümkün değil. Kira olunca insanda her şey değişiyor. Aslında emeklilerin bu ülkede çalışmaması lazım. Benim şuanda sahillerde gezmem, denizde olmam lazım, kızımı eğlendirmem lazım ama ben gündüz saat 2’de geliyorum gece 4’e kadar çalışacağım. Yatıp sabah tekrar kalkıp işe geleceğim. Hiçbir sosyal faaliyetim yok. Mecburen çalışıyoruz.''