Ümit Özdağ: PKK'yı Suriye'den meşrulaştırmak siyasi tuzaktır

TAKİP ET

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, Edirne'deki 'Millet Toplantısı'nda asgari ücret ve emekli zamları üzerinden Cumhur İttifakı'na yüklendi. Özdağ, İran-Suriye hattındaki risklere dikkat çekerek 'PKK'yı Suriye üzerinden meşrulaştırma girişimi Türkiye'ye kurulmuş siyasi tuzaktır' dedi.

(İSTANBUL) – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Edirne’de “Millet Toplantısı” kapsamında düzenlenen buluşmada ekonomiden sığınmacı politikasına, Suriye sahasından güvenlik başlıklarına uzanan geniş bir çerçevede açıklamalar yaptı. Özdağ, Cumhur İttifakı’nı asgari ücret, emekli zamları ve esnafın yaşadığı sıkışma üzerinden eleştirirken, dış politikada İran, Suriye ve İsrail hattında yeni risklerin biriktiğini savundu.

Özdağ, konuşmasına ocak ayı boyunca sahada olacağını vurgulayarak başladı. İstanbul’da ilçe ilçe dolaşacağını, genel başkan yardımcılarının da çok sayıda ilde çalışma yürüteceğini söyleyen Özdağ, esnafı, emeklileri, işçileri ve sivil toplum kuruluşlarını dinlediklerini, sahada karşılaştıkları tablonun “geçim krizi” olduğunu dile getirdi.

Esnaf ve emekli üzerinden iktidara sert eleştiri

Özdağ, sahada en çok emekli, işçi ve esnafın geçim derdini dinlediklerini belirterek asgari ücret ve emekli zamlarına tepki gösterdi. Aralık ayında açıklanan enflasyonun ardından SGK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 12, memur ve memur emeklilerine yüzde 18 zam verildiğini hatırlatan Özdağ, bu artışların yurttaşın gerçek hayat pahalılığıyla bağını kurmadığını savundu.

“16 milyon 800 bin emekli, dul ve yetim yıllardır yok sayılıyor” diyen Özdağ, Cumhur İttifakı’nın gündeminde çalışanlar ve emekliler olmadığını öne sürdü. Esnafın ise iktidarın gündeminde “Maliye Bakanlığı’nın kestiği cezalarla” yer bulduğunu söyleyen Özdağ, semt pazarında siftahsız dükkân kapatan esnafı, pazardan boş fileyle dönen emeklileri, ileri yaşına rağmen geçinmek için çalışmak zorunda kalan yurttaşları dinlediklerini anlattı.

Özdağ, iktidarın toplumun yoksullaşan kesimlerinden koptuğunu ileri sürerek “Sarayda lüks içinde yaşayanların” sahadaki tabloyu görmediğini söyledi. İktidarın “güven ve istikrar” vaadiyle geldiğini, ancak yurttaşın açlık ve yoksullukla karşı karşıya bırakıldığını savundu.

İsraf ve sığınmacı politikası üzerinden vaatler

Türkiye’nin zengin bir ülke olduğunu, ancak kaynakların adil dağıtılmadığını söyleyen Özdağ, “küçük bir azınlığın çok yüksek refah düzeyinde yaşadığını, büyük çoğunluğun ise geçim mücadelesine itildiğini” ifade etti. Bu tabloyu “yanlış kaynak kullanımı ve israf” olarak tanımlayan Özdağ, Zafer Partisi iktidarında israfı bitireceklerini söyledi.

Özdağ, sığınmacı ve kaçakların “bir yıl içinde devletler hukukuna uygun olarak” vatanlarına gönderileceğini savunarak, sığınmacılar için harcandığını belirttiği kaynağın Türk milletine ayrılması gerektiğini dile getirdi. “Hırsızlığı, yolsuzluğu, talanı durduracağız” diyen Özdağ, insani yardım adı altında aktarıldığını söylediği kaynakların da Türkiye’nin ihtiyaçlarına yönlendirileceğini kaydetti. Kullanılmadığını öne sürdüğü bazı yatırımların “rant düzenine” dönüştüğünü söyleyen Özdağ, bu başlıklarda yeni bir mali disiplin kurulacağını ifade etti.

İran, Suriye ve İsrail hattında uyarılar

Özdağ, konuşmasının geniş bölümünde dış politika ve güvenlik başlıklarına da yer verdi. Orta Doğu’da ve Karadeniz çevresinde çatışma risklerinin sürdüğünü, İran coğrafyası üzerinde büyük bir gerilim ihtimalinin konuşulduğunu belirtti. Böyle bir tabloda Türkiye’nin ağır biçimde etkilenebileceğini savunan Özdağ, İran’dan yeni bir göç dalgası ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Suriye sahasında artan gerilime değinen Özdağ, HTŞ ve PYD arasındaki çatışma ihtimalinin büyüdüğünü, Suriye’nin yeniden iç savaşa sürüklenme riski taşıdığını savundu. Bu tablonun Türkiye’ye yeni bir sığınmacı baskısı ve güvenlik riski olarak döneceğini ileri sürdü. Suriye’nin kuzeyindeki YPG varlığına ilişkin değerlendirmesinde ise bu yapının Şam’la entegrasyonu tartışmalarına itiraz ederek, bunun Türkiye açısından “meşrulaştırma” sonucuna yol açacağını iddia etti.

Özdağ, “Öcalan Cumhur İttifakı’nı başarıyla oyalıyor ve YPG’ye zaman kazandırıyor” diyerek, “PKK terör örgütünü Suriye üzerinden meşrulaştırma girişimi, Türkiye’ye kurulmuş bir siyasi tuzaktır” ifadelerini kullandı.

13 başlıkta siyaset ve güvenlik önerileri

Özdağ, toplantıda 13 başlıkta iç politika ve güvenlik önerilerini de anlattı. Buna göre “düşman ceza hukuku” uygulamalarına son verilmesi, Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması ve yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. TBMM’nin yetkilerinin yeniden tahkimi, bakan yardımcılığı uygulamasının kaldırılarak müsteşarlık sistemine dönüş, 2017 öncesi kurumsal işleyişe yakın bir devlet-bürokrasi düzeni kurulması gerektiğini savundu.

Güvenlik mimarisi açısından kuvvet komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Genelkurmay Başkanlığı’na, Genelkurmay’ın ise Millî Savunma Bakanlığı’na bağlanmasını; emir-komuta birliğinin yeniden tesis edilmesini önerdi. GATA başta olmak üzere askeri sağlık sisteminin yeniden kurulması ve askeri yargının yeniden göreve başlaması gerektiğini söyledi. Sığınmacı ve kaçakların dönüş sürecinin başlatılacağını belirten Özdağ, PKK ve siyasi uzantılarıyla her türlü müzakerenin sona erdirilmesi ve TBMM’de kurulan komisyonun dağıtılması gerektiğini ifade etti.

Özdağ ayrıca sınırlarda “tam kontrol” sağlanmasını, Ottowa Antlaşması’ndan çekilerek sınırlara yeniden mayın döşenmesini savundu. Karadeniz’de Montrö rejiminin tavizsiz uygulanması, Doğu Akdeniz’de “Mavi Vatan” yaklaşımından geri adım atılmaması ve hava savunma sistemlerinin hızla hazır seviyeye getirilmesi gerektiğini kaydetti.

Beyin göçü için “Zafer Havayolları” çıkışı

Özdağ, konuşmasının sonunda beyin göçüne de değinerek, yurt dışına giden nitelikli insan kaynağını geri getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bu başlık için “Zafer Havayolları” adını verdiği programı işaret eden Özdağ, yurt dışına gidenlerin Türkiye’yi sevmedikleri için değil; liyakatsizlik, hukuksuzluk ve güvensizlik hissi nedeniyle ayrıldıklarını savundu. Sağlık çalışanlarıyla ilgili örnek vererek, Zafer Partisi iktidarında hiçbir doktorun şiddet tehdidi altında çalışmasına izin verilmeyeceğini ileri sürdü.

Özdağ, konuşmasını Türkiye’nin “kritik ve zor günlerden geçtiğini” söyleyerek tamamladı ve partisinin hem eleştiriyi hem de çözüm önerilerini birlikte ortaya koyduğunu belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi

Ümit Özdağ zafer partisi Millet Toplantısı Cumhur İttifakı Sığınmacı