Yozgat'ta emekçilerin eylemi devam ediyor
Türk-İş üyesi emekçilerin, 2025 yılı toplu iş sözleşme sürecinde kamu işçilerinin insanca yaşam taleplerini görünür kılmak, kamuoyunu bilgilendirmek, hükümetin sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamak amacıyla başlatılan eylemler devam ediyor. Yozgat'ta Özel İdare ve Şeker Fabrikasında çalışan emekçilerle birlikte, diğer iş kollarında çalışan emekçiler mesai bitiminde Cumhuriyet Meydanı'nda toplandı, basın açıklaması yaptı. Emekçiler basın açıklaması sonrasında hükümet ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek aleyhinde sloganlar attıktan sonra dağıldı.
Haber: Seyfi ÇELİKKAYA
(YOZGAT)- Türk-İş üyesi emekçilerin, 2025 yılı toplu iş sözleşme sürecinde kamu işçilerinin insanca yaşam taleplerini görünür kılmak, kamuoyunu bilgilendirmek, hükümetin sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamak amacıyla başlatılan eylemler devam ediyor. Yozgat’ta Özel İdare ve Şeker Fabrikasında çalışan emekçilerle birlikte, diğer iş kollarında çalışan emekçiler mesai bitiminde Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı, basın açıklaması yaptı. Emekçiler basın açıklaması sonrasında hükümet ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek aleyhinde sloganlar attıktan sonra dağıldı.
Yozgat’ta kamuda çalışan emekçiler, akşam mesai bitimi sonrasında saat 18.00’a doğru Atatürk Anıtı’nın bulunduğu Cumhuriyet Alanı’nda toplandı. Alana, Sorgun ilçesinde bulunan Yozgat Şeker Fabrikasında çalışan işçiler, sendika tarafından temin edilen otobüslerle geldi. Türk-İş’e bağlı sendika üyesi kamu işçileri meydanda bir süre sloganlar attı, sonrasında ise hazırlanan basın açıklamasını Türk-İş Yozgat İl Başkanı Turgut Gözübüyük okudu. Gözübüyük, “Biz kamuda çalışan işçiler olarak; 2025 yılı Toplu İş Sözleşme sürecinde karşılanmayan taleplerimiz, ücret artışımız ve haklarımız için verdiğimiz mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimizi her fırsatta dile getirdik. Bu kararlı duruşumuzun bir parçası olarak eylem planımızı kamuoyuna duyurduk. Geçtiğimiz hafta, 81 ilde iş yerlerimizin önünde bildirilerimizi okuduk. Uyardık, çağrıda bulunduk. Dedik ki; ‘Geçim derdi büyüdü, bu teklif toplu sözleşme değil, toplu oyalamadır! İşçiyi, emekçiyi açlığa mahkum etmektir!’ Ve bugün, eylem planımız doğrultusunda bir adım daha atıyoruz, alanlardayız, meydanlardayız. Kitlesel olarak sesimizi yükselteceğiz” dedi.
“Biz emekçiyiz! Biz işçiyiz! Biz köle değiliz!”
Hükümetin kendilerini sürekli oyaladığını aktaran Gözübüyük, açıklamasında şunları söyledi:
“Fakat görüyoruz ki ne bizi duyan olmuş, ne de halkın gerçekleriyle yüzleşen. Hükümet geçtiğimiz hafta cuma günü yapılan toplantıda bizlere yine geçim şartlarına uygun olan, kabul edilebilecek bir teklif sunmamıştır. Hatta öyle bir teklif ki işçinin emeği adeta yok sayılmıştır. Bize reva görülen ücret tüm ülkede işçi kitlemiz ve kamuoyu tarafından üzüntüyle karşılanmıştır. Neden mi üzüldük. Bu ülke hepimizin ve biz ülkemize milletimize hizmet ediyoruz. Siz bunu unuttunuz bunu! Biz ona üzüldük. Buradan meydanlardan bir kez daha sesleniyoruz! Biz emekçiyiz! Biz işçiyiz! Biz köle değiliz! Biz çalışıyoruz, onlar oyalıyor. Biz üretiyoruz, onlar görmezden geliyor. Taleplerimiz duyulana kadar, haklarımız teslim edilene kadar, emek mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. İşte bu yüzden artık sokaktayız, meydanlardayız, alanlardayız! Geçinemiyoruz. Zordayız. Eylemse eylem, grevse grev! Meydanlarda mı yatacağız yatarız, aç mı kalacağız kalırız. Zaten çalışan biziz, zaten aç kalan biziz. İşçiyiz biz işçi. Hakkımızı alana kadar, direne direne kazanacağız.!”
“Pazardan eli boş dönen emekçi TÜİK'in verilerine değil, cebindeki iç kuruşa bakarak yaşamaya çalışıyor”
Türk-İş Yozgat İl Başkanı Turgut Gözübüyük, TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarıyla halkın yaşadığı gerçekler arasında dağlar kadar fark bulunduğuna dikkat çekerek, konuşmasını şöyle tamamladı:
“TÜİK in verileri yaşadığımız geçim sıkıntısını yansıtmıyor. Mutfakta yangın var, ama TÜİK hâlâ ‘güzel havalardan’ bahsediyor! Biz emekçiler pazarda, manavda, sokakta gerçek enflasyonu yaşıyoruz. Açıkladığınız veriler bu yangını ne söndürebilir, ne de gizleyebilir! Pazardan eli boş dönen emekçi TÜİK'in verilerine değil, cebindeki iç kuruşa bakarak yaşamaya çalışıyor. Gerçekleri görmek istiyorsanız TÜİK'in raporlarına değil, işçinin boş tenceresine bakın! Ülkemizde vergi yükü işçinin emekçinin sırtına bindirilmiş. Maaşlarımız daha cebimize girmeden yüzde 20'si eriyor. Az kazanandan çok vergi alan bir sistemde adaletten söz edilemez. Yanlış hesaplarınızın faturasını biz emekçilere ödetemezsiniz! Çıkıp bir sokağa balan, çarşıya pazara bakın!”