3I/ATLAS sinyali 1977'deki "Wow" sinyaliyle örtüştü: Uzayda gizem büyüyor
Gökbilim dünyası, 1977'deki ünlü 'Wow!' sinyaliyle aynı yönden gelen yeni bir radyo dalgası tespit etti. 3I/ATLAS adlı yıldızlararası cisimden alınan sinyal, uzayda yapay bir kaynak olabileceği iddialarını yeniden gündeme taşıdı. İşte detaylar…
Güney Afrika’daki MeerKAT radyo teleskobu, insanlık tarihinin en gizemli uzay olaylarından birini yeniden alevlendirdi. Bilim insanları, 3I/ATLAS adlı yıldızlararası cisimden ilk kez net bir radyo sinyali tespit etti. Dahası, bu sinyalin yönü 1977’de kaydedilen efsanevi “Wow!” sinyaliyle birebir örtüşüyor.
Bu gelişme, bilim camiasında “tesadüf mü, temas mı?” tartışmasını başlattı. Uzmanlara göre bu keşif, 3I/ATLAS’ı artık sıradan bir kuyruklu yıldız değil, olası bir yapay kaynak haline getiriyor.
Sinyali yakalayan teleskop: MeerKAT
Tespit, 24 Ekim 2025’te Güney Afrika Radyo Astronomi Gözlemevi’ndeki MeerKAT teleskobu tarafından yapıldı. Daha önceki 20 ve 28 Eylül denemeleri başarısız olmuştu.
Teleskop, cisimden yayılan hidroksil (OH) moleküllerine ait radyo emilim çizgilerini 1.665 ve 1.667 gigahertz frekanslarında kaydetti.
Harvard Üniversitesi’nden Prof. Avi Loeb, blogunda keşfin ayrıntılarını paylaşarak sinyalin, cismin Dünya’ya göre yüksek hızından kaynaklandığını belirtti. Loeb, “230 Kelvin sıcaklıkta yayılan bu moleküler sinyal, 3I/ATLAS’ın çevresiyle etkileşim halinde olduğunu kanıtlıyor.” dedi.
3I/ATLAS: Davranışı normal olmayan bir ziyaretçi
1 Temmuz 2025’te keşfedilen 3I/ATLAS, Güneş Sistemi’ne giren üçüncü yıldızlararası cisim olarak biliniyor. Ancak davranışları, bilim insanlarını şaşırtıyor.
Cismin kuyruğu yok, hatta ilk tespit edildiğinde “anti-kuyruk” adı verilen ters yönlü bir parçacık izi sergiledi.
Bu anomaliler, bazı araştırmacıları 3I/ATLAS’ın doğal bir gök cismi olmayabileceği ihtimali üzerinde durmaya itti.
NASA, Juno uzay aracının 2026 Mart ayında cisim 53 milyon kilometre mesafedeyken düşük frekansta radyo sinyali arayacağını duyurdu.
“Wow!” sinyaliyle şaşırtıcı benzerlik
15 Ağustos 1977’de Ohio Eyalet Üniversitesi’ndeki Big Ear teleskobu, evrenden gelen güçlü ve açıklanamayan bir sinyal yakalamıştı.
Astronom Jerry Ehman, çıktının yanına sadece “Wow!” yazarak insanlık tarihinin en ikonik notlarından birini bırakmıştı.
Şimdi, 3I/ATLAS’tan gelen sinyalin yönü Wow! sinyaliyle sadece 9 derecelik bir farkla örtüşüyor.
Prof. Loeb, bu düzeyde bir hizalanmanın rastgele olma olasılığının yalnızca yüzde 0,6 olduğunu söylüyor.
Wow! sinyalinin gücü 0.5–2 gigawatt aralığındaydı — yani bir nükleer reaktör kadar güçlüydü. Frekans da 1420.4556 MHz civarındaydı; bu, hidrojen hattının merkez frekansına çok yakın.
Bu nedenle bazı bilim insanları, sinyalin doğrudan bir yıldızlararası teknolojik kaynaktan gelmiş olabileceğini dışlamıyor.
Bilim mi, bilinmeyen mi?
Prof. Loeb, “Bu sinyallerin doğal kökenli olma ihtimali elbette güçlü, ama olasılık ne kadar düşük olursa olsun yapay ihtimali göz ardı edemeyiz.” diyor.
Bazı araştırmacılar ise, hidroksil moleküllerinin ısısal yayılımına işaret ederek “tesadüf” açıklamasını savunuyor.
Yine de, 3I/ATLAS’ın hem davranış hem sinyal özellikleriyle bugüne dek gözlemlenen hiçbir gök cismine benzememesi, gizemi derinleştiriyor.
Bilim dünyası artık tek bir soruya odaklanmış durumda:
Bu bir doğal tesadüf mü, yoksa 50 yıl sonra evrenden gelen ikinci bir “merhaba” mı?
Kaynak: Haber Merkezi