AK Parti'nin 24. kuruluş yıl dönümü... Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan: "AK Parti ailesini yeni katılımlarla daha da büyütüyoruz"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye Yüzyılı inşası mücadelemize destek olmak amacıyla aramıza katılan tüm arkadaşlarımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyor, hepsini muhabbetle bağrımıza basıyoruz' dedi.
(ANKARA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı inşası mücadelemize destek olmak amacıyla aramıza katılan tüm arkadaşlarımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyor, hepsini muhabbetle bağrımıza basıyoruz” dedi.
Erdoğan, AK Parti'nin 24. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programa katıldı. AK Parti Genel Merkezi'ndeki programda yaptığı konuşmanın başında, “Kuruluş yıl dönümü programımıza özel çiçek aranjmanı göndermek suretiyle büyük bir nezaket örneği sergileyen Cumhur İttifakı ortağımız MHP’nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanı sıra gururumuza ortak olan diğer Genel Başkanlara da teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanan Erdoğan, 24’üncü yaşını kutladıkları bu müstesna günde AK Parti ailesini yeni katılımlarla daha da büyüttüklerini söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye Yüzyılı inşası mücadelemize destek olmak amacıyla aramıza katılan tüm arkadaşlarımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyor, hepsini muhabbetle bağrımıza basıyoruz. Birazdan rozetlerini takacağımız belediye başkanlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Dünden beri ahlaksızca, haysiyetsizce her türlü insani değeri ayaklar altına alan hoyrat bir üslupla AK Parti ailesinin yeni üyelerine saldıranlara ‘Hadi oradan’ diyoruz. Pisliğin üzerinde oturmuşlar, sağa sola pislik atmaya çalışıyorlar. Kendi pisliklerini örtmek için kendi evlerinden gelen pis kokuları bastırmak için utanmadan haysiyet cellatlığı yapıyorlar. Edepten payesi olmayan bozuk bir ağız ve kızarmaz bir yüzden başka hiçbir sermayesi bulunmayan seviyesizlere evelallah pabuç bırakmayız.
“Beyefendi rahatsız olmuş, varsın, olsun”
Kültürümüzde kem söz sahibine aittir. Hakaretle karşısındakini küçülteceğini zanneden sadece kendisini rezil ve rüsva eder. Edepten, adaptan, asgari nezaketten yoksun bir siyasi dilin ve siyasetçinin ne ülkeye ne millete ne de Genel Başkanı olduğu partisine hiçbir faydası olmaz. Bu şahıs sadece bizi değil, çok daha çirkin ifadelerle partisindeki insanları da hedef alıyor. Şantaj yapılan, tehdit edilen, uzaktan kumandayla kontrol edilen bir kişi varsa o da bu zattan başkası değildir. CHP Genel Başkanı artık siyasetin değil, hızla psikiyatri biriminin konusu haline gelmektedir. Bu zat şunu bilsin, anlasın, hiçbir zaman da unutmasın; medya ve sosyal medyadaki tetikçileriyle itibar suikastları düzenleyenlerin zorbalıklarına bugüne kadar asla boyun eğmedik, bundan sonra da boyun eğmeyiz. Beyefendi rahatsız olmuş, varsın, olsun. Onu daha çok rahatsız edeceğiz. O gırtlağına kadar battığı çamurda debelenip dururken biz işimize bakacağız. AK kadrolar olarak, bu seviyesiz ve sevimsiz siyasetin bizi çekmek istediği kapana hapsolmayacağız. Kim ne derse desin, AK Parti bugün düne göre daha güçlüdür inşallah yarın daha güçlü olacaktır.
AK Parti ailesi Türkiye’nin en büyük, en kuşatıcı ailesidir. Milletimizin her bir ferdine AK Parti çatısı altında yer vardır. Türkiye sevdasıyla yanan, ülkeye hizmet tutkusuyla çalışan, ‘önce ülkem ve memleketim’ diyen herkes bizim tabii üyemizdir. Bu kardeşlerimize kapımız da kollarımız da ardına kadar açıktır. Bugün bir kez daha sizler gibi vefakar yol arkadaşlarıyla yürüdüğümüz için, bizlere sizler gibi alnı ak, yüreği ak, çalışkan, cesur dava arkadaşları nasip ettiği için Cenabıallah’a hamdediyorum, şükrediyorum.
“Bundan 24 yıl önce Türkiye’de yeni bir başlangıç yaptık”
Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bundan 24 yıl önce Türkiye’de yeni bir başlangıç yaptık. Yepyeni bir yol açtık. Allah’ın izniyle, milletimizin desteğiyle, gençlerimizin sahip çıkmasıyla 14 Ağustos’tan bugüne kadar bize umut bağlayanların umutlarını boşa çıkarmadık, tam aksine o umutları çoğalttık, büyüttük, güçlendirdik. Tarihi bir yatırım, hizmet ve eser ve hizmet seferberliğiyle 81 vilayetimizin her metrekaresine mührümüzü vurduk.
AK Parti bugün siyaset yapma ve devleti yönetme hususunda Türkiye’nin en iyi, en tecrübeli en bilgili ve birikimli kadrolarıyla mücehhezdir. AK Parti’yi Türkiye’nin en büyük partisi yapan işte bu yetişmiş, işte bu liyakatli insan kaynağına sahip olmasıdır. Bu dinamik, bu hareketli yapıyı muhalefet partilerinde asla göremezsiniz. Partimiz içinde lise yıllarından, üniversite yıllarından itibaren siyaset yapmaya başlayan bir genç aslında siyasete istikamet çizme ve devlet yönetme idealiyle bu yola girmektedir. O yol daima açıktır. Ağabeylerinin, ablalarının yanında pişen gençlerimiz bugün bakanlık kadrolarımızda, milletvekili olarak, belediye başkanı olarak, genel merkez kadrolarında kendilerine yer buluyor, çok önemli hizmetlere imza atıyor. AK Parti insan öğüten bir değirmen asla değildir. Bizde emeklilik yoktur.
“Milletimizin arasına örülen bu duvarı yıkalım istiyoruz”
AK Parti ile birlikte ülkemizde siyaset asli misyonuna kavuşmuştur. Türkiye iç politikada, dış politikada, ekonomide, güvenlikte yıllarca birikmiş, zamanla kronikleşmiş sorunlarını çözebileceğini, böyle bir kapasiteye sahip olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Ülkemizin kazanç hanesine yazdırdığımız en büyük başarılarımızdan biri hiç şüphesiz, siyasette diyalog ve uzlaşı kültürünü güçlendirmektir. Terörsüz Türkiye sürecimizle inşallah bunu yeni bir safhaya taşıyoruz. Süreç sayesinde yalnızca terör sorununu çözmeyi değil, terör tehdidini ve ihtimalini de tamamen sıfırlamayı hedefliyoruz. Milletimizin arasına örülen bu duvarı yıkalım, ezeli ve ebedi kardeşliğimizi perçinleyelim, istikbali beraberce inşa edelim istiyoruz. Cumhur İttifakı olarak birlikte başlattığımız, bir devlet politikası olarak yine beraberce yürüttüğümüz bu süreçte kısa sürede çok önemli mesafe alındı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ile Meclisimizin de en geniş bir katılımla sürece dahil olması sağlandı. İlk üç toplantı oldukça verimli bir iklimde gerçekleşti. Temennimiz bu yapıcı atmosferin korunmasıdır. Cumhur İttifakı çözümden ve diyalogdan yana olduğunu, sürecin başarısı için halisane bir yaklaşım içinde olduğunu ortaya koymuştur. Gönül ister ki diğer partiler de aynı hüsnüniyetle hareket etsin. Umuyor ve temenni ediyorum ki millete karşı mesuliyet duygusu siyaset kurumunda güçlenerek devam eder. Her konuda aynı düşünmek zorunda değiliz ama terörsüz Türkiye’yi gerçeğe dönüştürmekle mükellefiz. Şunu burada bir kez daha ifade ediyorum. Türkiye’nin istikbal yürüyüşünde bir dönüm noktasını temsil eden bu hayırlı sürece katkı veren herkes ismini tarihe yazdıracaktır.
“Yıkıcı eleştiriye, yalana eyvallah etmeyiz”
Komisyon çalışmalarını maksimalist ve popülist taleplerle yokuşa sürmenin vebali ise çok ağır olacaktır. Her kim siyasi çıkarları uğruna bunu yaparsa açık söylüyorum ne bu millet onun yüzüne bakar ne de gelecek nesiller onu affeder. Sırtında yumurta küfesi olmayanların, sorumluluk taşımayanların bizim ilk günden beri sürdürdüğümüz dikkatli, itinalı fakat bir o kadar da kararlı tavrımızı anlamakta zorlandıklarını görüyoruz. Bir defa şunun bilinmesini isteriz. Yapıcı eleştiriye elbette kulak tıkamayız. Ama yıkıcı eleştiriye, yalana, tahriğe, algı operasyonlarına da eyvallah etmeyiz. Yıkım ekibinin bize yüklenmelerine güler geçeriz.
“Tarihi fırsatın heba edilmesine göz yummayacağız”
Biz burada çok hassas bir süreç yönetiyoruz. Biz Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla 86 milyonun emanetini taşıyoruz ve o emanete iğne ucu kadar dahi olsa leke bulaştırmamaya gayret ediyoruz. Aziz milletimiz asırlardan süzülüp gelen Anadolu irfanıyla, o engin basireti ve sağduyusuyla bizim ne yapmaya çalıştığımızın çok net farkındadır. Şehit ailelerimiz ve kahraman gazilerimiz bizim bu riske niçin girdiğimizin farkındadır. Muarızlarımız ve hasımlarımız da terörsüz Türkiye’nin ne demek olduğunun aynı şekilde farkındadır. Burada tekrar ediyorum, Türkiye en kronik sorununu çözmek için tarihi bir fırsat yakalamıştır. Bunun heba edilmesine göz yummayacağız. AK Parti olarak tam kadro vakar içinde omuzlarımızdaki ağır yükün bilinciyle milletimizin beklentilerine ve partimizin büyüklüğüne yaraşır biçimde aydınlık yarınlara kapı aralayan bu süreci inşallah özenle yöneteceğiz.
Şunu partimizi tanıyan herkes çok ama çok iyi biliyor: Reform, AK Parti'nin siyasi varlığının devamlılığını sağlayan muharrik gücüdür. 24 yıllık hikayemizde reformu bir istisna olmaktan çıkardık, hayatın olağan akışı içerisinde kendiliğinden gelişen, mutat bir pratiğe dönüştürdük. İlk etapta dönüştürücü reformlarla vesayetçi yapıları gerilettik. Hak ve özgürlükleri genişlettik, devletle vatandaş arasındaki güveni yeniden tesis ettik. İkinci etapta koruyucu ve tamamlayıcı reformlarla devletin kurumsal kapasitesini güçlendirdik, güvenlik, savunma, dış politika ve ekonomi alanlarında Türkiye'nin stratejik kabiliyetlerini artırdık. Bu irademizi aynen devam ettiriyoruz.
“Daha fazla demokrasinin, özgürlüğün tesisini amaçlayan reform programını peyderpey hayata geçireceğiz”
Şurası da bilinen bir gerçek ki, bölgemizde yeni bir oyun sahnelenirken, dünyada yeni bir denklem kurulmaktadır. Türkiye'nin istikrarsızlık kuşağıyla çevrelenmeye çalışıldığı artık açık açık dillendirilmektedir. Gazze’deki soykırımın failleri, ülkemize yönelik niyetlerini gizleme gereği dahi duymuyor. Suriye’den Doğu Akdeniz’e, Balkanlardan Afrika'ya uzanan geniş bir alanda Türkiye karşıtı bu politikanın emarelerine hepimiz tanık oluyoruz. Ne yapılmaya çalışıldığının tabii ki bilincindeyiz. Kuşatma girişimlerini gelecek kudrete, basirete, tecrübeye ve kararlılığa da ziyadesiyle sahibiz. Ülkemizi içeride zayıflatmayı, dışarıda hırpalanmayı hedefleyen bu politikayı hamdolsun boşa çıkartıyoruz. Sınırlarımızın içiyle birlikte ötesinde de bir barış, güvenlik ve istikrar kuşağı kurmakta kararlıyız. 23 yılda bunun her alanda altyapısını oluşturduk. Şimdi bir adım daha atmanın hazırlıklarını yapıyoruz. 8’inci Olağan Büyük Kongremizde genel hatlarıyla çevresini çizdiğimiz Türkiye Yüzyılı reform programımızı tekemmül ettiriyoruz. Özgürlükleri korumak için güvenliğe, güvenliği tesis etmek için özgürlüğe ihtiyaç duyulduğu prensibinden hareketle programı şekillendiriyoruz. Amacımız, ülkemizin iç ve dış tehditler karşısında istikamet sahibi, dirayetli, muhkem ve müessir bir aktör olarak yeniden konumlanmasını sağlamaktır. Sivil toplumdan yerel yönetimlere, sosyal politikalardan ekonomiye, teknolojiden siyasete kadar birçok başlıkta çalışmalarımız hızla olgunlaşıyor. Program sayesinde devletimizi, milletimizi, kurumlarımızı Türkiye Yüzyılı’nın gereklerine uygun bir yapıya hazır hale getireceğiz. Daha fazla demokrasinin, daha fazla özgürlüğün, daha verimli hizmet üreten bir bürokrasinin daha etkin ve güçlü bir devlet yapısının tesisini amaçlayan reform programını önümüzdeki dönemde peyderpey hayata geçireceğiz.
“Ölmediğimize göre çalışmaya devam”
Kibir, böbürlenme, gurur bizim kapımızdan içeriye girmedi. Bundan sonra da Allah’ın izniyle hiçbir zaman girmeyeceğiz. Milletimize karşı su gibi berrak, toprak gibi mütevazı olacağız. Şunu unutmayın kardeşlerim, biz sadece 24 yıldır kendi kendimizle yarışıyoruz. Bizim ulaştığımız seviyelere muhalefetin hayalleri bile erişemez. Ancak kendi kendimizle yarışıyoruz, rehavete de kapılmayacağız. Her yeni gün yaptıklarımızın üzerine bir yenisini koymak zorundayız. Merhum Neşet Ertaş’ın söylediği gibi ‘Aşkınan çalışan yorulmaz’. Ne zaman ki yoruldum, o zaman öldüm. Ölmediğimize göre çalışmaya devam. Son ana kadar, son nefese kadar vatan için millet için ümmet için üretmeye, koşmaya, koşturmaya devam. Bizim anlayışımız budur, bizim hayat pusulamız budur.”