(ANKARA) - CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, 2020 yılında Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmayla ilgili yaptığı açıklamada, dosyanın yeniden ele alınmasıyla birlikte ortaya çıkan gelişmelere dikkat çekti. Başarır, sürece ilişkin çok sayıda ciddi iddiayı kamuoyuyla paylaştı.
Sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmelerde Başarır, dosyanın yıllardır sonuçlandırılamamasının nedeninin “devletteki çürüme” olduğunu öne sürdü. Altı yılın ardından soruşturmanın yeniden gündeme gelmesiyle birlikte kritik bilgilerin ortaya çıktığını belirtti.
“Kayıtların silindiği raporlandı”
Başarır’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri, resmi kayıtlarla ilgili iddialar oldu. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce hastaneye giriş yaptığına dair polis kayıtları bulunduğunu, ancak hastane sisteminde bu kayıtlara rastlanmadığını ifade eden Başarır, bilirkişi raporunda verilerin kasten silindiğinin belirtildiğini aktardı.
Bu durumun soruşturmanın seyrini doğrudan etkilediğini savunan Başarır, olayın aydınlatılmasının önüne bilinçli şekilde engeller konulduğunu öne sürdü.
Cinayet ve delil karartma iddiaları
Soruşturma dosyasına yansıyan bulgulara göre Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü ileri süren Başarır, olayın ardından delillerin sistematik şekilde ortadan kaldırıldığını iddia etti. Gizli tanık beyanları ve teknik incelemelerle bazı kritik noktaların ortaya çıktığını ifade etti.
Yeraltı görüntüleme çalışmalarında tespit edilen bulguların, olayın farklı bir boyuta taşındığını gösterdiğini belirten Başarır, sürecin yalnızca bir kayıp vakası olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Sim kart ve para trafiği iddiası
Başarır, dosyada yer alan bir diğer önemli iddianın ise Gülistan Doku’ya ait sim kart üzerinden yürütülen süreç olduğunu belirtti. Sim kartın yetkili makamlara teslim edilmesi gerekirken farklı bir kişiye gönderildiğini ve burada verilerin silindiğini öne sürdü.
Bu işlem karşılığında para transferleri yapıldığına dair iddiaların da dosyada yer aldığını ifade eden Başarır, konunun finansal boyutunun da araştırılması gerektiğini dile getirdi.
Kamera kayıtları tartışması
Soruşturma sürecinde kamera kayıtlarının da kritik rol oynadığını belirten Başarır, olayın ardından bazı kamera sistemlerinde değişiklik yapıldığını ve kayıtların alınmadığını ileri sürdü.
Bilirkişi raporlarının bazı kamera kayıtlarının silindiğini ortaya koyduğunu savunan Başarır, bu durumun delil karartma şüphesini güçlendirdiğini ifade etti.
Kamu görevlilerine yönelik iddialar
Başarır, soruşturma sürecinde bazı kamu görevlilerinin de sorumluluğunun bulunduğunu öne sürdü. Olayın yaşandığı dönemde görevde bulunan yetkililerin süreci doğru yönetmediğini savunan Başarır, bu kişilerin hesap vermesi gerektiğini dile getirdi.
Dosyada adı geçen bazı isimler hakkında işlem yapıldığını belirten Başarır, sürecin genişletilmesi gerektiğini ifade etti.
“Bu dosya sadece bir kayıp vakası değil”
Başarır, Gülistan Doku dosyasının yalnızca bir kayıp vakası olmadığını, aynı zamanda devlet kurumlarına olan güveni sarsan bir süreç haline geldiğini savundu. Açıklamasında, bu dosyanın Türkiye açısından sembolik bir anlam taşıdığını belirtti.
Yaşananların toplumda derin bir etki yarattığını ifade eden Başarır, tüm sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı.
“Herkes hesap verecek”
Başarır, açıklamasının sonunda soruşturma kapsamında sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesi gerektiğini belirtti. Sürecin takipçisi olacaklarını ifade eden Başarır, dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısında bulundu.
Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin gelişmeler, kamuoyunda yakından izlenmeye devam ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi












