Altan Öymen'in cenaze töreni... Hikmet Çetin: "Cezaevi gördü, sıkıntı çekti fakat hiçbir zaman ilkelerinden vazgeçmedi"
Eski CHP Genel Başkanı, gazeteci, yazar ve ANKA Haber Ajansı'nın onursal kurucusu Altan Öymen'in cenaze töreninde konuşma yapan CHP'nin önceki dönem genel başkanlarından Hikmet Çetin, "Cezaevi gördü, sıkıntı çekti fakat hiçbir zaman ilkelerinden vazgeçmedi. Benim için hep ağabey olarak kaldı Hep ağabey olarak bildim. Ben kendisini sevgiyle rahmetle anıyorum. Kendimi zor tutuyorum gözyaşı dökmemek için" dedi.
(ANKARA)- Eski CHP Genel Başkanı, gazeteci, yazar ve ANKA Haber Ajansı'nın onursal kurucusu Altan Öymen’in cenaze töreninde konuşma yapan CHP'nin önceki dönem genel başkanlarından Hikmet Çetin, "Cezaevi gördü, sıkıntı çekti fakat hiçbir zaman ilkelerinden vazgeçmedi. Benim için hep ağabey olarak kaldı. Hep ağabey olarak bildim. Ben kendisini sevgiyle rahmetle anıyorum. Kendimi zor tutuyorum gözyaşı dökmemek için" dedi.
ANKA Haber Ajansı'nın kurucusu, eski CHP Genel Başkanı ve gazeteci Altan Öymen'in vefatının ardından CHP Genel Merkezi'nde bir anma töreni düzenlendi. Törende konuşan CHP'nin önceki dönem genel başkanlarından Hikmet Çetin, şunları kaydetti:
"Altan Ağabey benim için ağabey olarak kaldı. Mülkiye'den dolayı ağabeyimdi, sonra partiden de ağabeyim oldu. Çok önemli kitaplar yazdı. Cumhuriyet Halk Partisi tarihini bilen; 40'lı yılların, 60'lı yılların özelliklerini anlatan kitaplar oldu. Ben bir anımı anlatacağım: Ben o zaman Gençlik Kolları Genel Sekreteriyim. Partide kalmak zorunda kaldım. Örsan Öymen ile haberleştik ve sonunda ben partide kalmak durumunda kaldım. Doğan Avcıoğlu ile Celal Dora'nın yatakları vardı. 'Bana sen nerede yatacaksın?' diye sordular. 'Ben İsmet Paşa'nın odasında koltukları bir araya getirip yatarım' dedim. Gece uyuyamadım. Çünkü pencereden bakınca askeri kamyonlar geçiyor. Askerler iniyor ama devam edip gidiyorlar. Herhalde sıkı yönetim çok ciddi önlemler alacak diye... Doğan Avcıoğlu ile konuştum dedi ki, 'İstanbul Radyosunu açalım' dedi. İstanbul Radyosunu açtık. Bir zırıltı geliyor. Fakat ilginç bir şey sabahleyin kapı çalındı. Bir baktım, yedek subay elbisesiyle Altan Öymen ve yanında Cumhuriyet'ten yazı yazan Said Bey diye bir arkadaşımız. 'Herhalde bizi almaya geldiler' dedim. Altan ağabey sen ne arıyorsun?' dedim. 'Ben yedek subayım. Yedek Subaylığımı yapıyorum' dedi. İlk defa o gün elbise giymişti herhalde. 'Bizi almaya mı geldiniz?' dedim. 'Yok, haber vermeye geldik' dedi.
"Kendimi zor tutuyorum gözyaşı dökmemek için"
Çok önemli bir yazardı, çok araştırmacıydı ve uzlaşmacı bir özelliği vardı Altan ağabeyin. Yani her şekilde uzlaşmacı bir özelliğe sahipti. Uzlaşmayı da sonuna kadar sürdürdü. Hatırlarsanız, kaçırılan bir uçakta da vardı Altan Ağabey. İstanbul'dan kalkıp Bulgaristan'a giden uçakta.
Altan Ağabey o uçakta vardı, cezaevi gördü, sıkıntı çekti fakat hiçbir zaman ilkelerinden vazgeçmedi. Benim için hep ağabey olarak kaldı. Hep ağabey olarak bildim. Ben kendisini sevgiyle rahmetle anıyorum. Kendimi zor tutuyorum gözyaşı dökmemek için.
"Hiç unutturmayacağız Altan Ağabey'i"
Aslı'ya telefon ettim. Bana zatürre oldu deyince, 'eyvah' dedim kendi kendime. O yaşlarda zatürre olmak çok büyük tehlike olduğunu biliyordum. Ben ailesine başsağlığı diliyorum. Sevenlerine başsağlığı diliyorum. Cumhuriyet Halk Partililere başsağlığı diliyorum. Ben kendimi gözyaşı dökmemek için zor tutuyorum. Altan Ağabeyin öyle bir özelliği vardır. Birçok gazetede çalıştı. Her gittiği gazetede de insan yetiştirdi. Ben Hasan Cemal ile konuştum. O da dedi ki 'Ben her şeyi Altan Ağabey'den öğrendim' dedi. 'Gazeteciliği de ondan öğrendim. Her şeyi ondan öğrendim' dedi. Bütün CHP'lilerin başı sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Hiç unutmayacağız Altan Ağabeyi. Hiç unutturmayacağız Altan Ağabey'i."