Bağımsız İstanbul Milletvekili Yeneroğlu: İktidarın yerine getirdiği tek vaat, yurt dışından getirilen telefonların kullanım süresini artırmak oldu

TAKİP ET

Bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, "İktidarın yerine getirdiği tek vaat, yurt dışından getirilen telefonların kullanım süresinni 120 günden 180 çıkarılması olmuştur. Bunun sebebi de ekonomi berbat edilince vatandaşlarımız da telefon satın alamaz hale getirildiler" dedi.

(ANKARA)- Bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, "İktidarın yerine getirdiği tek vaat, yurt dışından getirilen telefonların kullanım süresinni 120 günden 180 çıkarılması olmuştur. Bunun sebebi de ekonomi berbat edilince vatandaşlarımız da telefon satın alamaz hale getirildiler" dedi.

Bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, TBMM'de yaptığı basın açıklamasında, iktidarın yurt dışında yaşayan vatandaşlara verdiği vaatlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeneroğlu, şunları söyledi:

''Yaz tatili, sezonu başladı. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız önümüzdeki bugünlerde çok yoğun bir biçimde memleketlerine doğru harekete geçti ve geçecek. Ben de yurt dışındaki vatandaşlara dair iki yıl önce verdiği sözlerin ne kadarının tutulup tutulmadığına dikkatinizi çekmek istiyorum. Verilen sözleri hatırlatmayı, tutulmayan vaatleri sıralamayı ve ikridarı ahde vefa göstermeye davet ediyorum.

AK Parti 2023 Genel Seçimleri öncesinde yayımladığı seçim beyannamesinde yurt dışınd ayaşayan vatandaşlarımıza yönelik birçok vaatte bulunmuştu. ben de hükümetin şimdiye kadar yurt dışındaki vatandaşlara yönelik verdiği vaatlerle ilgili ne yapıp yapmadığını ve netice itibariyle de karnelerini ortaya çıkaracağım. Iktidar, diaspora politikasını seçim dönemlerinde hatırlamakla yetindi. Vaatlerini seçim beyannamelerine yazmakta, seçim bittiğinde ise bu defteri adeta rafa kaldırmayı alışkanlık haline getirdi. 2015’ten beri aynı vaatler kopyala yapıştır yöntemiyle neredeyse her seçimde tekrar tekrar sunulmakta, çoğu ise tamamiyle unutlulmakta ya da yerine getirilmiş gibi yapılmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanı, son seçimlerden yaklaşık 1 yıl sonra, 2 Mayıs 2024’te yaptığı açıklamada, ‘Bizden önceki iktidarlar, yurt dışındaki kardeşlerimizi ülkenin sadece döviz ihtiyacı doğrultusunda hatırlarlardı. Biz ise Güçlü Türkiye, Güçlü Diaspora şiarıyla göreve geldiğimiz ilk günden beri, sorunlara çözüm üretmeye, dertlerine derman olmaya çalıştık’ diyerek, 2023 seçim vaatlerinin hepsinin arkasında olduklarını söylemiş ve bunların aşama aşama hayata geçireceklerini belirtmişti. Ancak seçimlerin üzerinden 2 yıl geçmil olmasına rağmen bu vaatlerin ezici çoğunluğu yerine getirilmedi. Geçmişte döviz zamanı hatırlanır deniyordu, bugün ülke öyle bir hale geldi ki, iktidar ülkeyi öyle bir hale getirdi ki, yurt dışı vatandaşlarımız ülkeyi artık döviz bağlamında bile hatırlamıyor. 

"Vizyon ve hedeflerin çok uzağındayız"

Bugün geldiğimiz noktada 62., 63., 64., 65. hükümet programlarına yerleştirdiğimiz vizyon ve hedeflerin çok uzağındayız. Başarılı bir yurt dışı vatandaşlar politikası, işleyen bir demokrasi, güçlü bir ekonomi ve itibarlı bir dış politika gerektirir. Ne yazık ki Türkiye bu 3 alanda da hiç olmadığı kadar geriye gitmiş ve bu durum yurt dışındaki vatandaşlarımıza da doğrudan yansımıştır.

AK Parti 2023 seçim beyannamesinde ‘Yurt dışı vatandaşlarımıza ait konu ve taleplerin TBMM’de daha güçlü şekilde temsil edilmesine yönelik çalışma ve düzenlemeler yapacağız. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın TBMM’deki temsilini güçlendireceğiz’ vaatlerine yer vermişti. Vatandaşlarımızın meselelerin TBMM’de temsil edilmesiyle ilgili ilerleme değil, bu zaman zarfında gerileme oldu. Ne yurt dışı seçim bölgesi oluşturuldu ne de yurt dışında yerleşik vatandaşlarımızın meseleleri TBMM’nin gündemine daha fazla girebildi. 2018’deki seçim beyannamesinde açık bir ifadeyle TBMM'de yurt dışı Türkler komisyonu adıyla daimi bir ihtisas komisyonu kurulmasını sağlayacağız’ şeklinde önemli bir yapısal reform vaadi vardı. Bu vaat, şu an esamesi bile okunmayan bir durumla karşı karşıyayız. Bugün bu komisyon var, halihazırda faaliyetlerine devam ediyor ama takip edin bakalım herhangi bir eseri, çalışması var mı? 2019’dan bu yana 2’si başkan seçimi olmak üzere, toplam 8 toplantı yaptı. Seçim toplantıları dışında yılda 1 kez toplanılmış. 2018’de verilen bu vaat 2023’te seçim beyannamesinde tamamen sulandırılmış bir şekilde muğlak ifadelerle yer aldı. Her halde bir sonraki beyannamede de hiç görmeyeceğiz.

Vaatlere gelince, iktidarın yaklaşımı ekseriyetle ‘çalışıyoruz’ demekle sınırlı kaldı. Sürekli erteleme tercih edildi. İktidarın yerine getirdiği tek vaat, yurt dışından getirilen telefonların kullanım süresinni 120 günden 180 çıkarılması olmuştur. Bunun sebebi de ekonomi berbat edilince vatandaşlarımız da telefon satın alamaz hale getirildiler.

En önemli vaatlerden biri olan araçların Türkiye’de daha uzun kullanılabilmesi hususunda verilen söz maalesef yerine getirilmedi. Geçici ithalat kapsamında Türkiye’ye getirilen araçların 730 günlük süresini tamamladıktan sonra tekrar Türkiye’ye getirebilmek için gerekli olan yurt dışında kalma süresinin 185 günnen 30 güne düşürüleceği sözünü AK Parti seçim beyannamesinde vermişti. Cumhurbaşkanı arkasında duracağını söyledi. Bu konuyu ısrarla takip ettim ve ediyorum. Ticaret Bakanlığı’na 5 ayrı soru önergesi verdim. Gelen cevaplarda, yalnızca yurt dışından emekli vatandaşlarımızın veya ülkemizde oturum izni almış emekli yabancıların taşıtlarıyla ilgili bazı kolaylıklar sağlandığı belirtildi. Emekli vatandaşlarımız için taşıtlarını aralıksız 4 yıl Türkiye’de bulundurma imkanı getirildi. Bu onlar içn olumlu bir gelişme ama genele yönelik verilen söz kağıt üzerinde kaldı.

"Verdiğim soru önergesi 4 aydır hala cevaplandırılmadı"

Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı ilgilendiren bir diğer önemli söz, borçlanma yoluyla emekli olan vatandaşlarımıza yurt dışında tam zamanlı çalışma hakkı tanınmasıdır. Mevut düzenleme gereği, borçlanma yoluyla emekli olan bir vatandaşımız yurt dışında tam zamanlı çalıştığında emekli aylığı kesilmekte bu da açık bir ayrımcılık oluşturmaktadır. Konuya ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na verdiğim 4 soru önergesinden 3’üne aynı matbu cevap verilmiş, verilen cevapta, Bakanlığımız tarafından verilen cevapta, ‘Bakanlığımız tarafından yürütülen çalışmalar devam etmektedir’ şeklinde tek cümlelik bir ifade kullanılmıştır. En son 28 Şubat 2025 tarihinde verdiğim soru önergesi 4 aydır hala cevaplandırılmadı, sorunun çözümüne yönelik de hiçbir adım atılmadı.

Bir diğer hayati konu ise otomatik bilgi paylaşımı. Şeffaflık ilkesine aykırı olarak yurt dışındaki vatandaşlarımızı sürece hazırlamayan cezai müeyyidelerle karşı karşıya bırakan bu durum. Ayrıca yurt dışındaki vatandaşlarımızın hesaplarından yüksek miktarda döviz birikimlerini çekmelerine ve hesaplarını kapatmalarına sebebiyet vermiştir.

Bir diğer vaat, ‘İslam düşmanlığı, ayrımcılık ve hak ihlallerinin takibini genişleterek sürdüreceğiz’ şeklindeydi. Avrupa’da İslam karşıtlığı ve aşırı sağın yükselişi endişe verici boyutlara ulaşmışken Türkiye bu konuda hem etkisiz hem inandırıcılıktan uzak durmaktadır. Türkiye’nin inandırıcılığını yitirmesinin nedeni açıktır: Kendi içinde çoğulculuğu, temel hak ve özgürlükleri baskılayan bir iktidarın, Batı Avrupa’daki aşırı sağa karşı bir hak ve özgürlük verme kapasitesi olabilir mi?

"475 bin kişi Türk vatandaşlığını istemekten uzak durmuştur"

Dışişleri Bakanlığı’nın sorumluluk alanına giren konularda da çok ciddi aksaklıklar bulunmakta. Vaatlerden biri de çifte vatandaşlıkla ilgiliydi. Almanya’nın 2023’te çifte vatandaşlık hakkını tanımasının ardından geçen yaklaşık 1 yıllık sürede, Türk vatandaşlığına geçişler maalesef ibretlik derecede düşük kalmıştır. 500 bin kişilik Türk vatandaşlığına tekrar geçiş potansiyeli olmasına rağmen, son 1 yıl içinde 25 bin Türkiyeli göçmen, tekrar Türk vatandaşlığına geçmiş, diğer 475 bin kişi Türk vatandaşlığını istemekten uzak durmuştur. Bu da üzerinde düşünemiz gereken bir tablodur. Bunun sebebi, AK Parti iktidarının ülkeyi ne kadar geri götürdüğünde saklı. Gençlerimizin yüksek dövizli askerlik bedeli nedeniyle Türk vatandaşlığından çıkmaya teşvik edilmesi de ayrı bir garabettir.''