Basın Konseyi Başkanı Türenç: "Bir daha ceza aldıklarında lisans iptaline gidilecek; Sözcü TV ve Halk TV'nin olmadığı bir medya ortamını düşünemiyorum"
Basın Konseyi'nin, UNESCO ve Avrupa Birliği (AB) iş birliğiyle yürüttüğü "Güney Doğu Avrupa'da Medyaya Güvenin İnşası: Kamu Yararı Olarak Gazeteciliğin Desteklenmesi Projesi" kapsamında Basın Meslek İlkeleri'nin 16 maddesindeki değişikliklere ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK), Sözcü TV ve Halk TV'ye 10 gün kapatma cezasına ilişkin olarak, 'Bir daha ceza aldıklarında lisans iptaline gidilecek. Bu çok yaşamsal bir şey. Mahkemelerden geri dönecek ve kapatılmayacak diye umuyoruz. Yani Sözcü TV'nin de Halk TV'nin de olmadığı bir medya ortamını ben düşünemiyorum' dedi.
(ANKARA) - Basın Konseyi’nin, UNESCO ve Avrupa Birliği (AB) iş birliğiyle yürüttüğü "Güney Doğu Avrupa'da Medyaya Güvenin İnşası: Kamu Yararı Olarak Gazeteciliğin Desteklenmesi Projesi" kapsamında Basın Meslek İlkeleri'nin 16 maddesindeki değişikliklere ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK), Sözcü TV ve Halk TV’ye 10 gün kapatma cezasına ilişkin olarak, “Bir daha ceza aldıklarında lisans iptaline gidilecek. Bu çok yaşamsal bir şey. Mahkemelerden geri dönecek ve kapatılmayacak diye umuyoruz. Yani Sözcü TV'nin de Halk TV'nin de olmadığı bir medya ortamını ben düşünemiyorum” dedi.
Basın Konseyi, UNESCO ve Avrupa Birliği iş birliğiyle yürüttüğü "Güney Doğu Avrupa'da Medyaya Güvenin İnşası: Kamu Yararı Olarak Gazeteciliğin Desteklenmesi Projesi" kapsamında Basın Meslek İlkeleri'ni günümüz koşullarına uyarlamak üzere 8 ay önce başlattığı çalışmasına ilişkin Ankara’da basın açıklaması düzenledi. Toplantıya, Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve 2’nci Başkanı Misket Dikmen, UNESCO Ankara Temsilcisi Hilmi Bengi'nin yanı sıra Basın Konseyi Yüksek Kurul üyeleri, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, çok sayıda akademisyen katıldı.
Toplantıda, 1988 yılında kabul edilen mevcut ilkelerin güncellenmesi amacıyla Basın Konseyi'nin Aralık 2024'ten itibaren yürüttüğü çalışmalarda yapay zekadan sosyal medyaya, çocuk haklarından etik başlık kullanımına kadar birçok güncel konu ele alındı.
Basın Konseyi'nin Meslek İlkeleri'nin yenilenmesi çalışmasına katkı sunanlar arasında Prof. Barış Doster, gazeteci ve Basın Konseyi önceki Başkanı Oktay Ekşi, gazeteci Erol Önderoğlu, Prof. Hediyetullah Aydeniz, Doç. Can Ertuna, Doç. Dr. Murat Önok, Prof. Ceren Sözeri, Prof. Haluk Şahin, Prof. Nilay Arat, Prof. Dr. Nuran Yıldız’ın yer aldığı belirtildi.
“Bu yapay zekanın sosyal medyadaki düzenlemenin elzem olduğu yolunda hemfikir olundu”
Türenç, “Basın Konseyi'nin meslek ilkeleri içinde, evrensel düzeyde çok sayıda gündem masaya yatırılıyor. Günümüzde geçerli olan medya etik ilkeleri, 16 madde üzerinde sonuçlanıyor” dedi. Türenç, şunları kaydetti:
"Medyanın uyması gereken 16 madde bugüne kadar yaşıyor. Ancak geldiğimiz son süreçte, kurallar ve yaşam koşulları ışığında, 16 maddenin değişime uğraması gerektiği üzerinde hemfikiriz. Basın Konseyi olarak hem UNESCO'nun hem AB'nin hem Türkiye'deki bütün toplantılara katılıyor ve alınan ortak kararda, bu yapay zekanın sosyal medyadaki düzenlemenin elzem olduğu yolunda hemfikir olundu. Bu değişimlerin içinde geçtiğimiz mayıs sonunda Balkan ülkelerinde bir toplantıya katıldık. Orada, yapay zekayla ilgili çok sayıda görüşler öne sürüldü.
“Basın Konseyi’nin bu çalışması, RTÜK ve BİK İletişim Başkanlığı’nın da gündeminde”
Özellikle RTÜK’te, Basın İlan Kurumu’na (BİK) ve İletişim Başkanlığı’na bu maddelerin ulaşması ve bu maddeler ışığında çalışmaların yapılmasını çok önemsiyoruz. Bildiğiniz gibi Basın Konseyi’nin şu ana kadar geçerli olan 16 maddesine 1994 yılından sonra RTÜK gündeme aldı ve kendi maddeleri olarak yayınladı. Basın Konseyi’nin bu çalışması, RTÜK, BİK ve İletişim Başkanlığı’nın da gündeminde...
Türkiye, 7 bölge... Her bölgede birkaç ili kapsayan bölgesel faaliyetler yapıyoruz. Bölgelerde medya etik ilkelerin yayılabilmesi için o bölgelere gidiyoruz. Seminerler veriyoruz, toplantılar yapıyoruz. Bölge gazetecileri, medya etikle ilgili son gelişmeleri yetkili ağızlardan öğrenmiş oluyorlar.
“Basın meslek ilkelerinin 6'ıncı maddesinden RTÜK, devamlı ceza kesmekte”
6'ncı maddeden RTÜK, devamlı ceza kesmekte. Yarın da Sözcü ve Halk TV'ye dayanışma ziyaretlerine gideceğiz İstanbul'da. Ama şimdi diyoruz ki, ‘Güncelleyelim’ bu maddeleri ve bu güncellenen maddelerin de 19 maddeye çıkarılmasının zorunlu olduğunu düşünüyoruz.
“Mahkemelerden en geç gece yarısına kadar geri dönecek ve kapatılmayacak diye umuyoruz bu iki kanal”
Mesela en son yanılmıyorsam Sözcü TV’ye gelen ceza dikkatimi çekti. 6’ncı maddeden kestiler cezayı. 6’ncı madde nedir? ‘Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.’ Bu maddeden ceza kesildi. Şimdi ekranlar karartıldı, biliyorsunuz ve son dönemece geldi televizyonlar. Üst üste aldıkları bu cezalar, tepelerinde sallanıyor o kılıç. Bir daha ceza aldıklarında lisans iptaline gidilecek. Bu çok yaşamsal bir şey.
Mahkemelerden en geç gece yarısına kadar geri dönecek ve kapatılmayacak diye umuyoruz bu iki kanal. Kapatılırsa ve bir daha gelecek cezalarda da lisans iptaline gidilecek. Yani ben düşünemiyorum. Yani Sözcü TV ve Halk TV'nin olmadığı bir medya ortamında ben düşünemiyorum.”
Çakırözer: “Özellikle marttan RTÜK tarafından tamamen hak hukuk kural falan tanınmıyor”
RTÜK’ün televizyon kanallarına uyguladığı cezalara ilişkin bir soruya Utku Çakırözer de şöyle yanıt verdi:
“Çok net bir şekilde son gördüğümüz son 6 ayda özellikle de mart ayından sonra Ekrem İmamoğlu gözaltı ve tutuklamaları sonrasında kesilen cezalar baktığımızda özellikle RTÜK tarafından tamamen hak hukuk kural falan tanınmıyor. Hatta biliyorsunuz RTÜK Başkanı, açık açık yaptığı bazı uyarılar da var aslında hem konumuyla uyuşmayan hem de aslında hukuk ihlali olan suç sayılabilecek tehditleri de var kanallara. Ama burada spesifik olarak Sayın Başkan'ın söylediği Sözcü televizyonuna verilen cezada doğrudan yayın biliyorsunuz suç kabul ediliyor, 6’ncı madde bir kılıf olarak kullanılıyor.
Ama uzaktan yakından alakası yok yapılan iş aslında zaten habercilik yayıncılık böyle bir ilke ile çelişmesi falan mümkün değil tam tersine aslında o ilkeyi korumaya çalışan bir yer yayıncılık. Son 6 ayda baktığımızda 49 kez yaptırım uygulamış RTÜK.
“Bu yaptırımların parasal değeri çok büyük bir rakam”
Bu yaptırımların parasal değeri çok büyük bir rakam, 90 yaklaşık 100 milyon lira 6 ayda. 100 milyon lira hakikaten işte 3-4 kanala sadece odaklanıyor. Onlar için yaşamsaldır, bu kadar büyük yaptırım. Tabii, amaç özellikle bu 10 günlük şimdi inşallah umudumuz, inancımız, yargının ‘Dur’ demesi bu hukuksuz kararlara. Eğer ‘Dur’ demezse, maalesef yine bir başka kara leke ile ülkemiz alınır hale gelecek.
Aynı anda iki kanalın, hele Türkiye'de bu kadar çok insanların izlemeye çalıştığı bilgilendireceği olaylar yaşanırken iki büyük kanalın 10 gün kapalı kalması gerçekten asla kabul edilemez.”