Bolu Belediye Başkanı Özcan: "Size ne CHP'nin genel başkanı kim olacak? CHP'lilerin onayını almamış kişiler uzun süreli o koltukları işgal edemezler"
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Size ne kardeşim CHP'nin genel başkanı kim olacak? CHP'nin milletvekilleri kim olacak? Ona bırak CHP'liler karar versin. İl başkanı olarak sen CHP'ye atama yapamazsın. CHP'lilerin onayını almamış kişiler uzun süreli o koltukları işgal edemezler' dedi.
Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Dursun ALKAYA
(ANKARA) - Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Size ne kardeşim CHP'nin genel başkanı kim olacak? CHP'nin milletvekilleri kim olacak? Ona bırak CHP'liler karar versin. İl başkanı olarak sen CHP'ye atama yapamazsın. CHP'lilerin onayını almamış kişiler uzun süreli o koltukları işgal edemezler” dedi.
Özcan, CHP’nin yarın Bolu’da gerçekleştireceği “Millet İradesine Sahip Çıkıyoruz” mitingi öncesi ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Özcan, şunları kaydetti:
“Bu mitingin duyurularında bizzat ben de görev alıyorum. Biraz önce de otobüsle şehri dolaştık. Söylediğim şu, ‘ben emekliyim, geçinemiyorum. Ben esnafım, siftah yapamıyorum. Ben gencim, iş bulamıyorum’ diyorsanız, gelin hep birlikte yarın 18'de Valilik Meydanı'nda bunu hep beraber haykıralım. Sesimiz daha gür çıksın temasıyla insanları mitinge davet ediyoruz. Ben katılımın yoğun olacağını düşünüyorum. Çünkü gerçekten insanlar çok zor durumda. Esnafımız, orman köylümüz, hayvancılıkla uğraşan insanlar gerçekten geçinemiyorlar. Çok sayıda işsiz genç var Bolu'da. Üniversite mezunu ama işsiz. İnsanlar tepkili. Yani bu tepki sandığa da yansıyacak. Yarın muhtemelen hava koşullarında anormal bir sıkıntı olmazsa da Bolu Meydanı'na da yansıyacaktır diye düşünüyorum. Bolu'nun tarihinin en kalabalık mitinglerinden birini bekliyorum.
"Öyle bir hale geldi ki, gözdağı vermek için Ankara'ya bir operasyon düzenlediler"
Ben hukukçuyum. Eski de bir milletvekiliyim. Bu düzenlenen operasyonların hukukla falan izah edilebilecek bir tarafı yok. Sayın İmamoğlu ile başladı. Çok sayıda belediye başkanımız içeride. Meclis üyemiz içeride. Bürokratlar içeride. Tabii artık öyle bir hale geldi ki, gözdağı vermek için Ankara'ya bir operasyon düzenlediler. Sonra, 10 ay önce başlayan bir soruşturmam var benim sığınmacıların Bolu'dan gitmesiyle ilgili. 6 yıl önce yaptıklarımla ilgili. 4,5 ay önce davası açılmış. Dosyaya yeni bir delil girmemiş. Haftaya duruşması var. Pazartesi günü itibarıyla hakim bana savcının da talebi olmamasına rağmen yurt dışına çıkış yasağı koydu. Adli kontrol uyguladı.
Bunlar hepsi de bizi yıldırmaya, sindirmeye dönük çabalar. Biz bunu görüyoruz, biliyoruz. Geçen dönem de yaşadık benzer şeyleri. Hiç müfettiş eksik olmadı. Bir alt katta hala müfettişler var. Hiç eksik olmadı. Artık çalıştırmamak için, halka hizmeti engellemek için mahkemeleri, savcılıkları kullanır hale geldi bu siyasi iktidar. Ve Türkiye'de artık AKP'lisi de, MHP'lisi de, CHP'lisi de kim olursa olsun Türkiye'de tarafsız adalet kalmadığına inanıyor insanlar. Biraz önce AK Parti üyesi bir vatandaşımızla konuştum. ‘Benim partim burada yanlış yapıyor. Bu şekilde olmaz diyor. Zamanında benzerlerini FETÖ’cüler de yapmıştı. O zaman nasıl kınıyorsak ben şimdi de diyor aynı rahatsızlığı hissediyorum’ diyor. Yani halkın vicdanı bunu söylüyor.
"CHP'lilerin onayını almamış kişiler uzun süreli o koltukları işgal edemezler"
Vallahi olağan kongreler takvimi işliyor. Ve bu konuda YSK'nin net bir kararı var. Zaten anayasa 79'a göre YSK seçimlerle ilgili ve parti kongreleriyle ilgili tek yetkili makam. YSK kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi'ne bile müracaat edilemiyor. Ama buna karşı Cumhuriyet Halk Partisi'ni karıştırmak için İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Türkiye'de emsali olmayan bir tedbir kararı var ki bu açık bir şekilde başka bir yargı çevresinin yani Yüksek Seçim Kurulu'nun görevinde tecavüzdür. İşte Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne devam eden bir mutlak butlan davası var ki mutlak butlan hiçbir siyasi parti kongresi için şimdiye kadar veya bir dernek kongresi meslek odası kongresi için bile yapılmamış. İşte mutlak butlan kararı çıkacakmış da, Kemal Kılıçdaroğlu yeniden gelecekmiş... Vallahi kusura bakmasın kimse. Keloğlan'ın saçlarının çıkma ihtimali var -milyonda bir- ama Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhuriyeti Halk Partisi'nin başına dönme ihtimali yok. Bir de size ne kardeşim CHP'nin genel başkanı kim olacak? CHP'nin milletvekilleri kim olacak? Ona bırak CHP'liler karar versin. İl başkanı olarak sen CHP'ye atama yapamazsın. CHP'lilerin onayını almamış kişiler uzun süreli o koltukları işgal edemezler. Dolayısıyla bunlar beyhude çabalar.
Türkiye'deki ekonomik sıkıntıları gölgelemek için, dış politikadaki başarısızlıkları gölgelemek için yaratılan suni gündemler. Tabii ister istemez biz de bunlarla oyalanmak zorunda kalıyoruz. Ben Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde olsam, İstanbul'da o mu görevli, bu mu görevli tartışmasına girmem. Mazbata kimdeyse il başkanı odur. Diğeri de yanlış bir tedbir kararıyla orada oturuyor mu? Bırak otursun, görmemezlikten gel. Gider nasıl olsa yakında.”