Burhanettin Bulut: Bir itibar suikastı var

TAKİP ET

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelen operasyona ilişkin olarak, "Cumhuriyet Halk Partisi'ne, İzmir'de eski yöneticilerin olduğu bir yönetime, aynı İstanbul'da olduğu gibi sabahın erken saatlerinde gözaltı yaparak bir suikast düzenleniyor. Bir itibar suikastı var. Bu yapılanlar, asıl itibarıyla bir siyasi müdahale. Bir itibar suikastıyla birlikte yaparsanız, o zaman yargıyı siz kullanmış olursunuz. Yargı sopasını kullanmış olursunuz" ifadesini kullandı.

(İSTANBUL) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelen operasyona ilişkin olarak, "Cumhuriyet Halk Partisi’ne, İzmir’de eski yöneticilerin olduğu bir yönetime, aynı İstanbul’da olduğu gibi sabahın erken saatlerinde gözaltı yaparak bir suikast düzenleniyor. Bir itibar suikastı var. Bu yapılanlar, asıl itibarıyla bir siyasi müdahale. Bir itibar suikastıyla birlikte yaparsanız, o zaman yargıyı siz kullanmış olursunuz. Yargı sopasını kullanmış olursunuz" ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının 100'üncü gününde Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen etkinlikte ANKA Haber Ajansı'na konuştu. Bulut, şunları kaydetti:

"Tutukluluğun 100'üncü günü. Bugün burada Türkiye'deki demokrasi açısından, adaletin geldiği nokta açısında bu 100 günün, kara lekenin bir sunumu olacak. Bu 100 gün içerisinde yapılan mücadele aktarılacak toplantıda. Çok ciddi bir mücadele var. Geleceğe ilişkin umutlarını yitirmeyen, haksızlığa karşı başkaldıran herkesin bir mücadele ve katkısı var. O ifade edilecek. Bir de aileler burada. Bu 100 günlük bir değerlendirme.

"İtibar suikastı var"

Her yaptıklarını, 'Bunu CHP yapıyor' diye vurguluyorlar. Hatırlayın, kurultayda da şikayet edenler onlardı. Yani 'Siz kendinizi şikayet ediyorsunuz' diye söylüyorlar. İstanbul soruşturmasında keza öyle. 'Hırsızın hiç mi suçu yok' derler ya. Bu burada yapılan operasyon, asıl itibarıyla belediye başkanı ifadesinden ziyade Cumhuriyet Halk Partisi’ne, İzmir’de yine eski yöneticilerin olduğu bir yönetime, açıkçası aynı İstanbul’da olduğu gibi sabahın erken saatlerinde gözaltı yaparak bir suikast düzenleniyor. Bir itibar suikastı var. Yoksa bu dosyada, zaten mevcutta mahkemelik olmuş durumda, şikayetler yapılmış durumda, o dosyanın incelemesi var. Ama bakıyorsunuz, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı 'Göreve geldiğimde soruşturma yapılsın' diye şaibe, yolsuzluk iddiaları içeren dosyaları verdi savcılığa, herhangi bir işlem yapılmadı. Keza Ankara’da öyle, keza İzmir’de öyle, keza Bursa’da öyle. Ama bakıyorsunuz, sadece Cumhuriyet Halk Partisi’ni ilgilendiren dosyaları açıyorlar. Bu yapılanlar, asıl itibarıyla bir siyasi müdahale. Yani bunu hukuki olarak söylemeniz, bu mevzuyu yargı boyutunda değerlendirmiş olursunuz. Ama yargı boyutunda değerlendirecek bir durum değil. Zaten hukuk işliyor. Ama siz bunu bir itibar suikastıyla birlikte yaparsanız, o zaman yargıyı siz kullanmış olursunuz. Yargı sopasını kullanmış olursunuz.

"Herkesi Saraçhane'ye davet ediyoruz"

100'üncü günde, yine Saraçhane’de ilk günkü gibi bir miting, eylem düzenlenecek. Tüm halkımızı, İstanbulluları buraya davet ediyoruz. Çünkü bu tepkilerimizi, bu reaksiyonlarımızı göstermezsek, bu ülkede rejim de değişir, demokrasinin 'd'si kalmaz. İnsanlar bu ülkede güvensiz ve huzursuz olur. Çocuklarımızı tutamayız. Ekonomik imkânları olan herkes bu ülkeyi terk eder hale gelir. O vesileyle sahip çıkmamız lazım. Bugün sahip çıkacağımız kişi Ekrem İmamoğlu değil tek başına ya da Cumhuriyet Halk Partisi değil. Bu ülkenin demokrasisine, bu ülkenin adaletine, geleceğimize, bu ülkenin vicdanına sahip çıkmak anlamında, Saraçhane'deki eylemimize herkesi davet ediyoruz."