Cevdet Akay'dan Ziraat Bankası'na: "Yetimin hakkı en başta sizlerin boynundadır, sizlerin vebalindedir"
Ziraat Bankası yönetimine ilişkin çeşitli iddialarını dile getiren CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, konuya ilişkin bankanın açıklaması sonrasında "Yetimin hakkı en başta sizlerin boynundadır, sizlerin vebalindedir. Sorularıma tek tek cevap bekliyorum. Daha ne belgeler var, hepsini tek tek açıklamaya devam edeceğim. Son olarak, lütfen hakkınızı saklı tutmayınız, çünkü ben tutmuyorum. Dosyaları yetkili kurumlara belgeleriyle iletiyorum, çünkü gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır" ifadelerini kullandı.
(ANKARA) - Ziraat Bankası yönetimine ilişkin çeşitli iddialarını dile getiren CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, konuya ilişkin bankanın açıklaması sonrasında "Yetimin hakkı en başta sizlerin boynundadır, sizlerin vebalindedir. Sorularıma tek tek cevap bekliyorum. Daha ne belgeler var, hepsini tek tek açıklamaya devam edeceğim. Son olarak, lütfen hakkınızı saklı tutmayınız, çünkü ben tutmuyorum. Dosyaları yetkili kurumlara belgeleriyle iletiyorum, çünkü gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır" ifadelerini kullandı.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, dün Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Ziraat Bankası’nda yaşananlarla ilgili iddialarda bulundu. Akay, "Ziraat Bankası’nın başta genel müdür olmak üzere bazı yöneticileri, Ziraat Bankası ve Ziraat Katılım’ı babalarının çiftliği gibi kullanmışlar" ifadelerini kullandı.
Akay'ın iddialarına ilişkin Ziraat Bankası tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Basın açıklamasında dile getirilen konular ve iddialar, kasıtlı olarak kamuoyunu yanıltmaya ve Bankamız ile Yöneticilerinin itibarını zedelemeye yönelik gerçek dışı açıklamalardır. Söz konusu açıklamada yer alan iddiaların aksine, Bankamızca kullandırılan krediler bankacılık usul ve esaslarına göre tahsis edilmekte olup, hiçbir kişi veya gruba ayrıcalıklı bir uygulama söz konusu değildir" denildi.
Ziraat Bankası'nın açıklamasına ilişkin değerlendirmede bulunan Akay, "Gerçekleri örtbas etmeye çalışmak yerine, sorularımıza cevap verin" ifadelerini kullanarak şu açıklamayı yaptı:
"Ziraat Bankası Genel Müdürü, panikle ve suçüstü olma psikolojisiyle, apar topar ve alakasız bir şekilde konuları ve soruları geçiştirerek adeta halkımızın aklıyla dalga geçer gibi masal anlatıyor. Şimdi buradan, tek tek bir daha soruyorum; ivedilikle cevap bekliyorum: Bu fotoğraftaki şahsın, senin danışmanın ve Ziraat Katılım Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fikrettin Aksu’nun, kendi bankasından krediyle, sübvansiyonla, teşvikle adeta bedavaya aldığı seranın ortağının masasında ne işi var? Sonra ödülünü alıp genel müdür yardımcısı olarak hâlâ görevine devam ediyor mu? İzmir başta olmak üzere her işi kendine bağladı mı? Daha düne kadar kardeşlerinden biri tarım teknikeri, diğeri ise züccaciye dükkânı işletmeye çalışırken; sen genel müdür olduktan sonra, kardeşinin bizzat ifadesiyle kurulan şirketler iki yılda yüz milyonlarca lirayı bulan servet ve mal varlığına nasıl sahip oldu? Sen genel müdür olmasaydın, bunlar olur muydu? Bankacılık usul ve kanunlarını çok iyi biliyorum; fakat senin bilmediğin her hâlinden belli.
"Daha ne belgeler var, hepsini tek tek açıklamaya devam edeceğim"
Boğaziçi hocaları 'dolandırıldım' dedi. Daha bir yılı dolmamış bölge başkanı neden görevden alındı? Arsa için para gönderdiği hesap hareketleri ile sabit olan bu isimler hâlâ niye görevde? Bankadaki garip gurebayı dolandıran Gizem Bodur olayının üstünü niye örtmeye çalışıyorsun? Böyle bir dolandırıcılık olayı yaşandı mı? Bu isimle ilgili süreç nedir? Sen masal anlatmayı, panik ve suçüstü psikolojisiyle hareket etmeyi bırak; sorularıma tek tek cevap istiyorum! Buradan bankanın namuslu yönetim kurulu üyelerine, içlerinde özellikle hukukçu olanlara bir kez daha sesleniyorum; bu rezalete, bu soyguna ortak olmayın, sessiz kalmayın, 'dur' deyin, gereğini yapın. Yetimin hakkı en başta sizlerin boynundadır, sizlerin vebalindedir. Sorularıma tek tek cevap bekliyorum. Daha ne belgeler var, hepsini tek tek açıklamaya devam edeceğim. Son olarak, lütfen hakkınızı saklı tutmayınız, çünkü ben tutmuyorum. Dosyaları yetkili kurumlara belgeleriyle iletiyorum, çünkü gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır."