CHP Genel Başkan Yardımcısı Karabat: "Yolun sonu ödemeler dengesi krizi"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, "Herkes, 'rasyonel politika' diyen Mehmet Şimşek'in hiçbir şey yapmadığını biliyor ve arabanın duvara toslayacağını görüyor. Bununla beraber, bileşikte yıllık yüzde 60'ı bulan yüksek faiz, nüfusun yüzde 20'lik zengin kesimini daha da zengin hale getiriyor. Bu insanlar yüksek faiz gelirleri ile bir miktar altın ve döviz stokluyor, yarattıkları talep ile enflasyonu körüklüyorlar. AKP akıl tutulmasına devam eder ve hukuksuzlukları sürdürürse, Türkiye geri dönülemez bir sürece girecek, ödemeler dengesi krizi yaşayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, "Herkes, 'rasyonel politika' diyen Mehmet Şimşek’in hiçbir şey yapmadığını biliyor ve arabanın duvara toslayacağını görüyor. Bununla beraber, bileşikte yıllık yüzde 60’ı bulan yüksek faiz, nüfusun yüzde 20’lik zengin kesimini daha da zengin hale getiriyor. Bu insanlar yüksek faiz gelirleri ile bir miktar altın ve döviz stokluyor, yarattıkları talep ile enflasyonu körüklüyorlar. AKP akıl tutulmasına devam eder ve hukuksuzlukları sürdürürse, Türkiye geri dönülemez bir sürece girecek, ödemeler dengesi krizi yaşayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile başlayan süreçte 60 milyar dolar civarında döviz satıldığını ama piyasada güven sağlanamadığını ifade etti.
Faiz artırımına rağmen 19 Mart öncesindeki döviz rezervlerine ulaşılamadığını belirten Karabat, ihracattan ve turizmden gelen dövizle rezervlerin bir miktar şişirildiğını, sonuçta Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede döviz sorununun giderilemediğini kaydetti.
"Ekonomideki fay hatları büyük kırılmanın eşiğinde"
Karabat, "ekonomideki fay hatlarının büyük kırılmanın eşiğinde olduğunu" vurguladığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Şirketlerin net döviz pozisyon açığı 172 milyar doları buluyor. 19 Mart’taki gibi herhangi bir kur şoku yaşanması durumunda bu şirketler döviz borçlarını ödeyemez. Ardından zincirleme iflaslar, yüz binlerce işsiz gelecek. 2001’de bankalar kaynaklı kriz yaşanmıştı. Şimdi esas borçlu olan şirketler olduğu için kriz doğrudan iş dünyasını etkileyecek. Cari açığın azalması bu krizin çıkmayacağı anlamına gelmez."
"Vatandaşlar da aynı güvensizliği yaşıyor"
Artık yalnızca yatırımcıların değil, vatandaşın da ekonomiye ilişkin "güvensizlik" yaşadığını belirten Karabat şunları kaydetti:
"İnsanlar kötü gün olur düşüncesiyle fiziki altın ve döviz alıp bir köşeye atıyor. Yani hem şirketlerden hem de vatandaştan dövize talep sürüyor. Banka şubelerinde boş kiralık kasa bulmak neredeyse imkansız. Herkes, 'rasyonel politika' diyen Mehmet Şimşek’in hiçbir şey yapmadığını biliyor ve arabanın duvara toslayacağını görüyor. Bununla beraber, bileşikte yıllık yüzde 60’ı bulan yüksek faiz, nüfusun yüzde 20’lik zengin kesimini daha da zengin hale getiriyor. Bu insanlar yüksek faiz gelirleri ile bir miktar altın ve döviz stokluyor. Ayrıca yarattıkları talep ile enflasyonu körüklüyorlar. AKP akıl tutulmasına devam eder ve hukuksuzlukları sürdürürse, Türkiye geri dönülemez bir sürece girecek, ödemeler dengesi krizi yaşayacaktır. Ancak Saray ve onun etrafındaki yiyici güruh bunu görmemek için elinden geleni yapıyor."