CHP İstanbul Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu'ndan Cevizlibağ KYK açıklaması: "Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ilgili tüm kurumlar, yaşanan bu krizden doğrudan sorumludur, hesap vermek zorundadır

TAKİP ET

CHP İstanbul Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Cevizlibağ Atatürk Kız Öğrenci Yurdu'nda kalan bazı öğrencilerin üniversite sezonu başlarken odalarına döndüklerinde valizlerinin karıştırıldığı, eşyalarının çalındığı ve odalara zarar verildiği yönündeki şikayetleri ve gelişmeler üzerine yurt önünde açıklama yaptı. İstanbul'da bulunan 60'tan fazla üniversitede okuyan 800 bin öğrencinin yalnızca yüzde 7'sinin KYK yurtlarında kalabildiğinin, onlarda da çok sayıda sorunla karşı karşıya kalındığının belirtildiği açıklamada, "Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ilgili tüm kurumlar, yaşanan bu krizden doğrudan sorumludur, hesap vermek zorundadır" denildi.

Kamera: Mehmet ÇALPAR

(İSTANBUL) CHP İstanbul Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Cevizlibağ Atatürk Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan bazı öğrencilerin üniversite sezonu başlarken odalarına döndüklerinde valizlerinin karıştırıldığı, eşyalarının çalındığı ve odalara zarar verildiği yönündeki şikayetleri ve gelişmeler üzerine yurt önünde açıklama yaptı. İstanbul’da bulunan 60’tan fazla üniversitede okuyan 800 bin öğrencinin yalnızca yüzde 7’sinin KYK yurtlarında kalabildiğinin, onlarda da çok sayıda sorunla karşı karşıya kalındığının belirtildiği açıklamada, "Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ilgili tüm kurumlar, yaşanan bu krizden doğrudan sorumludur, hesap vermek zorundadır" denildi.

KYK Cevizlibağ Atatürk Kız Öğrenci Yurdu’ndaki öğrenciler, yaz dönemi nedeniyle dolaplara kilitleyerek bıraktıkları eşyalarına tekrar geldiklerinde zarar verildiğini gördü. Bu tahribatın, yazın başlayan ve hâlâ devam eden tadilatı yapan işçiler tarafından yapıldığı öne sürülürken yurt binası önündeeylemler bugün de devam etti. CHP İstanbul Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Cevizlibağ Atatürk Kız Öğrenci Yurdu önünde açıklama yaptı. İstanbul’da bulunan 60’tan fazla üniversitede okuyan 800 bin öğrencinin yalnızca yüzde 7’sinin KYK yurtlarında kalabildiğinin, onlarda da çok sayıda sorunla karşı karşıya kalındığının belirtildiği açıklamada, "Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ilgili tüm kurumlar, yaşanan bu krizden doğrudan sorumludur hesap vermek zorundadır" denildi.

CHP İstanbul Gençlik Kolları İl Sekreteri Büşra Çakır tarafından okunan CHP İstanbul Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Uzun süredir derinleşen ekonomik kriz, hayaın her alanını olduğu gibi gençlerin yaşamını da doğrudan etkilemektedir"

"Biz kadınlar olarak bugün burada, KYK Cevizlibağ Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşanan sorunları kamuoyuna duyurmak için bir araya geldik. Bugün yaşadıklarımız, yalnızca bir yurta görülen 'aksaklıklar' değildir; bu tablo, ülkemizde gençlerin sistemaik biçimde yok sayıldığı, haklarının ihlal edildiği ve geleceğinin karartıldığı bir krizin görünür halidir. Türkiye’de uzun süredir derinleşen ekonomik kriz, hayaın her alanını olduğu gibi gençlerin yaşamını da doğrudan etkilemektedir. Taa en başından anlatalım; Gençler üniversite sınavına hazırlanırken kaynak kitaba erişemiyorlar, okullarına ek bir kursa gidemiyorlar, fahiş fiyatlardaki sınav ücretni dahi yatıramadığı için üniversite eğitimden mahrum kalan gençler var artık bu coğrafyada. Tüm bu zor koşulları bir şekilde atlatıp üniversiteye yerleşen biz gençler farklı bir şehirde üniversite okumak istediğimizde en temel hakkımız olan barınma hakkına erişememekteyiz.

"İstanbul’da bulunan 60’tan fazla üniversitede okuyan 800 bin öğrencinin yalnızca yüzde 7’si KYK yurtlarında kalabiliyor"

Binlerce genç kazandıkları okullara ekonomik sebeplerden dolayı kayıt yaptıramamakta. Biz gençler barınma hakkından mahrum bırakılırken, fahiş kira ve fahiş yurt fiyatları karşısında devletin bize dayatığı seçenek; cemaat yurtları. Çünkü pek azımız KYK yurtlarına yerleşebiliyor. İstanbul’da bulunan 60’tan fazla üniversitede okuyan 800 bin öğrencinin yalnızca yüzde 7’si KYK yurtlarında kalabiliyor. Yurtların yetersizliği, gençleri eğiğim hakkından mahrum bırakmakta, pek çok öğrenci geçim sıkıntısı nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmaktadır.  Kadın öğrenciler açısından bu tablo daha da ağırdır. Barınma hakkının ihlali yalnızca bir 'idari sorun' değil; kadınların özgürlüğünün, güvenliğinin ve eşitliğinin gaspıdır. Öğrenciler güvenli olmayan koşullarda yaşamaya zorlanmakta, geleceğe dair umutları ellerinden alınmaktadır."

Açıklamada, Türkiye'de yüz binlerce öğrenci içerisinden yalnızca ufak bir kısmının yerleşebildiği bu yurtlarda son yıllarda yaşananlar da şöyle anımsatıldı:

"2023 yılında Aydın-Efeler’de Güzelhisar KYK Kız Öğrenci Yurdu’ndaki asansör kazasında 15 öğrenci yaralandı, Zeren Ertaş hayatını kaybetti.

2024 yılında Ordu Altınordu’da Mehmet Fuad Köprülü KYK Kız Öğrenci Yurdu'nda 10 öğrenci bulunduğu asansör, 1'inci kat ile zemin kat arasında kaldı. Öğrenciler içeride mahsur kaldı.

2025 yılında Çanakkale Safiye Hüseyin KYK Kız Yurdu'nda, içinde iki öğrencinin bulunduğu asansör 4. katan 1. kata düştü"

Yurt önündeki açıklamada Cevizlibağ'da yaşananlar ve diğer sorunlara da şu şekilde yer verildi:

"Öğrenciler beton duvarların arasında değil, insanca koşullarda yaşamak ve özgürce eğitim görmek hakkına sahiptir"

"Mevcut KYK yurtlarında öğrenciler kalabalık ve hijyenik olmayan odalarda kalmakta, uygunsuz ve sağlıksız bir şekilde beslenmekte, yurtlara ulaşım kolaylığı sağlanmamakta, yurtların etrafında yeterli güvenlik önlemleri alınmamaktadır. Cevizlibağ’da ise bu durum güvenlik zaafiyet ile gözler önüne serilmimiştir. Kadın öğrencilerin hem kişisel eşyaları, hem de kişisel alanlarının ihlal edilmiş sözde tadilat için yurda giren kişiler odaları talan etmiş, eşyalar etrafa saçılmış, dolaplar kırılmış üzerine bir de taciz boyutuna varacak şekilde yurta kalan öğrencilere mesaj atmışlar.

"İmamoğlu, AKP hükümeti ve cemaatlerin elele kurduğu bu çarpık düzene çomak soktuğu için 6 aydır Silivri zindanında tutsaktır"

Bu tablo bize gösteriyor ki;
KYK yurtları gençlere insanca yaşam koşulları sunmamaktadır, hata bazılarımızın yaşam hakkını elinde almaktadır. Bizler biliyoruz ki yurtlar, sadece dört duvardan ibaret değildir; yurtlar aynı zamanda sosyal adaletin, eşit fırsatların ve güvenli yaşam hakkının bir yansımasıdır. Öğrenciler beton duvarların arasında değil, insanca koşullarda yaşamak ve özgürce eğitim görmek hakkına sahiptir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu Cumhuriyet Halk Partisi belediyeciliğinin en güzel örneklerinden birini göstererek göreve başladığı ilk günden itibaren sosyal belediyecilik anlayışı ile gençler cemaat yurtlarına mecbur bırakılmasın diye İstanbul’da binlerce öğrencinin uygun fiyata barınabileceği, temiz gıdaya erişebildiği, güvenli, sosyal ve kültürel faaliyet alanlarının olduğu 14 öğrenci yurdunun açılmasına vesile olmuştur. Bunun sonucunda AKP hükümeti ve cemaatlerin elele kurduğu bu çarpık düzene çomak soktuğu için 6 aydır Silivri zindanında tutsaktır.

Bizler bu düzeni bile isteye kuran, eğitim hakkımızı gasp eden, kadınların eğitimde, istihdamda ve hayatın her alanında bulunmasında rahatsız olan AKP hükümetinin yaptıklarının farkındayız. Görmezden geldikleri yok saydıkları anayasayı bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. maddesi 'Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz' derken, 57. Maddesi ise 'Devlet, yoksul ve dar gelirli ailelerin çocuklarının eğitimlerini sürdürebilmeleri için gerekli tedbirleri alır' diyerek devletin sorumluluğunu açıkça ortaya koymaktadır. Sizler unutukça bizler kadınlar size tekrar hatırlalatacak ne hukuk devletinden ne de hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.

"Bizler, haklarımızdan ve geleceğimizden vazgeçmeyeceğiz"

Biz gençler olarak buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Yurtlar, yalnızca barınma değil, insanca yaşam hakkını güvence altına almak zorundadır.
Devlet, ekonomik kriz koşullarında geçinemeyen, eğitim hakkı elinden alınan gençlerin sorumluluğunu üstlenmek zorundadır.
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ilgili tüm kurumlar, yaşanan bu krizden doğrudan sorumludur hesap vermek zorundadır. Bizler, haklarımızdan ve geleceğimizden vazgeçmeyeceğiz. KYK Cevizlibağ’da ve tüm yurtlarda eşit, özgür, güvenli ve insanca yaşam koşulları sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biz biliyoruz: Barınma haktır! Eğitm haktır! Eşitlik haktır!"