CHP'li Başevirgen: "Emekli olmak Almanya'da huzurun, Türkiye'de hayatta kalma mücadelesinin adı oldu"

TAKİP ET

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 'Emekli olmak Almanya'da huzurun, Türkiye'de hayatta kalma mücadelesinin adı oldu. Almanya'da emekli vatandaşlar ortalama bin 800–2 bin avro maaş alıyor. Bu da güncel kurla 80 bin liranın üstünde bir maaşa denk geliyor. Alman emeklilerin büyük bir bölümü yılda en az bir kez tatile çıkabiliyor. Aynı yaş grubunda ve 15 bin lira maaş alan bir Türk emekli ise sabahın erken saatinde ucuz gıda kuyruğunda yaşamını sürdürüyor. Almanya'daki emekli torununa harçlık veriyor, Türkiye'deki emekli torunundan borç istiyor. Türkiye'de emeklilik artık bir istirahat dönemi değil, tam anlamıyla hayatta kalma savaşına dönmüş durumda' dedi.

(ANKARA) - CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, “Emekli olmak Almanya’da huzurun, Türkiye’de hayatta kalma mücadelesinin adı oldu. Almanya’da emekli vatandaşlar ortalama bin 800–2 bin avro maaş alıyor. Bu da güncel kurla 80 bin liranın üstünde bir maaşa denk geliyor. Alman emeklilerin büyük bir bölümü yılda en az bir kez tatile çıkabiliyor. Aynı yaş grubunda ve 15 bin lira maaş alan bir Türk emekli ise sabahın erken saatinde ucuz gıda kuyruğunda yaşamını sürdürüyor. Almanya’daki emekli torununa harçlık veriyor, Türkiye’deki emekli torunundan borç istiyor. Türkiye’de emeklilik artık bir istirahat dönemi değil, tam anlamıyla hayatta kalma savaşına dönmüş durumda” dedi.

Başevirgen, Türkiye ve Almanya’daki emeklileri, aylıkları ve yaşam koşulları üzerinden kıyasladı. 

Türkiye’de 16 milyon emekli bulunduğunu hatırlatan Başevirgen, şunları kaydetti:

“Emeklilerimizin 3,8 milyonu 15 bin liralık en düşük emekli maaşını alıyor. Geriye kalan emekliler ise en düşük emekli maaşına yakın düzeyde ücretlerle yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Emeklimiz, kredi kartlarına takla attırırken, kredi borçları altında boğulurken bizi kıskanan Almanya’da ise durum çok daha farklı. Emekli olmak bir ülkede huzurun, diğerinde ise hayatta kalma mücadelesinin adı oldu. Türkiye ve Almanya’daki emekli vatandaşların yaşam koşulları arasındaki fark, 2025 itibarıyla uçuruma dönüştü. Haziran itibarıyla Türkiye’de en düşük emekli maaşı 14 bin 469 lira.”

Türkiye'de emekli ucuz ekmek ya da pazar kuyruğunda yaşamını sürdürüyor

Emeklilerin büyük bir kısmının geçinebilmek için kredi kartı ya da bireysel krediye başvurduğuna dikkati çeken Başevirgen, açıklamasında şunlara yer verdi:

“Emekli maaşının yüzde 60’ı bankalara ya da faturalara gidiyor. Almanya’da emekliler ise ortalama bin 800–2 bin avro maaş alıyor. Bu da güncel kurla 80 bin liranın üstünde bir maaşa denk geliyor. Üstelik bu maaşın yanında devletten kira yardımı, sağlık destekleri, toplu taşımada indirim gibi sosyal haklar da sağlanıyor. Alman emeklilerin büyük bir bölümü yılda en az bir kez tatile çıkabiliyor, kültürel etkinliklere katılıyor ve sosyal yaşamın içinde aktif kalıyor. Aynı yaş grubundaki bir Türk emekli ise sabahın erken saatinde ucuz ekmek ya da pazar kuyruğunda yaşamını sürdürüyor.

Almanya'daki emekli torununa harçlık veriyor, Türkiye'deki emekli torunundan borç istiyor

Türkiye’de emeklilik artık bir istirahat dönemi değil, tam anlamıyla hayatta kalma savaşı. Emeklilerimizin büyük bölümü ya ailesine muhtaç ya da borçla yaşıyor. Almanya’daki emekli torununa harçlık veriyor, Türkiye’deki emekli torunundan borç istiyor. Bu utanç verici tablo, sosyal devlet anlayışının tamamen terk edildiğini gösteriyor. Emekli açlıkla sınanıyor. Türkiye’de yalnızca maaş artışıyla emeklinin sorunları çözülmüyor. Onurlu bir emeklilik için sadece ekonomik değil, sosyal destek mekanizmalarının da hayata geçirilmesi gerekiyor. Yoksa Türkiye’de emeklilik, huzurun değil, çaresizliğin diğer adı olmaya devam edecek.” 

Bu ülkenin işçisi, emeklisi, genci, kadını lüks istemiyor, insanca yaşam talep ediyor 

Temmuz ayında emekli maaşlarına düzenleme yapılmaması durumunda, milyonlarca emeklinin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacağına dikkat çeken Başevirgen, iktidara şu çağrıda bulundu:

“Emeklilere verilecek para bir siyasal tercihtir. Ya halktan yana tavır alır, bu maaşlara derhal zam yaparsınız ya da vatandaş sizi ilk sandıkta zamla değil, oyla cezalandırır. Seçim sandığı, susanların konuştuğu yerdir. Bu ülkenin işçisi, emeklisi, genci, kadını lüks istemiyor; insanca yaşam talep ediyor. Oyalamayın, kandırmayın, görmezden gelmeyin. Halk zam bekliyor, vatandaşlarımız insanca bir yaşam sürdürebilecekleri ücret alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”