CHP'li Öztürk'ten tutuklu belediye başkanlarına ziyaret... "Burada bir tutsaklık var, burada bir yargılama yok"
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, tutuklu CHP'li belediye başkanlarını Silivri'de ziyaret etti. Ziyaret sonrası ANKA Haber Ajansı'na konuşan Öztürk, "Burada bir tutsaklık var, burada bir yargılama yok. Burada sonradan oluşturulmaya çalışan nedenlerle tutsak edilen arkadaşlarımızı tüm dünya izliyor ve görüyor" dedi.
Haber: Oktay YILDIRIM - Kamera: Umut Emre GÖKBULUT
(İSTANBUL)- CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, tutuklu CHP'li belediye başkanlarını Silivri'de ziyaret etti. Ziyaret sonrası ANKA Haber Ajansı'na konuşan Öztürk, "Burada bir tutsaklık var, burada bir yargılama yok. Burada sonradan oluşturulmaya çalışan nedenlerle tutsak edilen arkadaşlarımızı tüm dünya izliyor ve görüyor" dedi.
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, İstanbul'un Silivri ilçesinde bulunan Marmara Kapalı Cezaevi'nde İBB operasyonları kapsamında tutuklanan belediye başkanlarını ve bürokratları ziyaret etti. Ziyaret sonrasında ANKA Haber Ajansı'na konuşan Öztürk, şunları kaydetti:
"Hem Cumhurbaşkanlığı çalışma ofisimiz, hem parti programımız, hem hükümet programımız, hem de yaşanan tüm süreci ve halkımızın bu süreçle ilgili bize bildirmek istedikleri, parti ve hükümet programımızın son hallerini güncelleyeceğimiz saha çalışması kapsamında İstanbul'dayız. Bugün İstanbul'da 30 civarında milletvekilimiz 6 bölge tüm ilçelerde 3 günlük bir çalışma takvimiyle sahadayız. Tabii ki ilk durağımız malum tutsak edilen belediye başkanlarımız, yol arkadaşlarımız, belediye çalışanlarımız öncelikle Silivri'ye geldik. Ben Adana gibi Adana, Zeydan Karalar Başkanımız’la, Avcılar Belediye Başkanımız, Büyükçekmece Belediye Başkanımızla, yine Şişli Belediye Başkanımızla öncesinde bölgeyle alakalı Esenyurt Belediye Başkanımız, onun yanında Başkan Yardımcılarımız, çalışanlarımızla bir aradaydık. Genel anlamda diğer arkadaşlarla da kısa da olsa görüşme fırsatımız oldu.
"Tüm arkadaşlarımızın gerçekten moralleri çok yüksek"
Başta Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere tüm arkadaşlarımızın gerçekten moralleri çok yüksek. Kimse zannetmesin ki, biz burada kara kara düşünüyoruz, bu durumu kendimiz içselleştirip bir üzüntü içindeyiz gibi bir duygu içinde olmasın. Onlara inanan, onların arkasından yürüyen, Türkiye Cumhuriyeti'nin değerlerine, demokrasiye yeniden hep birlikte inşa edeceğimiz tam bağımsız bir Türkiye ve bağımsız bir yargı düzenine bir mücadelenin parçası olduklarını ve bugün ödedikleri bu diyetin aslında bu amaca giden yolda ve çabada önemli bir sorumluluk olduğu bilincindeler. Durmadan çalışıyorlar, hiçbir vakti yine boş geçirmiyorlar. Kendi şehirleri için çalışıyorlar, partimizin mücadelesi için çalışıyorlar. Ama tabii ki bir bedel ödeniyor kendi aileleriyle. Onlar tabii ki bir psikolojik baskı, bir psikolojik savaş içindeler. Onun da nasıl düzenlendiğini ve o baskının nasıl olduğunu da çok iyi farkındalar. Ailelerimizden de aldığımız bir aile dayanışma ağımız var. Bu ağ içerisinde aldığımız ve onlarla yan yana olduğumuz ve onların da aslında bu davaya inançlarının çok yüksek olduğunu hepimiz görüyoruz.
"Karanlığın en zifiri olduğu noktada aydınlığın geleceğine inancımız tam"
Burada bir tutsaklık var, burada bir yargılama yok. Burada sonradan oluşturulmaya çalışan nedenlerle tutsak edilen arkadaşlarımızı tüm dünya izliyor ve görüyor. Onların herkese selamı var. Öncelikle yönettikleri şehirlere, tüm Türkiye'ye, Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve cumhuriyetin değerlerine inanan, bize güvenen herkese güçlü selamları ve sevgileri var. ‘Bizi kimse merak etmesin. Biz burada gayet iyi çalışıyoruz, moralimiz yüksek. Sanmasınlar ki bu kötülükle baş edemeyiz. Daha kötülüklere de hazırlıklıyız. Daha kötü şeylere de hazırlıklıyız. Ama bu karanlığın en zifiri olduğu noktada aydınlığın geleceğine inancımız tam. Başta Genel Başkanımız Özgür Özel olmak üzere onun yürüttüğü güçlü, kuvvetli liderliğin ve toplumsal muhalefeti toparlamanın mutluluğunu’ ifade ediyorlar.
Öztürk, ziyaret ettiği tutukluluların ortak bir mesajı olup olmadığı sorusuna şu yanıtı verdi:
"Genel anlamda şu: Bir adım geri atmadan, bu mücadeleye devam etmek zorundayız. Mutlaka ama mutlaka bu süreci Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerleriyle buluşturarak laik, demokratik hukuk devleti Türkiye'nin varlığını korumak, seçme ve seçilme özgürlüğünü inşa yeniden etmek ve bağımsız yargıyı tekrar oluşturmak gibi bir sorumluluk bilince olduklarını ve bu sorumluluğun hepimizde olduğunu ifade ettiler. ‘Dışarıdaki arkadaşlar da hiç endişelenmesin. Burada hep beraber daha sık görüşerek, daha güçlü şekilde çalışmaya da devam ediyoruz’ mesajını genel anlamda tüm arkadaşlarımız özetlersek parça parça verdi diyebilirim."