CHP milletvekilleri ve PM üyeleri sahada... Van buluşmasında konuşan Açıkel: "Sarayın vesayetini milletin iradesiyle değiştirmenin zamanı geldi"
CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, "Anayasal eşit yurttaşlık felsefesi çerçevesinde, bir yeni iktidarı kurma ve siyasi vesayeti, sarayın vesayetini, milletin iradesiyle değiştirmenin zamanı geldiğine inanıyoruz. Bu üç günlük ziyaretimizde öğrencisinden esnafına, gencine, kadınına, barolarından, odalarına, kooperatiflerinden, tüm paydaşlarına kadar ama bilhassa kayyum siyasetinin mağduru olmuş hemşehrilerimize ulaşarak onları dinleyeceğiz" dedi.
(VAN)- CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, "Anayasal eşit yurttaşlık felsefesi çerçevesinde, bir yeni iktidarı kurma ve siyasi vesayeti, sarayın vesayetini, milletin iradesiyle değiştirmenin zamanı geldiğine inanıyoruz. Bu üç günlük ziyaretimizde öğrencisinden esnafına, gencine, kadınına, barolarından, odalarına, kooperatiflerinden, tüm paydaşlarına kadar ama bilhassa kayyum siyasetinin mağduru olmuş hemşehrilerimize ulaşarak onları dinleyeceğiz" dedi.
CHP'li milletvekilleri ve Parti Meclisi üyelerinin ziyaretleri kapsamında oluşturulan heyet, CHP Van İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi. İl Başkanı Seracettin Bedirhanoğlu, parti komisyonunun üç gün boyunca kentte ziyaretler gerçekleştireceğini belirterek sözü CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel'e bıraktı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Van'a selamlarını getirdiği belirterek sözlerine başlayan Açıkel, parti tarafından oluşturulan komisyonla tüm kent paydaşlarının sorunlarını dinleyeceklerini, bu sorunları da Ekrem İmamoğlu'nun ve Cumhurbaşkanlığı Ofisi'nin gündemine ulaştıracaklarını ifade etti, ziyaretlerinin eylül ayında da süreceğini belirtti.
Silivri'de tutuklu bulunan partililerin de selamını getirdiğini sözlerine ekleyen Açıkel, Esenyurt Belediye Başkanlığı görevi sırasında tutuklanan Ahmet Özer ile özgür günlerde buluşma dileklerini de iletti. Açıkel, şöyle devam etti:
"Diyebiliriz ki memleketimiz hiç bu kadar uzun süredir kötü, hukuksuz bir şekilde yönetilmemişti. Vatandaşların hakları, hukukları kadar kul hakkına hiç bu kadar girilmemişti. Mehmet Murat Başkan'ımızın annesinin dökülen gözyaşlarından tutun, sağlık sorunu çeken içerideki pek çok dostumuzun Muhittin Böcek başkanımızın, biliyorsunuz 100 küsur gün komada geçirdi Covid döneminde, zor koşullarda, hücrelerde bu süreci metanetle, dirayetle, büyük bir kararlılıkla atlatan kadrolarımız adına da biraz buradayız. Tek bir vatandaşımızı yarı yolda bırakmadan ilerleyeceğimiz bir yürüyüşün saha çalışması için buradayız.
"Bütün sorunları dinlemek için buradayız"
Özellikle kayyum atanan bir şehirde belediye başkanları içeriye atılan, hapishanelere, zindanlara atılan bir memlekette belediye çalışanlarının kapı dışarısına bırakıldığı bir ilde A'dan Z'ye gördüğümüz bütün sorunları tartışmak, bütün sorunları dinlemek için buradayız. Kayyum siyasetinden, zindan siyasetinden yasaklardan ve maalesef sadece kendi yandaşlarına kaynakları aktaran geriye kalan vatandaşların, esnafın, çiftçinin, KOBİ'nin hiçbir ihtiyacını ciddiye almayan bir yönetimin artık bu memlekette ilk seçimde iktidarı devretmesini arzuluyoruz. Gayretimiz, çabamız bunun için ve bunu ilk seçimde bir zaferle taçlandıracağımızı da biliyoruz. Sanıyorum hükümet de bunu bildiği için cumhurbaşkanı adayımızı bu yarıştan alıkoydu. Maalesef hukuksuz bir şekilde önce diplomasını iptal etti. Memlekette diplomaların satıldığı, e-devletten sahtelerinin yapıldığı, mezuniyet notlarının yükseltildiği, siyasetçilerin, üniversite hocalarının bile unvanlarının masa altında basıldığı bir ülkede, akademik kurul kararı olmadığı halde, o fakültenin yetkili dekanı 'Ben bu diploma geçersizdir diyemem' dediği halde istifaya zorlandı. Ekrem başkanın önce lisans diploması, ardından geçtiğimiz günlerde de yüksek lisans diploması iptal edildi. Bu yetmiyormuş gibi hukuksuz bir şekilde tutuksuz yargılanması gerekirken, fakat tutuksuz yargılanma bir tarafa, iftiracılarla, itirafçılarla ailesinin üç kuşaklık birikimleri de dahil olmak üzere, tüm kadrolarının, aile efradının, genç evlatlarının, çocuklarının, eşlerinin hürriyetleri alıkonuldu. Onların hürriyetleri bir şantaj unsuru olarak kullanıldı.
"Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüm çalışan dişlileri iftirayla içeri alındı"
Çukurova'ya mal olmuş, Türkiye'ye mal olmuş Zeydan Karalar başkanımız, Oya başkanımız, Kadir başkanımız, Muhittin Böcek başkanımız, Tunç Soyer başkanımız, Murat Çalık başkanımız ve tüm ilçe belediye başkanlarımız, Aykut Erdoğdu milletvekilimiz, Baki Aydöner parti meclis üyemiz, Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüm çalışan dişlileri iftirayla içeri alındı.
19 Mart'tan bu tarafa yürüyüşümüz, kararlılığımız, Saraçhane Meydanı'nda başlayan bu memleketin bir ve beraber vatandaşları olarak bir istibdat yönetimine,' bir hukuksuzluk yönetimine dur' diyen bu yürüyüşümüz oldu. Geçmişte hangi parti oy vermiş olursa olsun, ayrım gözetmeden milletimiz için hak, hukuk ve adalet isteyerek, talep ederek büyütmek niyetindeyiz.
"Memleketimiz hakikaten iyi bir daha iyi bir yönetimi hak ediyor"
Özgürlüklerinden mahrum bırakılan Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Osman Kavala ve Can Atalay başta olmak üzere, Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşları başta olmak üzere ya tutuksuz yargılama ya bir an önce hukuka uygun olarak salıverilme koşullarını talep ediyoruz. Bu hukuksuzluğun, bu haksızlığın devam etmemesi bizlerin en büyük çabası, en büyük temennisi. Fakat sadece temenni etmiyoruz, bunun için mücadele ediyoruz. Bunu anlatmak için buralardayız. Büyük bir aileyiz. Türkiye İttifakı olarak Türk demokratlar, Kürt demokratlar, Sünni, Alevi, muhafazakar, milliyetçi demokratlar, memleketimiz hakikaten iyi bir daha iyi bir yönetimi hak ediyor.
"Sarayın vesayetini, milletin iradesiyle değiştirmenin zamanı geldiğine inanıyoruz"
Anayasal eşit yurttaşlık ve yurttaşlık felsefesi çerçevesinde, bir yeni iktidarı kurma ve siyasi vesayeti, sarayın vesayetini, milletin iradesiyle değiştirmenin zamanı geldiğine inanıyoruz. Bu üç günlük ziyaretimizde öğrencisinden esnafına, gencine, kadınına, barolarından, odalarına, kooperatiflerinden, tüm paydaşlarına kadar ama bilhassa kayyum siyasetinin mağduru olmuş hemşehrilerimize ulaşarak onları dinleyeceğiz."
CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu da tutuklu bulunan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'i ziyaret ettiğini ve onu çok iyi gördüğünü belirterek, spor yaptığını, 2-3 kitabı aynı anda yazdığını ve 'mutlaka çıkacağım' dediğini dile getirdi. Özer'in, açılan davaların birinden beraat ettiğini hatırlatan Berberoğlu, kalan dava konusunda da içinin rahat olduğunu ve umutlu olduğunu söyledi.
"CHP kitle partisi olması özelliği ile bu ortak aklı yaratmak için bizleri buralara gönderiyor"
Berberoğlu, şöyle devam etti:
"Döndüğümde 'Van'ı nasıl buldun?' diye soracaklar. İstanbul'dan ya da Manisa'dan, Antalya'dan, Trabzon'dan farkı yok. Orada da gençler işsiz. Orada da kaynaklar sadece iktidar yanlılarına akıyor. İnsanlar çaresiz, fakir. Bu fakirliğe, bu yoksulluğa alternatif oluşturabilen bir hükümet var mı? Bir idare var mı? Yok. Van'da da yok. Emin olun İstanbul'da da yok. Emin olun Antalya, Trabzon'da da yok. Şimdi oradan geliyoruz. Biz niye buradayız? Bakın, AKP bir zamanlar iyi örgütlü bir partiydi. Yereli, sivil toplumu, sendikaları dinlerdi. Kendince doğru bildiği bir iş yapardı. Şimdi artık bir kişiye indi hepsi. O kişinin de artık vakti doldu. Vakti dolduğu nereden anlaşılıyor? Çünkü saçma sapan işler yapıyor. Yani memlekette ne kadar belediyeci varsa hepsini içeri atıyor. Sebebi ne? Bir tane müteahhit. İsmi lazım değil. Bu arkadaşın iş hacminin üçte ikisi AKP'den. Üçte biri CHP belediyesinden. Ama CHP'de selam verdiği ne kadar adam varsa hepsi içeride. AKP'de bir tane açılmış soruşturma dahi yok. Böyle bir saçmalığı sen Türk kamuoyuna yutturabileceğini düşünüyorsan senin vaktin doldu, geçiyor. O demektir. Peki biz ne yapıyoruz? Onun gibi yapmıyoruz. Bu yaşımızda, yani kendi adıma söylüyorum, kalkıyoruz, geliyoruz, sizi dinleyeceğiz. Şimdi sorunlar ortak, burada anlaştık. Ama çözümler ortak olmayabilir. Herkes kendine göre bir çözüm bulmuş olabilir. Akıl akıldan üstündür. İşte CHP kitle partisi olması özelliği ile bu ortak aklı yaratmak için bizleri buralara gönderiyor."
CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever de "Buraya geldiğiniz için bizimle beraber olduğunuz için için çok teşekkür ediyoruz. Van'dan bir daha söylüyoruz Aayımızı yanımızda, sandığı önümüzde istiyoruz" dedi.
"Bir yanıyla eksik olan bir sürecin yürütüldüğünü söylüyorum"
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat ise şunları kaydetti:
"Çok kritik bir dönemde Van'dayız. 50 yıllık bir sorunun çözülmesi ile ilgili bir masa kuruldu, bir komisyon kuruldu. Partimiz bu komisyonun bir parçası oldu. Dilerim ve isterim ki hepimizin ortak sorunlarına yoğunlaşacak, Türkiye'nin geleceğini kuracak bir sonuç çıksın ama bu anlayıştan bu sonucun çıkabileceğini de pek inanamıyorum, pek göremiyorum. Çünkü ortak akılla alınması gereken kararların ortak aklı oluşturan birçok siyasetçinin bugün cezaevinde başta Cumhuriyet Halk Partisi'nin cumhurbaşkanı adayı olmak üzere içeride olması koşullarında bir yanıyla eksik olan bir sürecin yürütüldüğünü söylüyorum. Yine de bu sürecin arifesinde Van'da olmak bizim için ayrı bir sevinç kaynağı. Biz uzunca bir süredir siyasetçiler, siyaseti cezaevi kapılarında ya da hücre önlerinde, salonlarda, partili arkadaşlarımızı ziyaret ederek onlarla Türkiye'nin sorunlarını konuşarak geçiyoruz. Uzun zamandan bu yana ilk defa siyaseti kendi mecranında yani halkla ve toplumla iç içe, sizle iç içe yapmak da ayrıca bizim için önemli. Buradan aldığımız her şeyi partimize götüreceğiz. Partimiz de buralarla ilgili cumhurbaşkanı adayımızla birlikte ortak politikalar geliştirecek. Ben buradan sizlerin gözlerindeki ışığı görüyorum. Hep birlikte bu iktidardan kurtulup ortak sorunlarımıza, ortak vatanda daha akıllı çözümler bulacağımıza, mutlu bir Türkiye yaratacağımıza inanıyorum."
CHP heyeti basın toplantısının ardından halk ziyaretleri için Van sokaklarına çıktı.