CHP'nin 22'nci Olağanüstü Kurultayı… Bahadır Erdem: "Kurultay davasına bakan mahkemenin 24'ünde davayı reddetmesini bekliyorum"

TAKİP ET

CHP Parti Meclisi Üyesi Bahadır Erdem, Anayasa'nın, kanunun verdiği imkanlarla, Anayasa ve hukuka uygun olarak demokratik mücadele verdiklerini, 22. Olağanüstü Kurultay'ın da bunun en önemli örneklerinden birisi olduğunu belirterek, "AK Parti'nin yarattığı bu hukuksuzluk, bu ikilik, bu demokrasi ve Anayasa'yı tamamıyla adeta ortadan kaldırmaya yönelik bu işlem, şimdiki kurultayla konusuz kalmıştır" dedi. Erdem, CHP'nin kurultay davasına bakan mahkemenin de davayı reddetmesini beklediğini söyledi.

(ANKARA) - CHP Parti Meclisi Üyesi Bahadır Erdem, Anayasa'nın, kanunun verdiği imkanlarla, Anayasa ve hukuka uygun olarak demokratik mücadele verdiklerini, 22. Olağanüstü Kurultay'ın da bunun en önemli örneklerinden birisi olduğunu belirterek, "AK Parti'nin yarattığı bu hukuksuzluk, bu ikilik, bu demokrasi ve Anayasa'yı tamamıyla adeta ortadan kaldırmaya yönelik bu işlem, şimdiki kurultayla konusuz kalmıştır" dedi. Erdem, CHP'nin kurultay davasına bakan mahkemenin de davayı reddetmesini beklediğini söyledi.

CHP Parti Meclisi Üyesi Bahadır Erdem, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde yapılan CHP’nin 22’nci Olağanüstü Kurultayı’nda ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Erdem, şöyle konuştu:

"Bu kurultay çok önemli. Çünkü hepimizin bildiği ve bütün Türkiye'nin seyrettiği çok ciddi bir hukuksuzluk ve demokrasiyi sekteye uğratma, bozma süreci içindeyiz 19 Mart'tan beri. İçeriye alınan belediye başkanları, Ekrem Başkanımız başta olmak üzere ayrı bir mesele, Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve İstanbul İl Kongresi'ne ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin Olağan Kongresi'ne açılan ve hiçbir surete doğru olmayan iddialarla sürmekte olan mahkeme ve dava ayrı mesele. Bu bir hukukçu olarak benim için Türkiye'deki demokrasiyi bozma, hukuku bozma bakımından çok daha önemli, çok daha üst bir aşama.

Çünkü hiçbir surette ne anayasada ne herhangi bir şekilde diğer bir kanunda, seçim kanununda, siyasi partiler kanununda kesinleşmiş, seçim hukukunun sürelerini bitirmiş olan bir kongrenin iptali gibi bir davanın, bir Asliye Mahkemesi'nde açılmasının imkanı yok. AK Parti hiçbir suretle bundan sonra seçim kazanamayacağını bildiği için ve Cumhuriyet Halk Partisi'nde yerel seçimlere ilişkin başarısını gördükten sonra, vatandaşın artan teveccühünü gördükten sonra 'Ben acaba Cumhuriyet Halk Partisi'ni dağıtabilir miyim? Yahut da ikilik yaratabilir miyim? Başkanlığında bir kavga yaratabilir miyim' ümidiyle girdi bu işlere. Ama hem görüyoruz ki vatandaşın tepkisi, sokağın tepkisi, kamuoyu araştırmalarının tepkisiyle, hiçbir suretle umduğunu bulamadı."

"Cumhuriyet Halk Partisi, tam anlamıyla büyük bir mücadele veriyor"

Cumhuriyet Halk Partisi'nin, tam anlamıyla büyük bir mücadele verdiğini belirten Erdem, "Hem de hukuken büyük bir mücadele veriyor. Yani bu demokratik bakımdan inanın, Türkiye'nin siyasi tarihine yazılacak bir önemdeki mücadeledir bu kongre. Çünkü delegeler dediler ki 'Biz, Özgür Özel'i Genel Başkan olarak seçmiştik. Bunu mu yaptınız? Peki.' 21'inci Kongreyi yaptılar. 21'inci Kongre'den Olağanüstü Kongre'den sonra hala bu karışıklığı devam ettirmek istemeleri üzerine Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasa'nın verdiği imkanlarla, kanunun verdiği imkanlarla ,sadece sokakta mücadele etmek değil, sadece sokakta geri adım atmamak değil, Anayasa ve hukuka uygun olarak demokratik mücadelesini veriyor. Bu, onun en önemli örneklerinden birisidir" diye konuştu.

"Artık bundan sonraki celsede 24'ünde davayı reddetmesini bekliyorum"

Bahadır Erdem, delegelerin, 36 saatin içinde kongreyi yeniden toplamak ve yeniden genel başkanlarını seçmek istediklerini, bu delegeler arasında İstanbul Kongresi'nin delegelerinin bulunmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"Bugün genel başkanımızı yeniden seçeceğiz. Parti meclisi üyeleri ve YDK üyeleri yeniden seçilecek. Ayın artık bundan sonraki celsede 24'ünde davayı reddetmesini bekliyorum. Aslında en baştan itibaren reddetmesi lazımdı. Her deli bir dava açabilir. Önemli olan mahkemenin önüne gelen davada, önce 'Ben bu davayı bakmaya yetkili miyim, görevli miyim' diye kendisinin resen incelemesi gerekir. Görevsizdir. Çünkü görev, ilçe, il ve Yüksek Seçim Kurulu'nda. Seçim Kurulu dendiğinde sakın, siz orada efendim sadece seçim işleri yapan insanlar düşünmeyin. Yüksek Seçim Kurulu, İl Seçim Kurulu ve İlçe Seçim Kurulu hakimlerden oluşur. İl seçim kurulunda İstanbul'un mesela, İstanbul İl Seçim Kurulu'nda Çağlayan Adliyesi'nin, Kartal Adliyesi'nin, Anadolu Adliyesi'nin emekliliği gelmiş olan en kıdemli hakimleri doğal olarak üyedir. Onlar, itiraz edildiğinde seçimden hemen sonra Seçim Kanunu ve Anayasa'ya göre bir karar verir ve o karar kesindir. O kesin artık o kesin karar daha sonradan hiçbir suretle dava konusu yapılamaz şimdi olduğu gibi.

İşte AK Parti'nin yarattığı bu hukuksuzluk, bu ikilik, bu demokrasi ve Anayasa'yı tamamıyla adeta ortadan kaldırmaya yönelik bu işlem, şimdiki kurultayla konusuz kalmıştır. Zaten biliyorsunuz, İstanbul Kongresi içinde asıl yetkili olan davanın açıldığı Ankara Asliye Mahkemesi yanılmıyorsam 3'ünü Asliye Mahkemesi, 'kongrede usulsüzlük olmadığı' hükmünü vermişti. Artık kayyumun nasıl atandığı, tedbir kararının nasıl verildiğini de Sayın Genel Başkan zaten açıkladı. Bütün Türkiye biliyor. Hiçbir suretle en ufak bir o mahkemenin verdiği o tedbir kararının da hükmü kalmamıştır. Aynı 3'üncü Asliye Mahkemesi gibi şimdi Genel Kongre için açılan davada da mahkemenin davayı reddetmesini bekliyorum."