CHP'nin il ziyaretleri... İzzet Akbulut'a konuşan Başmakçılı yurttaş: Kahvede bu halkın ne işi var? Bu köye ekmek lazım, aş lazım

TAKİP ET

CHP Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla partinin saha çalışmaları kapsamındaki ilk durağı olan Afyonkarahisar'ın Başmakçı ilçesinde ziyaretlerde bulundu. Akbulut'la konuşan bir yurttaş, "Bu kahvede bu halkın ne işi var? Bu köye ekmek lazım, aş lazım, bereket lazım. Hayvancılık bitti. Eskiden bende 80 lira mal vardı. Çağlayan Mahallesi'nin topunu toplayacaksın, 80 mal yok şimdi" dedi. Akbulut da, "Türkiye'de ekene, biçene, tarımla uğraşana, hayvancıkla uğraşana tam anlamıyla yeterli bir destek yok. Bizler zaten bunun için buradayız. Tarım, hayvancılığın kalkındırılması gerektiğini düşünüyoruz. Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın söylediği gibi köylünün milletin efendisi olması gerektiğini düşünüyoruz" diye karşılık verdi.

Haber: Melis YILDIRIM - Kamera: Dursun ALKAYA

(AFYONKARAHİSAR) - CHP Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla partinin saha çalışmaları kapsamındaki ilk durağı olan Afyonkarahisar'ın Başmakçı ilçesinde ziyaretlerde bulundu. Akbulut'la konuşan bir yurttaş, "Bu kahvede bu halkın ne işi var? Bu köye ekmek lazım, aş lazım, bereket lazım. Hayvancılık bitti. Eskiden bende 80 lira mal vardı. Çağlayan Mahallesi'nin topunu toplayacaksın, 80 mal yok şimdi" dedi. Akbulut da, "Türkiye'de ekene, biçene, tarımla uğraşana, hayvancıkla uğraşana tam anlamıyla yeterli bir destek yok. Bizler zaten bunun için buradayız. Tarım, hayvancılığın kalkındırılması gerektiğini düşünüyoruz. Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın söylediği gibi köylünün milletin efendisi olması gerektiğini düşünüyoruz" diye karşılık verdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Ağustos ayı boyunca 81 ilde sahaya çıkan CHPliler, bu hafta çalışmalarına Afyonkarahisar'dan başladı. CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, Uşak Milletvekili Ali Karaoba ve Burdur Milletvekili İzzet Akbulut saha çalışmaları kapsamında Afyonkarahisar'da üç gün boyunca yurttaşlarla ve üreticilerle bir araya gelecek ve çeşitli ziyaretlerde bulunacak. 

Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, yumurta üretiminde önemli bir yere sahip olan Başmakçı ilçesinde temaslarda bulundu. Başmakçı Belediye Başkanı Selçuk Gönüllü’nün eşlik ettiği Akbulut, ziyareti kapsamında İlçe Başkanlığı'nı, Yumurta Kooperatifi'ni, tekstil işletmesini ve Süt Kooperatifi'ni ziyaret etti. Akbulut, Yumurta Kooperatifi öncesi bir kahvede oturan yurttaşlarla selamlaştı. Akbulut'a konuşan bir karpuz satıcı, şu ifadelerle dert yandı:

"Su parasını kurtarırsam takla katacağım"

"Bu kahvede bu halkın ne işi var? Bu köye ekmek lazım, aş lazım, bereket lazım. Hayvancılık bitti. Eskiden ben de 80 lira mal vardı. Çağlayan Mahallesi'nin topunu toplayacaksın, 80 mal yok şimdi. Bendeki olan mal Çağlayan Mahallesi'nde yok Sayın Vekilim.

Ekin ekiyoruz, zarar ediyoruz. Karpuz ektik, zarar ettik. Şu karpuza ben 3 dönüm yere 50 bin lira masraf ettim, 20 bin lira alırsam Allah'a şükür edeceğim. Vatandaş bir ufak karpuz veriyor.

Karpuz, vallahi ufak. Yumruk gibi karpuz mı vereceğim ben vatandaşa? Bakın karpuz ufak aslında. Bu karpuzun daha ufağı olursa yenmez yani. Hayvanın yiyeceği karpuzu da insana vermek istemiyorum. Sabah kırdım geldim bu karpuzu. Vallahi billahi toprak, suya verdiğim su parasını kurtarırsam takla katacağım."

Bunun üzerine Akbulut, "Ne yazık ki Türkiye'de ekene, biçene, tarımla uğraşana, hayvancıkla uğraşana tam anlamıyla yeterli bir destek yok. Bizler zaten bunun için buradayız. Tarım, hayvancılığın kalkındırılması gerektiğini düşünüyoruz. Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın söylediği gibi köylünün milletin efendisi olması gerektiğini düşünüyoruz. Onlar üretirse, üreticimiz para kazanırsa, üreticimiz kalkınırsa Türkiye Cumhuriyeti'nin neresine gidersek gidelim, yoksullukların azalacağını düşünüyoruz. Emeklerimizin daha rahat geçineceğini düşünüyoruz. Asgari ücretlerimizin daha rahat geçineceğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin parasının yabancı paralar karşısında aciz duruma düşmeyeceğini iddia ediyoruz. İnşallah Sayın Genel Başkanımızın önderliğinde CHP iktidarında üretimin, üreticinin çok daha fazla kalkınmasıyla alakalı politika üretmeye çalışıyoruz. Bunları hayata geçireceğimizin iddiasındayız. Hepinizden destek bekliyoruz" dedi.

"İmamoğlu'nun tutukluluğu siyasi bir olay" 

Kahvede oturan ve ANKA Haber Ajansı’na konuşan bir yurttaş, mevcut ekonomik durum ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu'nun cezaevinde olmasına ilişkin şunları söyledi:

"Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu siyasi bir olay zaten, bu belli. Çünkü neden? Bütün girdiği seçimlerde Tayyip Erdoğan'ı yenmiş bir lider, dolayısıyla bunun bir şekilde bertaraf edilmesi gerekiyordu. Siyasi bir olay.

Ben yıllarca İstanbul'da da görev yaptım. Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde de ben görev yaptım, emekli polis memuruyum, şu anda emekliyim. 2011 yılında aldığım maaşla şu anda kaldığım maaş yarı yarıya erimiş vaziyette. Emeklinin bile maaşı bu kadar eridi. Şu anda İstanbul'daki polisleri düşünemiyorum, ne şartlarda, ne zorluklarda görev yapıyorlar, gecesi belirsiz, gündüzü belirsiz. Ama maalesef her geçen gün ekonomik kötüye gidiyor.

Ekrem İmamoğlu'nun olayı da siyasi bir olaydır. Yolsuzlukla, hırsızlıkla olan bir olay değildir, siyasi bir olaydır. Asıl yolsuzluğu, hırsızlığı konuşmaları gerekiyorsa 'metal yorgunluğu' diye ayıkladıkları belediye başkanlarını bir baksınlar, asıl yolsuzluğun, hırsızlığın nerede olduğunu görürler."

"Hepsi dolar üzerinden hareket ettiğinden biz de burada bir şeylerin mücadelesini vermeye çalışıyoruz" 

Akbulut, Başmakçı'daki bir tekstil işletmesi ziyaretinde, "Kıymetli Genel Başkanımız Özgür Özel'in sizlere çok selamları var, onları getirdik. Sizlere soruyor. Bizler hangi konuda, nasıl eksikliğimiz var, varsa sizlerin tamamlanması konusunda bize yardımınız olur mu diyor. Elimizden geldiği kadar çözüm önerilerimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda yeterli miyiz, değil miyiz diye sizlere soruyor. Sizlerden aldığı cevapları bizler aracılığıyla raporlayıp kendisine iletmemizi bekliyor" dedi.

Fabrika yetkilisi Barış Şapulu ise, sorunlarını ve taleplerini şöyle anlattı:

"Burada en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi bazı ürünleri biz kendimiz üretemiyoruz. Bunlar nedir? İşte makinenin parçalarıdır, bunlar tamamıyla zaten ithal. Bugün kullandığımız makinelerin iğneleri Orta Doğu'dan geliyor. İplik desen aynı o şekilde. Belli bir noktalarda bir dönüşümler olmaya başladı, geri dönüşümle ilgili iplik safhasına getirmemiz için. Bunu büyüklerimiz çözdü mü, evet çözdüler bazı noktalarda ama yeterli kalmıyor. Çünkü Avrupa ülkesine ihraç olarak gönderdiğimiz ürünlerle ilgili sürekli bir maliyet çalışması yapılıyor. Doğal olarak da burada Orta Doğu ile biz baş edemiyoruz. Çünkü onlar daha hammadde daha düşük.

(İpliği) biz 25 cent'e alıyoruz, ki zaten dolar bazında sürekli işliyor. İğneler deseniz aynı şekilde makinelerin bütün parçaları dahil olmak üzere hepsi dolar üzerinden hareket ettiğinden dolayı doğal olarak biz de burada bir şeylerin mücadelesini vermeye çalışıyoruz.

Buradaki çalışanla Mısır'daki çalışanı kıyas ettiğimiz zaman o adam orada akşama kadar, örnek veriyorum, bir ürünün herhangi bir yeri ile ilgili akşama kadar bin tane ürün yapıyorsa buradaki, Mısır'daki sana 500 tane yapıyor. Demek ki o zaman işçilikte bir fark yok. Bizim sadece tek bir sıkıntımız ham madde ile ilgili yani.

"Kazanmayalım, ayakta duralım" 

Aşağı yukarı 42 kişi çalışıyor. 16 senedir falan bu işletme ayakta burada. Başkanım daha iyi bilir geçmişimizi. Sürekli bir mücadelemizi veriyoruz. Evet, şu anki düşüncemiz şu, kazanmayalım, ayakta duralım. Çünkü neden? Çalışanımız gidip herkesten her şeyi isteyemeyebilir. Çünkü aldığı maaş belli. Ama biz gideriz Başkan'dan ya da başkanın ya da bir başkasının bir şey isteyebiliriz, samimiyetten ötürü. Ama şimdi arkanı dönüp baktığın zaman çalışanına ne cevap vereceğini bilemiyorsun. Kapatmak çok basit bir işlem. Dersin ki 'Kapatıyorum. Tamam ben artık gücüm dayanmıyor kapattım'. Ama çözüm değil yani."

"Süt elimizde patladı"

Süt Koop ziyareti esnasında Akbulut'a konuşan Süt Koop Başkanı Numan Alayya, mandıranın olmazsa olmazlardan bir tanesi olduğunu söyleyerek, "Süt sıkıntılı şu anda. Elimizde patladı süt" dedi. Devletin sürekli fiyat yükselttiğini söyleyen yetkili, "O paralara satılmıyormuş zaten. Satılmıyor, alınmıyor. Vatandaşın reyondan alma gücü yok zaten peyniri, yoğurdu, sütü" dedi. Alayya, Ulusal Süt Konseyi'nin teklif ettiği fiyatın 13 lira 80 kuruş olduğunu söyleyerek, devletin açıkladığı rakamın 18,35 olduğunu söyledi. Akbulut, "Bizim en büyük zaten sıkıntımız üreticinin kaderinin tamamen özel sektöre bırakılması. Özel sektöre bırakılınca onlara böyle bir fiyat sorumluluğu verilmeyince belli bir noktada kendini idare edebileceği fiyat teklifi ile geliyor üreticinin karşısına" ifadelerini kullandı.

"Süt üretiminin olduğu yerlerde Et ve Süt Kurumları muhakkak bulunmalı"

Süt üretiminin olduğu yerlerde Et ve Süt Kurumlarının muhakkak bulunması gerektiğine işaret eden Akbulut, "Afyon'da bir Et ve Süt Kurumu'nun olması gerekiyor. Burdur'da Et ve Süt Kurumu'nun olması gerekiyor. Bunlar üreticilerimize bir fiyat garantisi olarak olması gerekiyor. Özel sektör en azından gelecekse bugün 18.35'in üzerinde gelebilmeli. Zaten halihazırda Et ve Süt Kurumu 18,35'i alıyor ve 'Ben 18,30 teklif edeyim, 19 teklif edeyim' diyebilmeli. Biz bunu hedefliyoruz. Bununla alakalı Genel Başkanımızın söylemleri her yerde var" dedi.

"Bir koli yumurtanın maliyeti 95 lira"

Tavukçuluk Kooperatifi Başkanı Abdurrahman Kare ise yaşadıkları sorunlardan ve taleplerinden bahsetti. İhracatta kota olduğunu söyleyen ve vergi kalkınca kotanın da kalkacağını söyleyen Kare, yumurtanın maliyetine ilişkin, "Şu anda bir yumurtanın aşağı yukarı 90-95 lira falan maliyeti var. 95 lira kolisi. Biz de biz bunu şu anda 100 liraya zor satıyoruz" dedi. İhracat rakamlarının birbirini tutmadığını söyleyen Kare, "Geçen hafta 82 adet gitmiş konteyner bazında. Önceden de 300, 350, 400 tır konteyner haftalık ihraç yapılırdı. Ama şu anda o kadar gitmiyor" diye konuştu.