CHP'nin Kurultay davası duruşması... CHP'nin Avukatı Çağlayan: Mahkeme görevsizdir
CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptaline ilişkin davanın dördüncü duruşması Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam ediyor. Davaya katılan tarafların yoğun olması nedeniyle duruşma salonunun değiştirilmesi talep edildi. Hakim talebi reddetti. Feri müdahillerin avukatlarının kayıt altına alınmasıyla duruşma başladı. Hakim, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki dosyaların dava dosyasına girdiğini bildirdi.
Haber: Esra TOKAT
(ANKARA) - CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptaline ilişkin davanın dördüncü duruşması Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde devam ediyor. Davaya katılan tarafların yoğun olması nedeniyle duruşma salonunun değiştirilmesi talep edildi. Hakim talebi reddetti. Feri müdahillerin avukatlarının kayıt altına alınmasıyla duruşma başladı. Hakim, İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaların dava dosyasına girdiğini bildirdi.
Hukukçu akademisyenler Şule Özsoy Boyunsuz ve Kemal Gözler tarafından hazırlanan hukuki görüşlerinin dosyaya sunulduğu kaydedilirken, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kapsamında hukukçular Adem Sözüer ve Volkan Aslan tarafından hazırlanan uzman görüşü de dosyaya sunulduğu belirtildi. Duruşmada Fahri Taşdelen asli müdahillik talebinde bulundu.
Ardından taraflara söz verildi. Davacı avukatı Onur Yusuf Üregen, şunları kaydettı:
''İtirazın yerinde olmadığı YSK’nın kararıyla ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla davalı tarafın görev ve yargı yoluna ilişkin itirazı muteber değildir. Davacı tarafça dile getirilen iş bu dava tarafından zaman aşımı sürenin geçirildiğine ilişkin iddialar da muteber değildir. Her şeyden evvel davamız kamu düzenine aykırılık ve tam kanunsuzluğa dayalı olup burada bir hak düşürücü süre sınırı yoktur. Nitekim huzurdaki davanın çözümü bakımından işlevsel olan Türk Medeni Kanunu’nun 82’nci maddesi de bu hakikati hüküm altına almıştır.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı kamu düzenine aykırılık ve tam kanunsuzluk nedeniyle mutlak butlanla batıldır. Hükümsüzlüğün temel sebeplerini iki başlık altında toplamak mümkündür İlk olarak 38. Olağan Kurultay’da genel başkan ve karar organlarının seçimlerine yönelik dönemin tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Genel Başkan Özgür Özel ve bir çok sanık tarafından organize bir şekilde Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet edilerek oylamaya hile karıştırması kurultay iradesini tamamen ortadan kaldırmıştır. Organize suç faaliyeti ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde çok sayıda partili hakkında ceza davası açılmıştır.''
Davacı avukatı Onur Yusuf Üregen’in “Organize suç faaliyeti” sözlerini kullanması üzerine CHP İstanbul Milletvekili Avukat Turan Taşkın Özer, ''Daha sonuca bağlanmış bir karar yok. Suç örgütü ne demektir efendim. Böyle savunma olur mu? Lütfen müdahale edin'' diyerek tepki gösterdi.
Lütfi Savaş'ın Avukatı Üregen: ''Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimindeki isimlerin tedbiren görevlerinin iade edilmesini talep ediyoruz''
Üregen, şöyle devam etti:
“Failler tarafından Özel’in genel başkanlığı kazanması için delegelere para dağıtmak, yakınlarına partili belediyelerde çalışma olanağı sağlamak, usulsüz ihale vaadinde bulunmak üzere çok sayıda usulsüzlükler gerçekleştirilmiştir.Bu usulsüzlükler neticesinde kurultay iradesi tamamen ihlal edilmiş, gerçek anlamda bir seçim ne yazık ki gerçekleştirilmemiştir. Davanın esasına karar verilene kadar kamu düzeninin korunması için 38. Olağan Kurultay ile seçilmiş partinin Genel Başkanı Özgür Özel’in, MYK, PM ve YDK üyelerinin uzaklaştırılmasını, kurultayın yok hükmünde sayılacak olmasından ötürü mevzuat ve hukukun bir gereği olarak önceki kurultayda seçilmiş olan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimdeki isimlerin tedbiren görevlerinin iadesine, 21. Olağan Kurultay’da alınan tüm kararların da bu yüzden yok hükmünde olması nedeniyle aldıkları tüm kararların iptaline karar verilmesini talep ediyoruz.''
Asli müdahillik talebi kabul edilen Fahri Taşdelen de ''Genel Başkan seçilen Özgür Özel’in aldığı kararların hepsi yok hükmündedir'' dedi.
''Davacıların huhukla elde edemediği sonucu hayal ürünüyle elde etmeye çalıştıkları ortada''
CHP'nin avukatlarından Çağlar Çağlayan ise savunmasında “YSK’nın kararına göre hem kongrelerin devamı hem partini gelecek faaliyetlerinin kongre bakımından incelenmesi hem de kongre seçimlerinin iptali bakımından YSK’nın görevli olduğu tartışma dışıdır. Haliyle kongrenin seçimleriyle iptalinin talep edildiği davada mahkemenin yargı yolu bakımından görevsiz olduğunu tekrar ifade ediyoruz” ifadelerini kullandı.
CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan, şunları kaydetti:
''Davacı tarafın 'Suç organizasyonu', haliyle 'suç örgütü' tarifi iddianamede dahi yok. Davacıların huhukla elde edemediği sonucu hayal ürünüyle elde etmeye çalıştıkları ortada. Bu yapılanlarla kolluk gücüyle de olsa partinin başkaları tarafından yönetilmesinin amaçlandığı görülmektedir. CHP üzerindeki baskı öyle bir hal almıştır ki il binamızın yer değişikliği bildirimi dahi sicile işlenmemektedir. Ama Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi bu garabete dur demiştir. Biz davaların dürüstlük kuralına uygun olarak açılmadığını ifade ediyoruz. Tüm yargılama boyunca sadece sizin mahkemeniz özelinde tedbir istemi 9 kez reddedilmiştir. Birleşen tüm dosyalar ve esas dosyasında defaaten tedbir istemi davanın yaklaşık delille dahi ispatlanamadığı ve esas hakkında hüküm kurulacak hallerde tedbir verilemeyeceğinden reddedilmiştir. Yanlış bir tedbir kararının hukukta siyasette nelere mal olduğunu görmüştür. Ceza soruşturması yürütülmekteyken İstanbul’da hukuk hakimi bunun da ötesine geçmiş, tedbir kararı vermiştir.
Üç hocamızın hukuki görüşlerini dosyaya ekledik. Burada ‘mutlak mutlan halinin ortaya çıkması için bizatihi kanunda sayılı bir hükmün aksine hareket edilmiş olması gerekir. Genel sonuçlardan mutlak butlan hali çıkarılamaz’ deniliyor. Yani buradan mutlak butlan çıkarılamaz. Dosyaya sunduğumuz emsal kararlara göre kongrede alınmış kararların Anayasa Mahkemesi’nce incelenebileceği hükme bağlanmıştır. YSK, seçimin iptali bakımından hem kendini görevli görmüş hem de bu konuları bir seçim iptali kararına gerekçe saymamıştır.
(Sürecek)