CHP'nin kurultay davası... Gökhan Günaydın: CHP'yi sürekli tartışma zemininde tutmaya yönelik bir yoldur

TAKİP ET

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin CHP kurultay süreciyle ilgili kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek, "İl-ilçe seçim kurulları ve nihayetinde YSK tarafından seçim hukukuna ilişkin kararlar kesindir, adli yargı denetimine açık değildir. Bu nedenle mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyadan el çekmesi gerekirken, 8 Eylül 2025 tarihine dördüncü celse tarihi vermesinin hukukta yeri yoktur. Görevsizlik kararı vermesi gereken 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin, ceza davasını bekletici sorun saymak suretiyle girdiği uzun yol, CHP'yi sürekli tartışma zemininde tutmaya yönelik bir yoldur." dedi.

(ANKARA) - CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin CHP kurultay süreciyle ilgili kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek, "İl-ilçe seçim kurulları ve nihayetinde YSK tarafından seçim hukukuna ilişkin kararlar kesindir, adli yargı denetimine açık değildir. Bu nedenle mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyadan el çekmesi gerekirken, 8 Eylül 2025 tarihine dördüncü celse tarihi vermesinin hukukta yeri yoktur. Görevsizlik kararı vermesi gereken 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin, ceza davasını bekletici sorun saymak suretiyle girdiği uzun yol, CHP’yi sürekli tartışma zemininde tutmaya yönelik bir yoldur." dedi.

Günaydın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin CHP kurultay süreciyle ilgili verdiği son karara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Günaydın, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Ankara 42. Asliye hukuk Mahkemesi’nce verilen karara ilişkin değerlendirmelerim şöyledir;

1- Karar açıkça hukuka aykırıdır. İl-ilçe seçim kurulları ve nihayetinde YSK tarafından seçim hukukuna ilişkin kararlar kesindir, adli yargı denetimine açık değildir. Bu nedenle mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyadan el çekmesi gerekirken, 8 Eylül 2025 tarihine dördüncü celse tarihi vermesinin hukukta yeri yoktur.

2- Mahkemenin üçüncü celsede verdiği bir diğer karar, “Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararına itiraz sürecinin kesinleşmesinin beklenilmesi” olmuştur. Bilindiği üzere 26. AsCM, 12 kişi hakkında düzenlenen iddianameyi 3 Haziran 2025 tarihinde kabul etmiş, 5 Haziran 2025 tarihinde ise, sanıklardan Erkan Aydın’ın milletvekili olması nedeniyle suç tipinin rüşvet olduğu, bu nedenle yargılamanın ağır cezada yapılması değerlendirmesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı nöbetçi ağır ceza mahkemesine göndermiştir. Görevsizlik kararına 11 ve 12 Haziran 2025 tarihlerinde Ankara CBS ve sanık vekiller itiraz etmişlerdir.

İtirazın iki temel gerekçesi vardır;
a) Erkan Aydın isnat edilen suç tarihinde milletvekili değildir,
b) Kamu görevlisi sayılmayan parti delegelerine verildiği iddia edilen menfaatler rüşvet suçunun yasal unsurunu oluşturmaz. Bu bağlamda, sayılan haklı itirazlar nedeniyle, dosya kendisine gelen Ankara 3. ACM’nin de görevsizlik kararı vereceğini ve dosyanın uyuşmazlık prosedürü doğrultusunda Ankara 26. AsCM’ne döneceğini değerlendiriyoruz. İşte Ankara 42. AsHM’nin bekletici sorun yaptığı konu bundan ibarettir. O halde soralım, ceza dosyasının bu aşamaya gelmesi hukuk mahkemesi açısından dosyaya devam koşulunu yaratacak mıdır? Kuşkusuz hayır.

3- Adli tatil (20 Temmuz - 1 Eylül) göz önüne alındığında, muhtemelen dördüncü celse olan 8 Eylül 2025 tarihinde görevsizlik itirazı kesin sonuca bağlanmamış olduğundan, bekletici sorun (eskilerin deyimiyle mesele-i müsterihe) kapsamında celse ertelemeleri devam edecektir.

4- Görev uyuşmazlığı sona erdiğinde ise, bu kez hukuk mahkemesi, ceza yargılaması sonucunun beklenmesi kararı alacaktır. Bu ise, Asliye cezada görülmesi gerekecek dava boyunca asliye hukuk mahkemesinin beklemesine ve ilave celse süreleri vermesine zemin hazırlayacaktır.

5- Bu kapsamda ve neticeden belirtelim: Görevsizlik kararı vermesi gereken 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin, ceza davasını bekletici sorun saymak suretiyle girdiği uzun yol, CHP’yi sürekli tartışma zemininde tutmaya yönelik bir yoldur.

Partililere, kamuoyuna ve medyaya seslenmek istiyorum: Mutlak butlan olamaz dedik. Kayyım olamaz dedik. Asliye hukuk bir karar veremez dedik, demeye devam ediyoruz. CHP bu tartışmaların içinden bir vadede mutlaka çıkar, çıkacak. Memleketin boş tartışmalarla kaybedecek zamanı yok. İşimize bakalım. İşimizin adı birlik, dayanışma ve mücadeledir."