CHP'nin Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi Bakırköy'de... Özgür Özel: Anadolu lisesi de bizimdir imam hatip de bizimdir
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, LGS tartışmalarına ilişkin olarak, "1 milyon öğrencinin kafasını karıştırdılar, hakkını yediler, ailelerini mağdur ettiler. Küçücük çocukları kahredip, 'imam hatiplilere laf ediyorlar' diyorlar. Anadolu lisesi de bizimdir, teknik lise de bizimdir, endüstri meslek de bizimdir, imam hatip de bizimdir. Bu ülkenin bütün gençleri pırıl pırıl çocuklardır, hepsi bizimdir, hiçbirisini senin insafına bırakmayacağız. Hepsine sahip çıkacağız" ifadesini kullandı.
(İSTANBUL) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, LGS tartışmalarına ilişkin olarak, "1 milyon öğrencinin kafasını karıştırdılar, hakkını yediler, ailelerini mağdur ettiler. Küçücük çocukları kahredip, 'imam hatiplilere laf ediyorlar' diyorlar. Anadolu lisesi de bizimdir, teknik lise de bizimdir, endüstri meslek de bizimdir, imam hatip de bizimdir. Bu ülkenin bütün gençleri pırıl pırıl çocuklardır, hepsi bizimdir, hiçbirisini senin insafına bırakmayacağız. Hepsine sahip çıkacağız" ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun özgürlüğü amacıyla "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" sloganıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, "Bir yandan birileri kaybettikleri morali, yaşadıkları sıkıntıyı atlatmak için Türkiye'de yaşanan bir başka süreci bir siyasi ittifakmış gibi göstermeye çalışıp, ertesi gün yalanlanadursunlar, bir başka partinin, bir başka iddianın listesinden seçilmişleri, iktidar safına katıp güçlenecekmiş izlenimi yaratmaya çalışsınlar, şu görülüyor. Siyasette başarının üç temel gerekliliği var. Birincisi ahlaki üstünlük. Bir tarafta siyasi tarihimizin en ahlak dışı saldırılarıyla, ailelere, çocuklara, kadınlara, haysiyete yapılan saldırı, bir yanda buna karşı sıcağa bakmadan, yaz demeden, kış demeden, tatil demeden buralara gelen sizler. Ahlaki üstünlük bizde. Psikolojik üstünlük bizde. Çoğunluk enerjisi bizde. Biz başaracağız, siz kazanacaksınız, o kaybedecek" ifadesini kullandı.
Özel, şunları kaydetti:
"Bu meydan aynı zamanda adalet arayanların meydanı. Mattia Ahmet Minguzzi. O güzel Ahmetimiz, Bakırköy'de bir pazar yerinde hunharca saldırıya uğradı, hepimizin yüreğini dağladı. Annesi kendi acısını hem yaşadı, hem hepimize hissettirdi. Sonra bir büyük mücadeleye girişti. 3 gündür bu meydanda Yasemin Hanım, evladı için adalet nöbeti tuttu. Onunla bütün Türkiye dayanıştı. Davada emsal olacak bir karar çıkmasını bekliyoruz. 30 yıl önce gözaltında kaybedilen Hasan Ocak'ın annesi, Cumartesi Annelerinin simge ismi Emine Ocak'ı kaybettik bugün. Dua ediyoruz, Türkiye'de hiçbir ananın gözünden yaş akmadığı yarınları hep beraber inşa edeceğiz. İyi insanlar, cesur insanlar, demokrat insanlar, vicdanlı insanlar bunu yapacak, siz yapacaksınız, biz yapacağız, hep beraber başaracağız.
"Hepimizin başı sağolsun"
Eskişehir Seyitgazi'de yangın sürüyor, kontrol altına aldık diyorlardı. Ama çok acı bir haber geldi. 11 orman işçimizi kaybettik. Hepimizin başı sağolsun. Bu kolay ölümler ülkesinde, artık dünyada böyle ölümler yok. Almanya'da, Fransa'da, İngiltere'de yüz yıldır madenlerde ölen yok. Ne bazı mesleklerinin fıtratında bu var, ne orman yangınıyla mücadele ederken şehit vermenin bir izahı var. Bu acı haberi alıyoruz ki tam adalet konuşurken, acıları konuşurken. Başımız sağolsun. Bu sorumsuzluğun, bu kötü yönetimin hesabını bu millet soracak elbet.
"Tayyip Erdoğan'ı iktidarda tutmanın maliyeti"
Birileri yıllar önce Erdemliler Hareketi diye kurdukları partiyi, şimdi seçkinler kulübüne, kibirliler kulübüne dönüştürmüş durumdalar. Bu iktidar 2002 yılında geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu, bugün 2 çeyrek altını zor alıyor. Bu iktidar geldiğinde asgari ücret 7 çeyrek altın alıyordu, şu anda 3 çeyrek altın alıyor. En düşük memur maaşı bu iktidar geldiğinde 14,5 çeyrek altın alıyordu şimdi 6,5 çeyrek altın alıyor. Yani her emekinin cebinden her ay 6 çeyrek altın, her asgari ücretlinin cebinden her ay 4 çeyrek altın, her devlet memurun cebinden her ay 8 çeyrek altın kayıp. Bu, Tayyip Erdoğan'ı iktidarda tutmanın maliyeti. Bir tarım ülkesiyiz, gıda enflasyonunda dünya birincisiyiz. Yoksulluk ve gelir uçurumunda Avrupa'da birinciyiz. Toplumda en zengin yüzde 20, toplam servetin yüzde 90'ını alıyor. Düşünün toplumun en zengin yüzde 20'si, gelirin yüzde 50'sini alıyor. Toplumun en fakir yüzde 20'si ise yüzde 6'sını alıyor. Bu kadar büyük bir gelir dağılımı bozukluğu varken, bu ülkede bir iktidarın hiçbir şey yokmuş gibi oturması, görevine devam etmesi asla düşünülemez. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem emekli maaşlarının bir asgari ücret düzeyine, hem asgari ücretin 30 bin 205 TL'ye çıkarılması için, hem altı aydır bekleyen kamu çerçeve sözleşmesinin yapılması, memurların beklediği toplu iş sözleşmesinin hakkaniyetli bir zam alması için Cumhuriyet Halk Partisi Meclis'te kanun tekliflerini verdi, önergeleri verdi, büyük bir mücadele verdi. Ancak o Meclis'te ormanları maden aramasına açan, zeytinlikleri kestiren, doğayı, çevreyi katleden, yandaşa her türlü imtiyazı tanıyan bütün kanunları tıkır tıkır geçirdiler. Maden Kanunu'nu kavga, dövüş geçirdiler. Emekliyi, asgari ücretliyi, çiftçiyi, işçiyi, gençleri görmeden basıp tatile gittiler. Vatandaşın bu kadar gündemi varken, bu kadar yakıcı sorunlar varken, tatile koşanlara, denize koşanlara yazıklar olsun. Aldıkları maaşlar haram zıkkım olsun.
"İyilik kazanacak, dürüstler kazanacak, namuslular kazanacak"
Bugün İstanbul'da ortalama kira olmuş 30 bin TL, işsiz sayımız çıkmış 13,5 milyona, dünyada evde oturan, ne işte ne eğitimde olan ev gençleri yüzde 6 olmuş Avrupa'da tasalanıyor. Türkiye'de olmuş yüzde 35. 4,5 milyon genç, ev genci olarak evde, babasının eline bakarak, annesinin dizinin dibinde oturarak, hayata büyük umutsuzlukla bakıyor. Bu gelir adaletsizliğine temelden müdahale edecek, emeklinin asgari ücretlinin yüzünü güldürecek, çiftçisine de esnafına da sahip çıkacak, gençlerin umutlarını yeniden yeşertecek yasaksız bir Türkiye'yi, vizesiz bir Avrupa'yı hayata geçirecek CHP'nin iktidarı gelecek. Bunu adayımızla, parti programımızla, her geçen gün güçlendiğimiz Meclis grubumuzla, pırıl pırıl belediye başkanlarımızla birlikte başaracağız. Siz inandıktan sonra istedikleri kadar kötülük yapsınlar, zorluk çıkarsınlar, gayretlerini bütün emeklerini şeytanlığa, kumpasa versinler. Göreceksiniz iyilik kazanacak, dürüstler kazanacak, namuslular kazanacak.
"Sarayın oyununa, AK Parti'nin tehdidine inat CHP dimdik ayakta"
Bu ülkenin gençlerini de bu ülkenin polisini de biz seviyoruz. İlk seçimde sandık gelecek, Ekrem Başkan çıkacak, o seçimde cumhurbaşkanı olacak. Özgür Çelik Başkanla Bozdoğan Kemeri'ne gideceğiz. O gece gençlerle, polis hep beraber halay çekeceğiz, söz veriyoruz. Bugün çıkmış polisi hatırlamış. Ama zam demiyor, fazla mesai demiyor, hakkaniyetli personel rejiminden, insani çalışma şartlarından bahsetmiyor, hamaset yapıyor. Bir de 'Ana muhalefet polisi, savcıyı hedef gösteriyor' diyor. Erdoğan, gözünün içine bakarak söylüyorum. O baklavacıyı, evet çok üzgünüz, öz eleştiri yaptık, gerekli işlemi başlattık, iki yıl önce belediye meclis üyeliğine aday göstermişiz. O baklavacıyı olay olmadan 1 ay önce kaçak içkilerle, birtakım zararlı maddelerle yakalayıp işlem yapmadan bıraktılar mı? Bir kuyruğundan yakalayıp bir ay boyunca temasta kaldılar mı? Baklavayı getirenle alan aynı anda bir yerlerde oldu mu? Ne savcıya, ne polise lafım var. Ancak ortada baklava kutusunun üstüne yapıştırılmaya çalışılan şanlı altı ok değil, baklava kutusunun üstünde nal gibi ampul var. Erdoğan'a soruyorum esas bombayı. Sen o seçimi almak için İlçe Seçim Kurulu'na bastırdın mı? Kumpas tertip ettiniz, suç üstü yakalandınız. AK Parti'nin tehdidine, sarayın oyununa, sarayın savcısına her türlü kumpasına inat Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayakta. Bundan sonra oyunu sana kurdurmazlar, gösterdiğin kum havuzunda oynamazlar, bu partiye iktidara geliyor, gelecek ve senden hesap soracak.
"Birlikte olursak, elimizden kimse kurtulamaz"
Kimse ama kimse ne emekli, ne asgari ücretli ne esnaf ne memur, ne emekli astsubay, ne atanmayan öğretmen, ne staj, çıraklık mağduru, ne emeklilikte adalet isteyenler, hiçbirimiz tek başına kurtulamayız. İşçi kurtulmadan emekli kurtulmaz. Gençlerin mücadelesine emekliler destek vermezse hiçbir şey olmaz. Esnafın derdine hep birlikte dertlenmeden, çiftçinin eylemine hep birlikte sahip çıkmadan, atanmayan öğretmene hep birlikte destek olmadan teker teker kimse kendini kurtaramaz. Ama biz birlikte olursak, mücadeleyi hep birlikte yaparsak, elimizden de kimse kurtulamaz.
"Biz bu ülkeye adaleti getireceğiz"
1 milyon öğrencinin kafasını karıştırdılar, hakkını yediler, ailelerini mağdur ettiler. LGS'yi yaptılar, soruları sahip çıkamadılar. Sınav sırasında sorular whatsapp gruplarına dağıldı. Bunu söyleyenlere önce saldırdılar sonra mızrak çuvala sığmayınca soruşturma başlattılar. Sınav güvenliği bizim işimiz diyorlar. Sen FETÖ zamanında KPSS'yi çaldırdın, üniversite sınavlarını çaldırdın, liseye giriş sınavlarını çaldırdın, aldılar kendi şakirtlerine dağıttılar, bu kadar vatandaşın hakkını yediler. Namusuyla çalışıp birinci olanı da zan altında bırakan sensin, ama ben bu kadar çalıştım, gerilerde kaldım diyeni de kahreden sensin. Küçücük çocukları kahredip, 'imam hatiplilere laf ediyorlar' diyorlar.
Anadolu lisesi de bizimdir, teknik lise de bizimdir, endüstri meslek de bizimdir, imam hatip de bizimdir. Hiçbirisi senin tapulu malın değildir. Sosyal medyada 3-5 meczubun peşine takılıp kimse bir bütün olarak 1 milyon 400 bin imam hatipliyi, annesini, babasını zan altında bırakmasın. Herkesin derdi, ülkeyi kutuplaştıran, herkesi kendi arka bahçesi sayan, gencecik pırıl pırıl yüreklerin umutlarını karartan Recep Tayyip Erdoğan. Bu ülkenin bütün gençleri pırıl pırıl çocuklardır, hepsi bizimdir, hiçbirisini senin insafına bırakmayacağız. Hepsine sahip çıkacağız. Muhafazakarlar neyi muhafaza etmek istiyorsa anasının ak sütü gibi helaldir. Milliyetçi neye sahip çıkıyorsa onun da teminatı Cumhuriyet kuran bu partidir. Biz bu ülkeye adaleti getireceğiz."
(SÜRECEK)