CHP'nin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingi... Özgür Özel, "Tek suçu 31 Mart'ta AK Parti'yi yenmek olan arkadaşlarımızı cezalandırmak istiyorlar"

TAKİP ET

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Tek suçu 31 Mart tarihinde AK Parti'yi yenmek olan arkadaşlarımızı cezalandırmak istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. Sayın Erdoğan'a söyleyeyim; apırsan da, köpürsen de, çıldırsan da, çatlasan da milletin dediği olacak. Sen gideceksin, Ekrem İmamoğlu gelecek" dedi.

Haber: Gülara SUBAŞI - Rafet ÖZTÜRK / Kamera: Yasin KABADAYI - Tunahan GÜLER

(AMASYA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Tek suçu 31 Mart tarihinde AK Parti’yi yenmek olan arkadaşlarımızı cezalandırmak istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. Sayın Erdoğan’a söyleyeyim; apırsan da, köpürsen de, çıldırsan da, çatlasan da milletin dediği olacak. Sen gideceksin, Ekrem İmamoğlu gelecek" dedi.

CHP, Amasya'da "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingi düzenledi. Mitingde konuşan Genel Başkan Özel, şu ifadeleri kullandı:

"İtirafçı dedikleri iftiracı, bizim arkadaşlarımıza attığı yalanın arkasını, kenarını bile dolduramazken diğer taraftan bakın bakalım: Aziz İhsan Aktaş kimlerle çalışıyor? Yargıtay’ın işlerini o yapıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni o yapıyor, Devlet Hava Meydanları’nı, elektrik dağıtım şirketlerini, Türk Hava Yolları’nı, Pamukkale ve Uludağ Üniversitelerini, farklı illerdeki 20 şehir hastanesini, devlet hastanelerini… AK Partili Trabzon, Kocaeli, Kahramanmaraş, Ordu Büyükşehir b-Belediyeleri; Elazığ, Isparta il belediyeleri; Türkiye genelinde 40'tan fazla il belediyesi… AK Parti yönetirken Balıkesir’le Şanlıurfa’yı, şimdi de onlardan aldığımız Afyon’u, Kilis’i, Yozgat’ı, Uşak’ı… AK Parti döneminde bu adam çöplerini topluyor, hizmetinin ihalesini hep o kazanıyor. Bizimkilerden ihale aldı diye hepsini içeri atıyorlar. Ama bu kurumlardan birinin yöneticisini, AK Partili belediyelerde sormuyorlar. Bir suç makinesi üzerinden CHP'ye iftira atmak, tek suçu 31 Mart tarihinde AK Parti’yi yenmek olan arkadaşlarımızı cezalandırmak istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.

Sayın Erdoğan’a söyleyeyim: aapırsan da köpürsen de, çıldırsan da, çatlasan da milletin dediği olacak. Sen gideceksin, Ekrem İmamoğlu gelecek. Bütün samimiyetimle söylüyorum, Amasya’da, kendi memleketimin insanı gibi sıcak, güzel, temiz insanların arasındayız. Bugün akşam, Muharrem’in 10'uydu, birlikte Muharrem orucumuzu açtık. Alevisiyle, Sünnisiyle pırıl pırıl, çalışkan, iyi niyetli; yüreğinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisinden başka bir şey olmayan, inanç ve iman sahibi harikulade insanların olduğu bir kent burası. Amasya’dan, Amasyalıların gözünün içine baka baka, televizyon ekranlarından herkese söylüyorum: Tayyip Bey yüz gün önce, 'İnsan içine çıkamayacaklar, birbirlerinin yüzüne, evlatlarının, ailelerinin gözüne bakamayacaklar' demişti. Buradan açıkça ilan ediyorum: Amasya’da bugün on binler insan içine çıktılar, bu meydana geldiler.

"Biz temiziz, siz yalancısınız, iftiracısınız"

Türkiye’nin gözünün içine baka baka söylüyorum; tek bir delil yoktur, iftira çoktur, arkadaşlarımız masumdur. Tarih bizi haklı çıkaracak. Biz temiziz, siz yalancısınız, iftiracısınız. Biz sonuna kadar arkadaşlarımızın yanındayız. Şunun için söylüyorum; Türkiye bir yol ayrımındadır. Sadece muhalefet değil, tüm siyaset tehdit altındadır. Bir avuç insan bu ülkeyi vesayetle yönetmek istiyor. Devletin şerefli yargı mensuplarını, bürokratlarını, vicdan sahibi siyasetçilerini, Amasya’da hangi partiye oy verirse versin, vicdan sahibi insanları doğru yerde durmaya, bu darbeye karşı milletin iradesine sahip çıkmaya davet ediyorum.

Buradan büyük bir cesaret ve kararlılıkla şunu söylüyorum: Bugün tertemiz başkanlarımızı almışlar. Milletin rızası olmayan hiçbir düzen meşru değildir. İstanbul’da, İzmir’de, Antalya’da, Adana’da, Adıyaman’da üstümüze geliyorlar. Gelin yalanlarınızla, iftiralarınızla gelin. İntikamlarınızla, fezlekelerinizle gelin. Sabah şafak operasyonlarıyla, geceleri tutuklamalarla gelin. Gerçekleri değiştiremeyeceksiniz. Enerjimizi bitiremeyeceksiniz. Dayanışmamızı engelleyemeyeceksiniz. Çünkü davamızda haklıyız, güçlüyüz, birlikteyiz. Amasya’nın bütün demokratlarıyla, muhafazakâr demokratlarıyla, milliyetçi demokratlarıyla; Amsaya'da Alevilerle Sünnilerle biriz, birlikteyiz… Kurtuluş yok tek başına, kurtuluş yok.

Diyorlar ki 'Bu, sosyal demokratlar, bu demokratlar hakikaten değişik adamlar. Ne kadar vursak da, ne kadar küçümsemeye çalışsak da, zulmetsek de enerjileri değişmiyor. Omuz omuza, kol kola… Geliyorlar, şiir okuyorlar, şarkı söylüyorlar, halay çekiyorlar. Ama asla teslim olmuyorlar.' Evet, bu otobüs bütün Türkiye’yi geziyor, gezmeye de devam edecek. Sonuç alana dek, arkadaşlarımız kurtulana dek, memleket kurtulana dek bu otobüs durmayacak.

"Onlar kendi hırsları için bu millete cephe aldılar"

'Anadolu’ya turneye çıktınız maşallah' dediler. Evet, bu bir hisseli demokrasi kumpanyası. Gerçekten öyle. Ve burası, demokrasinin hisselere bölündüğü yer. Burası, kararın tek adamdan alınıp milletin kendisine verileceği, insanların kul olmayacağı, heba edilmeyeceği, vatandaş olarak demokrasiye sahip çıkacağı yürüyüşün başladığı, demokrasi sevdalısı Amasya’dır. Amasya’ya selam olsun...

Onlar kendi hırsları için bu millete cephe aldılar. Parti kurdular eyvallah. 23 yıl seçime girdiler, kazandılar eyvallah; başbakan oldular, bakan oldular, Meclis başkanı oldular, cumhurbaşkanı oldular. Millet oy verdi, millet saygı duydu. Biz ise 47 yıl birinci parti olamadık. 47 yıl boyunca ‘öf’ demedik. Kusuru millette, Amasya’da, Anadolu’da değil, kendimizde aradık. Gün geldi, baraj altı kaldık, ama darbeye kalkışmadık. Gün oldu, rakibimize darbe yaptılar, onlardan önce Meclise, demokrasiye sahip çıktık.

"Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi Türkiye’nin birinci partisidir"

Ama bunlar… Bırakın bizim gibi 47 yılı, seçimlere 47 ay vardı, bırakın 47 ayı, 47 gün bile katlanamadılar, tahammül edemediler, bozgun gösterdiler. Bir siyasi partinin ya da hareketin demokrat olup olmadığı, kazandığı gece değil, kaybettiği gece anlaşılır. Burada kazanınca övünen ama kaybedince millete kafa tutanlara demokrat denmez; onlara hazımsız denir. 50 sene kaybetmişiz, 50 sene 'öf' dememişiz, 50 sene kaybetmişiz ama millete bir şey dememişiz. Ama çatlasanız da patlasanız da artık millet 31 Mart'ta kararını vermiş, bugüne kadar da getirmiş. Bundan sonra da sonunu getirecek. Övünerek söylüyorum ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi Türkiye’nin birinci partisidir."

(SÜRECEK)