Cinsiyetin sonu mu? Erkekler doğuracak, laboratuvarlar üretecek: 'Tek tip' insanlık geliyor
Biyoteknoloji devrimi, binlerce yıllık "kadın-erkek" ikiliğini yıkmaya hazırlanıyor. Yapay rahimler, erkeklere embriyo nakli ve kök hücreden bebek üretimiyle üreme cinsiyetten tamamen kopuyor. Fütüristler, "Geleceğin insanı sipariş üzerine hem erkek hem kadın özellikli tasarlanabilir, 'baba' ve 'anne' kavramları tarih olabilir" diyor.
İnsanlık tarihi boyunca toplumsal ve biyolojik rollerin temelini oluşturan "kadın" ve "erkek" ayrımı, bilimsel gelişmelerin ışığında silikleşmeye başladı. Bir yanda artan cinsel yönelim çeşitliliği, diğer yanda üremeyi biyolojik bir zorunluluktan çıkaran teknolojiler, radikal bir soruyu gündeme taşıdı: İki ayrı cinsiyete artık ihtiyacımız kalmadı mı? Bilim dünyası, "Post-Gender" (Cinsiyet Sonrası) adı verilen ve insanlığın biyolojik cinsiyetten arındığı yeni bir çağın ayak seslerini duyuruyor.
Anne ve babaya gerek yok: Deri hücresinden bebek
Bu dönüşümün kalbinde IVG (In Vitro Gametogenez) teknolojisi yatıyor. Bilim insanları, artık sadece sperm ve yumurtaya ihtiyaç duymadan, sıradan bir deri hücresini kök hücreye, oradan da sperm veya yumurtaya dönüştürebiliyor. Japonya'daki araştırmacılar, iki erkek fareden alınan hücrelerle sağlıklı yavrular elde etmeyi başardı.
Bu teknoloji insanlara uyarlandığında, biyolojik olarak "kadın" ve "erkek" arasındaki üreme bariyeri kalkacak. İki erkek, iki kadın ve hatta tek bir kişi, kendi genetiğinden (kendi deri hücresinden hem sperm hem yumurta üreterek) çocuk sahibi olabilecek. Bu durum, "baba" ve "anne" rollerini biyolojik bir zorunluluk olmaktan çıkarıp, sadece sosyal bir tercihe dönüştürecek.
Erkekler hamile kalacak, rahimler yapaylaşacak
Kadın bedenine özgü olan "doğurganlık" tekelini kıran bir diğer gelişme ise rahim nakilleri ve yapay rahim teknolojileri. Tıp dünyası, kadınlara yapılan rahim nakillerinin teknik olarak biyolojik erkeklere de yapılabileceğini ve hormon takviyesiyle erkeklerin de hamile kalıp doğum yapabileceğini tartışıyor.
Daha fütüristik senaryo ise "EctoLife" gibi yapay rahim fabrikaları. Konsept aşamasındaki bu projeler, bebeklerin anne karnında değil, besin ve oksijen dolu kapsüllerde büyümesini öngörüyor. Bu teknoloji yaygınlaştığında, gebelik süreci tamamen laboratuvarlara devredilecek ve kadın bedeni "üreme yükünden" tamamen kurtulacak.
Sipariş usulü 'melez' bedenler
Transhümanizm savunucularına göre, gelecekte insanlar doğdukları bedenlere mahkum olmayacak. Genetik mühendisliği (CRISPR) ve biyo-baskı teknolojileriyle, insanlar "sipariş usulü" bedenler tasarlayabilecek. Bu noktada en çarpıcı iddia ise cinsiyetsiz veya çift cinsiyetli (androjen) beden tasarımları.
Geleceğin insanı, hem estetik hem de fonksiyonel olarak hem erkek hem de kadın özelliklerini aynı bedende barındırmak isteyebilir. Biyolojik cinsiyetin üreme için gereksizleştiği bir dünyada, cinsel organlar ve ikincil cinsiyet karakterleri (göğüs, kas yapısı vb.) tamamen estetik bir tercih ve haz aracına dönüşebilir. Uzmanlar, "Üreme ile seksin bağı tamamen koptuğunda, insanlığın cinsel haz algısı ve libido mekanizması da evrim geçirecek. Belki de cinsellik, bugün bildiğimiz fiziksel eylemden çok daha farklı, nörolojik bir deneyime dönüşecek" öngörüsünde bulunuyor.
Sosyal yapı çöküyor mu?
Cinsel yönelimlerin artması ve akışkan kimliklerin (non-binary) yaygınlaşması, bu teknolojik altyapıya sosyolojik bir zemin hazırlıyor. Eğer teknoloji, herhangi bir cinsiyetin üreme için "vazgeçilmez" olma durumunu ortadan kaldırırsa, binlerce yıllık ataerkil veya anaç yapılar, evlilik kurumu ve aile kavramı kökten değişecek. Bilim insanları bu süreci, "İnsanlığın biyolojik zincirlerinden kurtulup, kendi evrimini tasarladığı nihai özgürlük çağı" olarak tanımlarken, etik uzmanları ise "İnsan doğasının sonu" uyarısında bulunuyor.
Kaynak: Haber Merkezi / Nature, EctoLife Concept, Journal of Medical Ethics