Davutoğlu'ndan yeni ittifak çıkışı: milliyetçi-muhafazakâr blok çağrısı
Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu, Yeniden Refah Partisi ile görüşmeleri doğrulayarak güçlü bir Cumhur İttifakı karşısında milliyetçi-muhafazakâr ve özgürlükçü bir alternatif ittifaka açık olduklarını söyledi. TBMM'deki istismar iddiaları ve 'ahlaki çöküş' vurgusu da konuşmanın öne çıkan başlıkları oldu.
(ANKARA) – Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin Ankara’da düzenlenen kampının kapanışında yaptığı konuşmada hem iktidara hem muhalefete sert mesajlar verdi. Yeniden Refah Partisi ile yürütülen temaslara değinen Davutoğlu, güçlü bir Cumhur İttifakı karşısında yeni bir milliyetçi-muhafazakâr ve özgürlükçü ittifak arayışına açık olduklarını ilan etti.
Davutoğlu, “Bugün Yeniden Refah Partisi ile yürüttüğümüz görüşmeler de kamuoyunun gündemindedir. Evet, onlarla da görüşüyoruz” diyerek süreci doğruladı. Hedeflerinin net olduğunu vurgulayan Davutoğlu, Cumhur İttifakı’na karşı güçlü ve ilkesel bir alternatif oluşturmak isteyen herkesle görüşmeye ve iş birliğine hazır olduklarını söyledi.
TBMM’deki iddialar üzerinden sert eleştiri
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri, TBMM’de staj yapan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar iddiaları oldu. Davutoğlu, iktidarın ve Meclis yönetiminin sessizliğini sert sözlerle eleştirdi. Yaşananların sıradan bir olay olarak geçiştirilemeyeceğini belirten Davutoğlu, sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
“TBMM’ye staj için giden 12-15 yaşlarındaki kızlar cinsel tacize ve tecavüze uğradı” diyen Davutoğlu, normal şartlarda böyle bir durumda kurum yöneticilerinin sorumluluk alması ve istifa etmesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı’ndan günlerdir herhangi bir açıklama gelmemesini de eleştiren Davutoğlu, “Bu ülkenin mazlum genç kızlarını koruyamayanlar, yurt dışındaki mazlumları da koruyamaz” ifadelerini kullandı.
Ahlaki çöküş ve güven krizi vurgusu
Davutoğlu, kamuoyunda yankı uyandıran uyuşturucu operasyonları ve adli süreçler üzerinden “ahlaki çöküş” tartışmalarına da değindi. Gündemin olayların kendisinden çok iktidar içi rekabet iddialarına sıkışmasının, çürümenin başka bir göstergesi olduğunu savundu. Bu tablonun devlete ve siyasete duyulan güveni derin biçimde sarstığını dile getirdi.
Adli emanetlerde yaşandığı belirtilen soygun olayını hatırlatan Davutoğlu, “Adalet ve emanet kelimelerinden oluşan adli emanette soygun olur mu?” sorusunu yöneltti. Adalet Bakanlığı’ndan bu konuda tatmin edici bir açıklama gelmediğini söyleyen Davutoğlu, muhafazakâr değerlere samimi şekilde bağlı kesimlere de seslendi.
Üçüncü yol arayışı ve muhalefete eleştiri
Davutoğlu, konuşmasında yalnızca iktidarı değil ana muhalefeti de eleştirdi. Türkiye’nin derinleşen kutuplaşma ortamında üçüncü bir alternatife ihtiyaç duyduğunu savunan Davutoğlu, Yeni Yol Grubu’nun bu alternatifin çekirdeği olabileceğini ifade etti. Mevcut siyasi tablonun Türkiye’yi yeni fay hatlarına sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
İktidarın hatalarla yoluna devam etmesi ya da ana muhalefetin rövanşist bir anlayışla hareket etmesi halinde Türkiye’nin kaybedeceğini dile getiren Davutoğlu, “Bu ülkeye söyleyecek sözleri kalmaz” değerlendirmesinde bulundu. Çözümün ise fikri, siyasi ve teşkilat yapısıyla güçlü bir alternatif inşa etmek olduğunu söyledi.
Yeni Yol Grubu ve ittifak çağrısı
Yeni Yol Grubu’nun kuruluş sürecine de değinen Davutoğlu, bu yapının güçlü bir seçim ittifakının ilk adımı olarak görülmesi gerektiğini savundu. Grubun Meclis çalışmalarındaki performansına dikkat çeken Davutoğlu, bütçe görüşmelerinde yürütülen muhalefeti örnek gösterdi.
Ancak bir yılın dolmasıyla birlikte açık bir çağrı yaptığını belirten Davutoğlu, “Şimdiden bir seçim ittifakının altyapısını kurmak zorundayız” dedi. Sadece teknik avantaj sağlayan bir grup yapısının yeterli olmayacağını, milletin önüne gerçek bir alternatif konulması gerektiğini vurguladı.
“Bizi zor durumda sananlar yanılıyor”
Davutoğlu, Gelecek Partisi’nin zor durumda olduğu, ittifak dışında seçeneği kalmadığı yönündeki iddialara da yanıt verdi. Partinin kurulduğu dönemde hiçbir maddi güce ya da milletvekili desteğine sahip olmadığını hatırlatan Davutoğlu, buna rağmen inanç ve dava bilinciyle yola çıktıklarını söyledi.
“Biz kimsenin payandası değiliz” diyen Davutoğlu, iktidarın da muhalefetin de arka bahçesi olmayacaklarının altını çizdi. Devlet söz konusu olduğunda sorumluluktan kaçmayacaklarını ancak ilkelerinden taviz vererek hiçbir makama dönmeyeceklerini net ifadelerle dile getirdi.
Ekonomi eleştirisi ve ahlaki devrim mesajı
Konuşmasının son bölümünde ekonomik krize de değinen Davutoğlu, yaşanan sorunun yalnızca ekonomik değil, “ekonomik-politik” bir kriz olduğunu savundu. Faiz-rant ekonomisi eleştirisi yapan Davutoğlu, kur korumalı mevduat uygulamasının üretimden uzaklaşmaya yol açtığını ifade etti.
Asgari ücret artışının tek başına yeterli olmadığını, devlet desteği olmadan sanayicinin rekabet gücünün zayıfladığını söyleyen Davutoğlu, konuşmasını “temiz siyaset, şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele” çağrısıyla tamamladı. Bu çağrıyı da “ahlaki devrim” vurgusuyla pekiştirdi…
Kaynak: Haber Merkezi