(ANKARA) – CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, ABD merkezli Politico gazetesine avukatları ve siyasi danışmanları aracılığıyla yazılı yanıtlar verdi. Politico, Silivri’deki yüksek güvenlikli cezaevinde tutulan İmamoğlu ile yapılan bu röportajı kapsamlı bir analizle yayımladı.
Haberde, İmamoğlu’nun tüm baskılara rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 25 yıllık siyasi hakimiyetini sona erdirebilecek “meşru bir seçim adayı” olmaya devam ettiğini vurguladığı aktarıldı. Politico, “Erdoğan’ın başlıca rakibi cezaevinde tutuluyor, ancak bu durum İmamoğlu’nun hücresinden cumhurbaşkanlığını kazanabileceğini söylemesine engel değil” ifadelerine yer verdi.
Tutuklama sonrası Türkiye genelinde protestoların ve uluslararası tepkilerin yükseldiği hatırlatılan haberde, muhalefetin yargı sürecinin siyasi amaçlarla işletildiğini savunduğu kaydedildi.
“Bu bir hukuki süreç değil, siyasi kuşatma”
55 yaşındaki Ekrem İmamoğlu’nun hakkında açılan davalarda toplamda 2 bin 300 yılı aşan hapis cezası istemiyle karşı karşıya olduğu belirtilirken, İmamoğlu bu süreci açık biçimde siyasi olarak nitelendirdi. İmamoğlu, “Bugün yaşadıklarımız gerçek bir hukuki süreç değil; siyasi bir kuşatma stratejisidir. Erdoğan’ın hedefi yalnızca bir sonraki seçimi değil, beni tamamen siyaset dışına itmektir” dedi.
İmamoğlu, Politico’ya verdiği yanıtta, “Özgür ve adil bir seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sandıkta yenebileceğimi biliyorlar ve bunu engellemeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Yerel seçim yenilgisi sonrası yargı baskısı
Politico, İmamoğlu ve CHP’li birçok belediye başkanına yönelik yargı süreçlerinin, 2024 yerel seçimlerinde iktidarın aldığı ağır yenilginin ardından hız kazandığına dikkat çekti. Haberde, CHP’nin özellikle İstanbul’da muhafazakar ve dindar seçmenin yoğun olduğu bölgelerde elde ettiği başarının iktidar açısından belirleyici bir kırılma yarattığı vurgulandı.
İmamoğlu’nun, CHP’nin cumhurbaşkanı adaylığına hazırlandığı bir dönemde çok sayıda suçlamayla karşı karşıya bırakıldığına işaret edilen haberde, yöneltilen “yolsuzluk, rüşvet, haraç, kara para aklama ve casusluk” iddialarını reddettiği belirtildi.
İmamoğlu, “Somut bulguya ulaşmayan 1.300 denetim, söylentilere dayalı 3.900 sayfalık bir iddianame ve toplamda 2.352 yıla varan hapis talepleriyle karşı karşıyayım” dedi.
Ön seçim, imza kampanyası ve halk desteği
Politico, CHP’nin düzenlediği cumhurbaşkanlığı ön seçiminde İmamoğlu tutuklu olmasına rağmen 15 milyondan fazla kişinin oy kullandığını hatırlattı. Bu sürecin güçlü bir halk desteği mesajı olarak değerlendirildiği belirtilirken, İmamoğlu da bu desteğin parti tabanını aştığını vurguladı.
İmamoğlu, “Yaklaşık 15,5 milyon yurttaş adaylığımı desteklemek için oy kullandı. Bunun yalnızca 2 milyonu CHP üyesiydi” ifadelerini kullandı. Ayrıca tutuksuz yargılama ve erken seçim talebiyle başlatılan imza kampanyasında 25 milyondan fazla imza toplandığını söyledi.
Dijital kampanya ve hukuki belirsizlik
Haberde, İmamoğlu’nun cezaevinde olmasına rağmen sosyal medya üzerinden kampanyasını sürdürdüğü, ancak ana kampanya hesabının Türkiye’de erişime engellendiği hatırlatıldı. İmamoğlu ise “Bir kampanyayı tanımlayan şey mitingler değil; fikirler, değerler ve yurttaşların ortak iradesidir” diyerek mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.
Politico ayrıca, üniversite diplomasına ilişkin başlatılan soruşturmayı ve diplomanın tutuklamadan bir gün önce iptal edilmesini hatırlatarak, İmamoğlu’nun adaylığının hukuki geleceğinin belirsizliğini koruduğunu aktardı.
“İmamoğlu ile yarış Erdoğan için ölümcül olur”
Washington Institute Türkiye Uzmanı Soner Çağaptay, Politico’ya yaptığı değerlendirmede, İmamoğlu’nun Erdoğan’la özgür ve adil bir seçimde yarışmasına izin verilmesinin düşük ihtimal olduğunu belirtti. Çağaptay, böyle bir yarışın Erdoğan açısından “ölümcül bir siyasi tehdit” olacağını ifade etti.
Dış politika ve cezaevi mesajı
İmamoğlu, Erdoğan’ın dış politikasını da eleştirerek, ABD Başkanı Donald Trump ile kurulan ilişkilerin demokratik gerilemeyle bağlantılı olduğunu savundu. F-35 programı ve yaptırımlar konusunda somut kazanım elde edilmediğini vurguladı.
Cezaevi yaşamına ilişkin de konuşan İmamoğlu, yazdığını, okuduğunu ve gündemi takip ettiğini belirtti. Tutukluluğun bir demokraside asla normalleştirilemeyeceğini söyleyen İmamoğlu, “Her şeyi belirleyen etrafımdaki duvarlar değil” dedi.
Kaynak: Haber Merkezi













