Depremde yıkılan Gülizar Apartmanı davası sanıkları: "Belediye ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü denetledi, kusur tespit etmedi"
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde Gülizar Apartmanı'nın yıkılarak 11 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin 12 sanıklı davanın görülmesine başlandı. Binanın müteahhidi tutuksuz sanık Ahmet Güneş depremin çok şiddetli olduğunu ve binanın sadece bir kısmının yıkıldığını söyledi. Şantiye şefi Banu Merve Korkmaz ile yapı denetim firması yetkilisi Ahmet Deniz ise belediye ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerinin binayı denetlediğini ve kusur tespit etmediğini savundu.
Haber: Mehmet OFLAZ
(ANKARA) - Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde Gülizar Apartmanı'nın yıkılarak 11 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin 12 sanıklı davanın görülmesine başlandı. Binanın müteahhidi tutuksuz sanık Ahmet Güneş depremin çok şiddetli olduğunu ve binanın sadece bir kısmının yıkıldığını söyledi. Şantiye şefi Banu Merve Korkmaz ile yapı denetim firması yetkilisi Ahmet Deniz ise belediye ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerinin binayı denetlediğini ve kusur tespit etmediğini savundu.
6 Şubat depremlerinde, Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesi Fatih Mahallesi'nde bulunan Gülizar Apartmanı'nın bir kısmının yıkılması sonucu 11 kişi hayatını kaybetti, 14 kişi ise yaralandı.
Türkoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasıyla ilgili soruşturma sonucunda müteahhit Ahmet Güneş, yapı denetim firması yetkilileri Muhammed Ali Çeker, Gamze Emrem ve Ahmet Deniz, şantiye şefi Banu Merve Korkmaz, kontrol elemanı Kenan Akduman ile sanıklar Ali Kaymak, Rıdvan Uğur Yamanoğlu, Yeliz Sel, Ebru Kozanoğlu, Nazlı Deniz Güncüoğlu ve Ülkü Sever Direnoğlu hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.
Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya depremde yakınlarını kaybeden şikayetçiler, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.
Müteahhit Ahmet Güneş savunmasında, binanın projeye birebir uygun şekilde inşa edildiğini ve sürecin her aşamasında şantiye şefi, yapı denetim firması ile belediye yetkilileri tarafından denetlendiğini söyledi. Kendisinin yalnızca finansman ve malzeme teminiyle ilgilendiğini ifade eden Güneş, "Deprem, yönetmelik değerlerinin çok üzerinde geldi. Binamız tamamen değil, kısmen yıkıldı. 30 dairelik yapının 10 dairesi yıkıldı" dedi.
"Belediye ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü denetledi, kusur tespit etmedi"
Tutuksuz sanık Banu Merve Korkmaz savunmasında, binanın mimari projesini kendisinin çizdiğini ve şantiye şefi olarak görev yaptığını belirtti. Şantiye şefi sıfatıyla sadece koordinasyon ve iş güvenliğinden sorumlu olduğunu, denetim yetkisinin bulunmadığını ifade eden Korkmaz, yapı denetim firması, belediye ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nün yaptığı kontrollerde binada herhangi bir kusur tespit edilmediğini, binanın alt kattaki izinsiz tadilat nedeniyle çöktüğünü savundu.
Yapı denetim firması yetkilisi olan tutuksuz sanık Ahmet Deniz ise Gülizar Apartmanı'nın projelerinin yasalara uygun denetlendiğini, beton ve demir testlerinin bakanlık onaylı laboratuvarlarda yapıldığını ve belediye ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nün kontrolleriyle ruhsat alındığını söyledi. Binanın yıkılan bölümünde BİM tarafından izinsiz ve kapsamlı bir tadilat yapıldığını öne süren Deniz, bu müdahalenin taşıyıcı sisteme zarar verdiğini savunarak, bilirkişi raporunun eksik olduğunu kaydetti ve yeniden hazırlanmasını talep etti.
"Binanın bir kısmı sadece 4 saniyede yıkıldı"
Depremde anne, baba ve kardeşini kaybeden müşteki Sergen Karaca, "binanın gayriresmi ortağı Mustafa Güneş'in yargılamaya dahil edilmediğini" söyledi. Depremde binanın bir kısmının sadece 4 saniyede yıkıldığını, çevredeki diğer binaların ise ayakta kaldığını ifade eden Karaca, BİM'in inşaat aşamasında binayı kiraladığını ve tadilatın bina tamamlanmadan yapıldığını, bunun yapı denetim tarafından bilinmesi gerektiğini söyledi. Karaca, "Kimin sorumluluğu varsa cezasını çeksin, biz orada ailemizi kaybettik" dedi.
Diğer müştekiler de sanıklardan şikayetçi olduklarını ifade etti.
"Sanıklar tutuklu yargılanmalıdır"
Mağdur avukatlarından Veysel Ayçiçek, sanıklardan şikayetçi olduklarını söyledi. Dosyadaki raporların eksik ve yetersiz olduğunu belirten Akçiçek, sanıkların yasaya uygun davranmadığını, bu yüzden binanın yıkıldığını savundu. Yeni ve kapsamlı bilirkişi raporu alınmasını talep eden Akçiçek, BİM'in izinsiz tadilatının binanın yıkılmasında etkisi olduğunu ve BİM yetkililerinin şüpheli olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Akçiçek, sanıkların asli kusurlu olduğunu belirterek, tutuklu yargılanmalarını istedi.
Müşteki avukatı Ömer Karaca da sanıkların suçtan kurtulmaya çalıştığını, raporlarda hepsinin kusurlu olduğunun netleştiğini ve tutuklu yargılanmalarını talep ettiğini belirtti.
Sanık avukatları ise müvekkillerine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyerek yeni bilirkişi raporu alınması talebinde bulundu.
Duruşma 4 Aralık'a ertelendi
Cumhuriyet savcısı, yargılamanın mevcut aşaması göz önüne alınarak tutuklama taleplerinin reddini ve sanıkların adli kontrolünün devamını talep etti. Mahkeme heyeti de sanıkların tutuklanması talebini reddedip adli kontrollerin sürdürülmesine karar verdi ve eksiklerin giderilmesi için davayı 4 Aralık 2025'e erteledi.