Diyanet-Sen'den kamu işvereninin zam teklifine protesto: "Bu teklifi gayriciddi, haksız, adaletsiz bulduğumuzu ifade ediyor ve reddediyoruz"

TAKİP ET

Diyanet-Sen üyeleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde 8'inci Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde kamu işvereninin teklifine tepki gösterdi. Genel Başkanı Ali Yıldız, "Bu teklifi gayriciddi, haksız, adaletsiz bulduğumuzu ifade ediyor ve reddediyoruz. Bu teklifin iler tutar yanı yok. Çünkü bu teklifte adalet yok, iyi niyet yok, hakkaniyet yok. Bu teklifle bir pazarlık yapmak mümkün değil. Bu teklif toplu sözleşme görüşmeleri için bir zaman kaybından başka bir şey değil" dedi.

(ANKARA) - Diyanet-Sen üyeleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde 8'inci Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde kamu işvereninin teklifine tepki gösterdi. Genel Başkanı Ali Yıldız, "Bu teklifi gayriciddi, haksız, adaletsiz bulduğumuzu ifade ediyor ve reddediyoruz. Bu teklifin iler tutar yanı yok. Çünkü bu teklifte adalet yok, iyi niyet yok, hakkaniyet yok. Bu teklifle bir pazarlık yapmak mümkün değil. Bu teklif toplu sözleşme görüşmeleri için bir zaman kaybından başka bir şey değil" dedi.

Diyanet-Sen üyeleri, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde kamu işvereninin teklifini protesto ederek adil bir teklifin verilmesi çağrısında bulunmak için Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde açıklama yaptı.

Diyanet çalışanları, "Gelirde adalet ücrette denge istiyoruz. Yetersiz teklife hayır" yazılı pankart açarken, "Bıçak artık kemikte alım gücü yerlerde", "Emeğimi hor görme enflasyona ezdirme", Ücretler dengelensin iş barışı gelsin" sloganları atarak, "Kira yardımı verilsin, geçim derdi bitirilsin", "Yardımcı hizmetler tarih olsun, genel idari hizmetlere dahil olsun", "Grev hakkı gelsin, sendikal haklar tam verilsin" dövizleri taşıdı. Diyanet-Sen Genel Başkanı Ali Yıldız, şunları söyledi:

"Bilindiği üzere Kamu işvereni 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde maaş zammı olarak 2026 için yüzde 10 artı 6, 2027 için 4 artı 4 teklif etti. Öncelikle bu teklifi gayriciddi, haksız, adaletsiz bulduğumuzu ifade ediyor ve reddediyoruz. Bu teklifin iler tutar yanı yok. Çünkü bu teklifte adalet yok, iyi niyet yok, hakkaniyet yok. Kamu işvereni önceki toplu sözleşme dönemindeki hatalı tutumunda ısrar ediyor, süreci hakeme götürme niyetini faş ediyor. Memuru, emekliyi açlık sınırı ile yoksulluk sınırının altına mahkum edecek olan bu teklifin sorun çözmek için hazırlanmadığı ortada. Açıkça ifade ediyorum ki; bu teklifle bir pazarlık yapmak mümkün değil. Bu teklif toplu sözleşme görüşmeleri için bir zaman kaybından başka bir şey değil.

Bizler; refah payı istedik; çünkü geçmiş dönem kayıplarının giderilmesi gerekiyor. Taban aylığa zam istedik; çünkü görev-emekli aylığı arasındaki bozulan dengenin yeniden tesis edilmesi gerekiyor. Oransal zam istedik, çünkü çalışanların yüksek enflasyon altında ezilmemesi gerekiyor.

"Bu teklif geçen iki yılın reel kayıplarını telafi etmiyor, emekliyi yok sayıyor"

Biz aynı zamanda, birinci dereceye 3600 ek gösterge sözünün yerine getirilmesini, ilave bir derece verilmesini, aileyi koruyacak tekliflerin kabul edilmesini, yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılarak, çalışanın uygun hizmet sınıfına geçirilmesini, bayram ikramiyesinin, kira desteğinin verilmesini, şube müdürlerinin, şef ve amirlerin mali ve özlük haklarının düzeltilmesini, gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesini, seyyanen ödemenin emekliliğe yansıtılmasını, bütün gelirlerimizin emekliliğe esas sayılmasını, 4688 sayılı Kanun’un revize edilmesini istiyoruz ve biz Sayın Cumhurbaşkanımızın kamu çalışanları arasında ücretlerin dengelenmesi sözünün dikkate alınmasını istiyoruz. Ama bu teklif geçen iki yılın reel kayıplarını telafi etmiyor, emekliyi yok sayıyor, emeğimizi değersizleştiriyor. Gelir dağılımındaki adaletsizliği, ücret dengesindeki çarpıklığı gidermiyor, iş barışını sağlamıyor. 6 buçuk milyonluk kitleye iki yıl daha yoksulluğu dayatıyor. 

"Enflasyonu baskılaması gerekenlerin memurun maaşını baskılamaya kalkmasını reddediyoruz"

Bu teklif, enflasyonu memur maaşını kısarak dizginlemeyi hedefleyen çarpık ekonomi anlayışının ürünüdür. Ekonomideki istikrarsızlığın, yüksek enflasyonun faturasının, bunların sorumlusu olmayan memurlara kesilmesidir. Sabit gelirliyi yoksulluğa mahkum eden düşük ücret politikasını da bunun ürünü olan bu teklifi de reddediyoruz. Memur büyüyen Türkiye’nin öznesidir, bu gerçeği yok sayan teklifi reddediyoruz. Enflasyonu baskılaması gerekenlerin memurun maaşını baskılamaya kalkmasını reddediyoruz. Kira artışlarını karşılayamayacak, market filesini doldurmaya bile yetmeyecek olan bu teklife hayır diyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturunu yok sayan, Türkiye yüzyılına yakışmayan, adaletten, haktan ve hakkaniyetten nasipsiz bu teklifi yok sayıyoruz. Kamu personeli arasındaki ücret dengesini ve iş barışını bozacak bu garabeti kabul etmiyoruz. Mali disiplini memuru fakirleştirerek sağlamaya kalkan, memuru bütçeye yük gören bu maliye zihniyetine itiraz ediyoruz.

"En düşük memur maaşını en düşük kamu işçisi maaşından aşağı kalmayacak şekilde düzenleyeceğiz’ sözüne sadık kalınmalıdır"

Piyasa gerçeklerine kör, alın terine hor bakan, Türkiye büyürken, alım gücümüzü küçülten bu teklif mutlaka revize edilmeli, masaya pazarlığa uygun, çalışma barışını sağlayacak, adil bir teklifle gelinmelidir. Yapılacak yeni teklifte; Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘En düşük memur maaşını en düşük kamu işçisi maaşından aşağı kalmayacak şekilde düzenleyeceğiz’ sözüne sadık kalınmalıdır. Elbette sorun sadece teklif edilen rakamlarda değil. Masanın işveren tarafı, hizmet kolu tekliflerimiz konusunda da ipe un seriyor. Ne evet diyor ne hayır diyor. Bakarız diyerek son dakikaya erteliyorlar. Biz din görevlilerimizin fazla çalışma ücretleri, hizmet kolu çalışanlarımızın ek ödeme ve özel hizmet tazminatları, murakıpların, eğitim görevlilerinin, vaizlerin, vekillerin, uzmanların, Kur’an kursu öğreticilerinin, imam hatiplerin, müezzin kayyımların, sözleşmeli personelin, Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanları tekliflerimizin ve diğer bütün konularda tekliflerimizin ciddiyetle müzakere edilmesini, dar zamana sıkıştırılmamasını, tekliflerimizin kabul edilmesini istiyoruz.

"Kamu işverenini gerçekleri görmeye, memurun sesini duymaya, hakkaniyetli davranmaya davet ediyoruz"

Oyalama taktikleriyle sözleşmenin oldubittiye getirilmesini kabul etmiyoruz. Diyanet-Sen olarak kamu işverenini gerçekleri görmeye, memurun sesini duymaya, hakkaniyetli davranmaya davet ediyoruz. Aksi takdirde biz kamu görevlileri olarak Memur-Sen Başkanlar Kurulunda almış olduğu eylem kararlarını uygulamakta tereddüt etmeyeceğiz. Memur, emekli nöbette eylem çadırı kurulması, iş bırakma, yürüyüş ve Ankara mitingi eylemlerimizle tepkimizi ortaya koymaya devam edeceğiz. Son olarak diyoruz ki; adil teklif gelsin, çözüm masada üretilsin. Gelirde adalet, ücrette denge istiyoruz, yetersiz teklife hayır diyoruz."