Eğitim-Sen Genel Başkanı Irmak: "Akademik kadrolar,  ünvanların pazara düşürüldüğü bir düzene teslim edilmiş durumda. İktidarın, bu çürümüş durumun önüne geçebilmesi mümkün değil"

TAKİP ET

Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, çok sayıda kamu kurumu yöneticisinin elektronik imzasını kopyalayarak sahte üniversite, lise diploması ve sürücü belgesi düzenlenmesine ilişkin, "Kurumsal denetimin ortadan kaldırıldığı ve kamu denetiminin şeffaflıktan uzaklaştırıldığı bir yerde suç şebekeleri, devletin en kritik yapılarına kök salmış. Artık üniversiteler toplumun yararına bilgi üretme işlevini yerine getiremez noktada. Akademik kadrolar, diplomaların değersizleştirildiği, ünvanların pazara düşürüldüğü bir düzene teslim edilmiş durumda. Bu iktidarın, bu çürümüş durumun önüne geçebilmesi mümkün değil" dedi.

(ANKARA) - Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, çok sayıda kamu kurumu yöneticisinin elektronik imzasını kopyalayarak sahte üniversite, lise diploması ve sürücü belgesi düzenlenmesine ilişkin, "Kurumsal denetimin ortadan kaldırıldığı ve kamu denetiminin şeffaflıktan uzaklaştırıldığı bir yerde suç şebekeleri, devletin en kritik yapılarına kök salmış. Artık üniversiteler toplumun yararına bilgi üretme işlevini yerine getiremez noktada. Akademik kadrolar, diplomaların değersizleştirildiği, ünvanların pazara düşürüldüğü bir düzene teslim edilmiş durumda. Bu iktidarın, bu çürümüş durumun önüne geçebilmesi mümkün değil" dedi.

Çok sayıda kamu kurumu yöneticisinin elektronik imzasını kopyalayarak sahte üniversite, lise diploması ve sürücü belgesi düzenleyen 134 kişi hakkında mayıs ayında dava açıldı. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi  tarafından kabul edilen iddianameye göre Temmuz ayında tamamlanan ikinci iddianameyle 65 kişi daha davaya dahil edilerek, sanık sayısı 199 oldu.

İddialar arasında 400 akademisyenin sahte diploma aracılığıyla atandığı bilgisi de kamuoyunda yer alsa da bu iddialar Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından "kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyon" olarak tanımlandı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nı kaynak göstererek, soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla işlem yapılan 220 kişi arasında Türkiye’de hiçbir akademisyen bulunmadığını bildirdi.

"Çürümüşlüğün yeni bir örneği"

Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı değerlendirmede, diploma skandalına ilişkin, yıllar içerisinde kamu kurumlarının rant alanına dönüştüğünü söyleyerek, "Çürümüşlüğün adeta dibini gördük. Diploma, bebek, mafya çeteleri... Ülke kokuyor. Diploma çetesi iddiaları ise bunların en korkuncu. Çünkü burada bir de dijital güvenlik sorunu var. Ülkemizde akademinin, bürokrasinin ve kamu yönetiminin içine düşürüldüğü çürümüşlüğün yeni bir örneği" ifadelerini kullandı.

"Sadece akademide değil, diğer tüm kamu kurumları işlevsizleştirilmiş durumda"

Türkiye'nin "organize bir yozlaşmanın batağında" olduğunu belirten Irmak, "Eğitimde liyakata dayalı olmayan atamalar, terfiler, siyasi kadrolaşma ve denetimsizlik politikaları, bugün kamu hizmetlerini işlemez hale getirdi. Sadece akademide değil, diğer tüm kamu kurumları işlevsizleştirilmiş durumda. E-imza’ların kopyalanması yoluyla sisteme yetkisiz erişim sağlanarak sahte diplomalar, sürücü belgeleri ve personel kimlikleri üretildiği, aralarında doçent, profesör ünvanı taşıyan yüzlerce kişinin usulsüz bir şekilde akademik kadrolara atandığının ortaya çıktığı yeni bir skandal. Sadece akademide değil, diğer tüm kamu kurumları işlevsizleştirilmiş durumda" diye konuştu.

Sahte diplomalarla atanan kişilerin görevlerine bir an önce son verilmesi ve bu kişiler hakkında gerekli cezai yaptırımların uygulanması çağrısında bulunan Irmak, artık üniversitelerin toplum yararına bilgi üretme işlevini yerine getiremez halde olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:

"Kurumsal denetimin ortadan kaldırıldığı ve kamu denetiminin şeffaflıktan uzaklaştırıldığı bir yerde suç şebekeleri, devletin en kritik yapılarına kök salmış. Akademik kadrolar, diplomaların değersizleştirildiği, ünvanların pazara düşürüldüğü bir düzene teslim edilmiş durumda. Bu yapılarla çeşitli düzeylerde ilişki kuran herkesin görevi ve pozisyonunun ortaya çıkarılması talebimizdir. Yargı önünde hesap vermeleri gerekmektedir. Sahte diplomalarla atanan kişilerin görevlerine son verilmeli ve hak ettikleri cezalar uygulanmalıdır. Çete ile ilişki kuran kamu görevlileri, siyasi bağlantılar da dahil olmak üzere açığa çıkarılmalıdır. YÖK, üniversite yönetimleri ve ilgili bakanlıklar başta olmak üzere tüm denetim mekanizmaları işlemez hale gelmişken, kapsamlı ve bağımsız soruşturma derhal başlatılmalıdır. Akademide liyakat, kurumsal ve bilimsel özerklik, kamu yararı temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Sürecin takipçisi olacağız.

"İktidarın, bu çürümüş durumun önüne geçebilmesi mümkün değil"

Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) Başkanı’nın da adının imza çalınması meselesine karıştığını duyduk. MESEM’lerde de bir süredir çok ciddi yolsuzluklar var. Bu yolsuzlukların üstü kapatıldı. Diploma skandalı derinleştirilerek hem eğitim hem akademide ortaya çıkan sorunlar yargının önüne çıkarılmış olur. Ülke, skandallar ülkesine dönüşmüş durumda. Ölüm, emek ucuz ama diğer taraftan ellerinde yetkiler olanlar, o yetkileri kullanarak her türlü haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik ve yolsuzlukla hayatlarını sürdürüyor. Olan bu ülkenin çocuklarına, akademisine oluyor. Bu ülkeye kötülük yapıyor. Bu iktidarın, bu çürümüş durumun önüne geçebilmesi mümkün değil."