Ekonomist Cangöz: "Vergi adaletinin sağlanması için kayıt dışı ile mücadele, bütün yurttaşların görevidir"

TAKİP ET

Ekonomist Coşkun Cangöz, "Sonuç olarak; çalışan kesimlerin bir yandan gelir vergisi, diğer yandan KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerle artan yükünün azaltılmas ve vergi adaletinin sağlanması için kayıt dışı ile mücadele oldukça önemli. Bu mücadele sadece Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın değil, bütün yurttaşların sorumluluğundadır" ifadesini kullandı.

(ANKARA) - Ekonomist Coşkun Cangöz, "Sonuç olarak; çalışan kesimlerin bir yandan gelir vergisi, diğer yandan KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerle artan yükünün azaltılmas ve vergi adaletinin sağlanması için kayıt dışı ile mücadele oldukça önemli. Bu mücadele sadece Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın değil, bütün yurttaşların sorumluluğundadır" ifadesini kullandı.

Ekonomist Coşkun Cangöz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında bazı meslek gruplarının geçen yılki gelir beyanlarını açıklamasına ilişkin Medium'da bir yazı kaleme aldı. Açıklanan gelirlerin bazılarının düşündürücü bazılarının trajikomik olduğunu belirten Cangöz, son yıllarda popüler olan kahve dükkanlarının gelirlerinin bu listede olması gerektiğini ve merak edildiğini ifade etti. Şimşek'in en düşük gelirli memurun ne kadar kazanç elde ettiğini bilmediğini aktaran Cangöz, şunları kaydetti:

"En düşük memur emeklisi Temmuz zammıyla birlikte 22 bin 669 TL alıyor. En düşük SSK ve Bağ-Kur emekli maaşı ise 16 bin 881 TL. Bu rakamlarla birlikte Mehmet Şimşek'in paylaştığı listeye yeniden bakınız. Hal böyle olduğunda, yani emekli ve memur serbest çalışanlar, kendi aralarında ve esnafın çok üzerinde gelir elde ediyor(muş!) gibi görününce vergi yükü de bunların üstünde kalıyor tabii ki.

Nitekim, Ocak — Haziran 2025 bütçe gerçekleşmelerine göz attığımız bütçe gelirlerinin ölçüsünde gelir vergisinden ve bunun da neredeyse tamamının çalışanlardan yapılan vergi kesintileri ile sermaye gelirlerinden (mevduat faizi, fon geliri vb) alınan stopajdan kaynaklandığı görülüyor.

Vergi gelirlerinin yıllık artışı değerlendirilirken gelir vergisindeki artışın geçen yılın aynı özelliklerine göre yüzde 96,5 olması dikkati çekiyor. Buna karşılık enflasyon yüzde 35'ler düzeyinde olmasına rağmen kurumların faiz artışı yüzde 15,7 ile sınırlanabildi. Bu durumda gelir vergisi mükellefleri reel olarak 2024 yılına göre daha fazla vergi öderken, kurumlar daha az vergi öder hale gelmiş.

Sonuç olarak; çalışan kesimlerin bir yandan gelir vergisi, diğer yandan KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerle artan yükünün azaltılmas ve vergi adaletinin sağlanması için kayıt dışı ile mücadele oldukça önemli. Ve aslında bu mücadele sadece Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın değil, bütün yurttaşların sorumluluğundadır. Bu vergi ödeme bilincinin de sağlanması gerekiyor. Günün sonunda vergi, mali yükün ötesinde bir vatandaşlık görevi. Ama bu görevin adil paylaşılmadığı bir düzende, yük miktarı bunu sorgulamaya başlar, ister istemez omuzlar çöker ve vergi hesaplaması bir külfet haline gelir. İşte bu yüzden, 'Aslında vergiyi kime vereceksin?' sorunun, sadece ekonomik değil, bir sorudur. Ve bu cevabın 'gücü oranında herkesin' olması gerekir."